KÜNYE
T.C. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 27 Eylül 2022
- Dosya no
- 2021/1770
- Karar no
- 2022/1234
- Başkan
- ...
- Üye
- ...
- Üye
- ...
- Katip
- ....
- İncelenen kararın mahkemesi
- SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 14/10/2021
- Numarası
- 2020/721, Esas 2021/619 Karar
- Davacı
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Davalılar
- 1-...
- Vekili
- Av. ...
Karar Metni
2.041 kelime·10 dk okuma·8 bölüm
: 2-... VEKİLİ : Av. ...
BİRLEŞEN DOSYANIN
MAHKEMESİ : SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 13/01/2021
NUMARASI
2021/29 Esas, 2021/26 Karar
DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALILAR : 1-... : 2-... DAVANIN KONUSU : Alacak
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Müvekkili davacı ile davalı kargo şirketi arasında, davacının satışını yaptığı ürünlerin alıcılarına teslim edilmesi konusunda kargo sözleşmesi bulunduğunu ve diğer davalının da davalı kargo şirketinin .... şubesi yetkilisi olduğunu, yetkili tarafından tahsil edilen bir kısım ödemelerin davalı kargo şirketine aktarılmadığını ve böyle olunca davalı kargo şirketinin kapıdan ödeme sistemi dahilinde tahsil ettiği tutarları da alacak kaydettiğini ve buna göre davacının mükerrer ödeme yaptığını, tüm bu nedenlerle müvekkilinden kargo bedeli olarak 109.700,00 TL fazla ödeme alınmasının haksız ve hukuka aykırı olduğunu, bu nedenlerle;
fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik kargo bedeli adı altında müvekkilinden haksız olarak alınan 10.000,00 TL bedelin ödeme zamanlarından itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalılardan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
Davalı ..... cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın beyanlarını kabul etmediğini, .....kargo......Şubesini .... tarihinde ....
Bölge Müdürlüğünden devraldığını, davacı tarafın kızının .....yakın arkadaşı olması sebebiyle davacının kendi mağazasında satmış olduğu ürünleri devraldığını,.... kargo ....Şubesi aracılığıyla sahiplerine göndermekte ve kargoyla gönderilen ürünleri ....şube aracılığıyla kargo ücreti ödemekte olduğunu, davacının, kızının yakın arkadaşı olması sebebiyle kendisinden 50.000,00 TL elden nakit olarak borç para aldığını, davacının bu parayı peyderpey davalı ......... hesabına ödeme yaptığını, davacının yapmış olduğu ödemelerin banka makbuzunda kargo miktarı olarak yatırdığını,
davacıya borç para vermenin ticari bir iş olmadığından bu durumda mahkemenin yetkisiz olduğunu, davanın bu yönden de reddi gerektiğini, davacının .... kargoya ait kargo ücret ödeme miktarı olan 28.991,00 TL yi ....Müdürlüğünün banka hesabına yatırmayıp kendi adına kayıtlı .... hesabına yatırdığını, kendisinin bu durumdan daha sonra haberdar olduğunu, davacıya 28.991,00 TL yi iade etmek istemesine rağmen davacının bu parayı kabul etmediğini, arabuluculuk görüşmelerinde de iade etmek istediğini ama davacı tarafından yine kabul edilmediğini,
davacıdan.... kargoya yatırılması gereken hesabın kendisine ait olan banka hesabına yatırılması konusunda herhangi bir talebinin ve haberinin olmadığını, davacının dava dilekçesinde iddia ettiği üzere 109.700,00 TL fazla ödeme aldığını iddia etse de, iddia edilen hususların hiçbirinin gerçeği yansıtmadığından davanın kabulü halinde, davacı tarafın sebepsiz yere zenginleşeceğini, hakkaniyete tamamen aykırı bir hüküm tesis edilmiş olacağını, 2019 ve 2020 yıllarına ait hesap dökümünde de 109.700,00 TL fazla paranın kendisine yatırılmamış olduğunun anlaşılacağını, bu nedenlerle;
davacının haksız ve yasal dayanaktan yoksun davasının ve taleplerinin reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
Davalı......vekili cevap dilekçesinde özetle; yetki itirazında bulunduklarını, ..... Mahkemelerinin yetkili olduğunu, açılan davada davacının talip etmiş olduğu tüm alacaklar için zamanaşımı definde bulunduklarını, davacı ile müvekkili şirket arasında akdedilen kargo sözleşmesinde ödeme şekli başlıklı kısmında ....
