KÜNYE
T.C. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi Davacı/tedbir
- Karar tarihi
- 9 Temmuz 2025
- T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2025/860 - 2025/1351
- Dosya no
- 2025/860
- Karar no
- 2025/1351
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 27/03/2025 (ara karar
- Numarası
- 2025/251 Esas - (derdest
- Talep eden
- 1-...
Karar Metni
1.407 kelime·7 dk okuma·12 bölüm
:2-... VEKİLİ :Av... DAVALI :...
DAVA
Tazminat (Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan)
TALEP
İhtiyati Tedbir
DAVA/TALEP TARİHİ :13/03/2025
KARAR TARİHİ :09/07/2025
KR. YAZIM TARİHİ :10/07/2025
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı/tedbir talep eden vekili dilekçesinde özetle; müvekkilleri ...ve ...'ın kardeş olmakla birlikte davalı Mak Kablo Üretim ve Pazarlama Anonim Şirketi'nin paylarının %4,5'inin sahibi olduklarını, söz konusu şirketin geri kalan paylarının sahiplerinin anneleri ... ile kardeşleri ... olmakla birlikte, şirketin pay dağılımının ... %86,5, ... %9, ...ve ... %4,5 şeklinde olduğunu, Mak Kablo A.Ş.'nin tek yönetim kurulu üyesi davalı ... tarafından gerçekleştirilen eylemlerden dolayı zarara uğratıldığını, bununla bağlantılı olarak müvekkillerinin şirketteki paylarından doğan haklarının da ihlal edildiğini, nitekim,
tamamen ...'nın kontrolünde olan Mak Kablo A.Ş.’nin yıllardır hiçbir genel kurul toplantısı yapılmadığını, şirketin iş ve işlemleri hakkında, müvekkillerine hiçbir bilgi verilmediğini, ...'nın, müvekkilleri ...ile ...'ın babası merhum ...'nın 2016 yılındaki ölümünün ardından Şirketin Yönetim Kurulu Başkanı ve münferiden yetkili tek temsilcisi hale geldiğini, söz konusu hususun Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yapılmış olan 10.05.2017 tarihli ... sayılı ilandan da anlaşılabilecek durumda olduğunu,
bunlara ek olarak da, ...'nın şirketin münferiden temsile yetkili tek temsilcisi olduğu dönem boyunca şirketin hiçbir genel kurul toplantısını usule uygun gerçekleştirilmediğini, şirketin işleyişi ve maddi durumu hakkında diğer ortaklara herhangi bir bilgi verilmediğini, davalı ...'nın tek yönetim kurulu üyesi olduğu Mak Kablo Anonim Şirketi'ne vermiş olduğu zarar nedeniyle TTK 553 ve devamı hükümlerince sorumlu tutulması gerektiğini, ... tarafından şirket hesabından usulsüz şekilde para aktarımı yapıldığını, Mak Kablo A.Ş.'nin,
tek yönetim kurulu üyesi ...'nın oğlu ...'nın tek ortağı ve tek müdürü olduğu Atek İthalat İhracat ve Turizm Yatırımları San. Tic. Ltd.
Şti.'ne finans kaynağı olarak kullanıldığını, Mak Kablo A.Ş.'nin taşınmazlarının başka kira ve alt kira sözleşmelerine de konu edildiğini, Mak Kablo A.Ş.'nin genel kurullarının, merhum ...'nın 2016 yılındaki vefatının ardından hiçbir şekilde usulüne uygun düzenlenmediğini, müvekkillerinin sahte imzaları kullanılarak toplantı tutanağı düzenlendiğini, şirketin vergi ve mali yükümlülüklerini yerine getirilmediğinin taraflarınca tespit edildiğini, bu doğrultuda şirketin vergi beyannamelerinin incelenmesi gerektiğini, Mak Kablo A.Ş.'ye ait olup yaklaşık değeri 150.000-Dolar olan "Atek" markasının,
... tarafından bedelsiz olarak oğlu ...'ya ait olan Atek İthalat İhracat ve Turizm Yatırımları San. Tic. Ltd.
Şti.'ne devredildiğini bu sebeple; davalı yönetim kurulu üyesinin yönetmeye ehil olmaması nedeniyle, şirketin zarara uğratılmasının engellenmesi ve faaliyetlerinin verimli bir şekilde yürütülmesi ve yönetim ve temsili için Mak Kablo Üretim ve Pazarlama Anonim Şirketi'ne tedbiren yönetim ve temsil kayyımı tayinine karar verilmesine, yönetim kayyımı talepleri kabul görmese dahi tedbiren denetim kayyımı atanmasına, şirket hesaplarına tedbir konulmasına, şirket defter ve kayıtları üzerinde bir inceleme yapılmasına,
Mak Kablo Üretim ve Pazarlama Anonim Şirketi'nin yönetim ve temsili ile malvarlıklarının ve hatta defter ve belgelerinin korunması için gerekli her türlü önlemin tedbiren alınmasına, Mak Kablo Üretim ve Pazarlama Anonim Şirketi'nin uğradığı toplam zararın şirket yönetim kurulu üyesi davalıdan ticari faizi ile birlikte tahsiline, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100.000,00.-TL'nin ticari avans faiziyle birlikte Mak Kablo Üretim ve Pazarlama Anonim Şirketi’ne ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ 27/03/2025 ARA KARARI ÖZETİ
İlk derece mahkemesince; "... Davacı vekilinin; Mak Kablo Üretim ve Pazarlama Anonim Şirketi'ne yönetim ve temsil kayyımı atanması, bu talep kabul görmez ise denetim kayyımı atanması taleplerinin ayrı ayrı REDDİNE, -Mak Kablo Üretim ve Pazarlama Anonim Şirketi hesaplarına tedbir konulması, şirket mal varlıklarının, defter ve belgelerinin korunması vs tüm tedbir taleplerinin ayrı ayrı REDDİNE ..." şeklinde hüküm kurulmuştur. İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı/tedbir talep eden vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı/tedbir talep eden vekili istinaf dilekçesinde özetle; ... şirketin münferiden temsile yetkili tek temsilcisi olduğu dönem boyunca şirketin hiçbir genel kurul toplantısını usule uygun gerçekleştirilmemiş, şirketin işleyişi ve maddi durumu hakkında diğer ortaklara herhangi bir bilgi verilmemiş, şirketin diğer çalışanlarının erişimine açılan bilgiler şirket ortaklarından gizlendiğini, tüm bunlara rağmen müvekkiller ortak olmalarından doğabilecek her türlü yükümlülüğe uygun davranmış ve şirket aleyhine herhangi bir faaliyette bulunmamalarına rağmen,
davalı tarafça huzurdaki davaya konu edilmiş usulsüz işlemlere devam edilmiş ve şirket zarara uğratılmaya devam edildiğini, ... tarafından şirket hesabından usulsüz şekilde para aktarımı yapıldığı, bu husus dosyaya girmiş olan banka hesap dökümlerinden anlaşılabilecek mahiyette bulunduğunu, Mak Kablo A.Ş., tek yönetim kurulu üyesi ...'nın oğlu ...'nın tek ortağı ve tek müdürü olduğu Atek İthalat İhracat ve Turizm Yatırımları San. Tic. Ltd.