Kargo şubelerinin düzenlediği faturaların her cuma günü fatura teslim tutanağı ile firmanın ilgili şube veya şubelerine teslim edilerek ödemesinin nakit olarak tahsil edilecektir denilerek ödeme şeklinin belirlendiğini, sözleşmeye göre ....kargo tarafından düzenlenen faturanın .... işletmesine getirilerek teslim edilecek ve kargo ücretlerinin nakit olarak ödeneceğini ancak müvekkili şirketçe anılan sözleşme maddesinin aksine herhangi bir talimatta bulunulmamış olmasına rağmen, .... fatura bedellerini diğer davalı .....ait iban numarasına gönderdiğini, borcun sona ermesinin kural olarak alacaklının şahsına ifa ile mümkün olduğunu,
mükerrer tahsilatın söz konusu olmadığını, müvekkiline hizmetinin bedeli olarak ..... tarafından başka bir ödeme yapılmadığından mükerrer tahsilat söz konusu dahi olamayacağını, müvekkili şirket ile..... arasında acentelik sözleşmesi imzalandığını, iş bu sözleşme ile acenteye müvekkiline ait parayı tahsil etme yetkisi verilmediği ve böyle bir talimatta bulunulmadığını, borcun ifa edileceği kişi konusunda davacının yanıldığını, diğer davalı ..... müvekkilinin bilgi ve talimatı dışında tahsil ettğii ücretleri kendi hesabına harcadığı hususları göz önüne alındığında,
davacının iddiaları ile ilgili olarak müvekkili şirketin hiçbir kusur ve sorumluluğu bulunmadığı sonucuna ulaşılarak davanın müvekkili şirket yönünden reddi gerektiğini, yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk Derece Mahkemesi tarafından asıl ve birleşen dava yönünden davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır.
İSTİNAFA BAŞVURAN TARAFLAR ve İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
İstinaf başvurusunda bulunan davalı..... dilekçesinde özetle, müvekkilinin ....Şubesini 10/06/2019 tarihinde devraldığını, davacının müvekkilin kızı olan ....50.000,00 TL borç aldığını, ancak banka havalesi ile geri ödemelerinde kargo miktarı olarak havale yaptığını, davacıya verilen borç paranın ticari bir alışveriş olmadığını, bu nedenle Asliye Ticaret Mahkeme'sinin yetkisiz olduğunu, davacı tarafından müvekkile herhangi bir ihtarname gelmediğini, davacının kargo ücret ödemesini 28.991,00 TL'yi ...Genel Müdürlüğü hesabına göndermesi gerekirken müvekkilin hesabına gönderdiğini, müvekkilin bu parayı iade etmek istemesine rağmen davacının kabul etmediğini, hakkaniyete aykırı mahkeme kararının kaldırılarak davacının davasının reddine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
İstinaf başvurusunda bulunan davalı ...... dilekçesinde özetle, yerel mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı ile müvekkil şirket arasında kargo sözleşmesinde 'ödeme şekli' başlıklı kısımda, ".....Kargo şubelerinin düzenlediği faturalar her cuma günü, fatura teslim tutanağı ile firmanın ilgili şube ve/veya şubelerine teslim edilerek ödemesi nakit olarak tahsil edilecektir." denilerek ödeme şeklinin belirlendiği,
ancak müvekkil şirketçe anılan sözleşme maddesinin aksine herhangi bir talimatta bulunulmadığını, buna rağmen davacının fatura bedellerini diğer davalı ..... ait iban numarasına gönderdiğini, müvekkilin kapıda teslim alınan ürün bedellerinden kargo ücretini tahsil etmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı gibi