Şti.'ye finans kaynağı olarak kullanıldığının da banka hareketleri ile ortaya konduğunu, davalı ...
Mak Kablo A.Ş.'ye ait araç ve hgs hesabını kullanmakta olduğunu, küçük meblağlarla da olsa sistematik olarak şirketi zarara uğrattığını, Mak Kablo A.Ş.'nin genel kurulları, merhum ...'nın 2016 yılındaki vefatının ardından hiçbir şekilde usulüne uygun düzenlenmemiş, müvekkillerin sahte imzaları kullanılarak toplantı tutanağı düzenlendiğini, tedbiren şirketin yönetim ve temsilinin sağlanması için "yönetim ve temsil kayyımı" atanması talepleri ile talebin kabul görmemesi halinde tedbiren "denetim kayyımı" atanmasını talep ettiklerini beyan ederek,
yerel mahkeme ara kararının kaldırılması ile taleplerinin kabulüne karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.
DELİLLER
Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/251 Esas - 27/03/2025 tarihli ara kararı ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava/talep; ihtiyati tedbir olarak, davalı şirket yönetimine yönetim ve temsil kayyımı atanması, bu talep kabul görmez ise denetim kayyımı atanması ile şirket hesaplarına tedbir konulması istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince; taleplerin ayrı ayrı reddine karar verilmiş karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Derdest dava kapsamında davacılar vekilince davalı şirkete tedbiren kayyım atanması, denetim/onay kayyımı atanmasına ilişkin talepleri üzerine, İlk derece mahkemesince taleplerin reddine karar verilmiş, karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
6100 sayılı HMK'nın 389. maddesinde, ihtiyati tedbirin şartları düzenlenmiş olup, 1. fıkrasında; "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir." hükmü düzenlenmiştir. Buna göre şartların mevcut olması durumunda ancak uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilecektir.
6100 sayılı HMK'nın 390/3. maddesine göre, tedbir talep eden, öncelikle tedbir istemine ilişkin dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.
Şirketlere kayyım (denetim, onay veya yönetim) atanmasına dair 6102 sayılı TTK'da açık bir hüküm bulunmamaktadır. 6102 sayılı TTK'nın 1. maddesinde; TTK'nın 4721 sayılı TMK'nın ayrılmaz bir parçası olduğu hüküm altına alınmakla 4721 sayılı TMK'nın 426. vd. maddelerinin uygun düştüğü ölçüde şirketler için de kıyasen uygulanması gerekir. Nitekim Yargıtay ve Bölge Adliye Mahkemelerince de, şirkette organ boşluğu, şirket ortakların hak ve menfaatlerinin korunması gibi nedenlerle şirketlere yönetim, denetim ve onay kayyımı atanacağı benimsenmiştir.
Bu bağlamda, davacının ileri sürdüğü nedenlere yönelik olarak dosya kapsamındaki mevcut delil durumu gözetildiğinde; talebe konu tedbir istemleri yönünden gerekli olan yaklaşık ispat olgusunun bu aşamada gerçekleşmemesi, davacının haklı sebep olgularına yönelik iddialarının varlığı ve kapsamının yargılamayı gerektirmesi, davalı şirkette organ boşluğu bulunmaması, kayyım atanması talebine ilişkin ihtiyati tedbir şartlarının oluşmadığı, ilk derece mahkemesince verilen kararda isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.
Tüm bu açıklamalara, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak, davacının istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜ M
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca; ESASTAN REDDİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken harç peşin alındığından, yeniden alınmasına yer olmadığına,
3-İstinaf Kanun Yoluna Başvurma Harcının hazineye gelir kaydına,
4-İstinaf yolu için yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince esas hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,
5-İstinaf eden davacı tarafından yatırılan, istinaf avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333. maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesince istinaf eden davacıya iadesine,
6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
7-Gerekçeli kararın tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
8-Dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
İlişkin; Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362. maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.09/07/2025
... Başkan ... ¸e-imzalıdır ... Üye ... ¸e-imzalıdır ... Üye ... ¸e-imzalıdır ... Katip ... ¸e-imzalıdır
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/860, K. 2025/1351, 9 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama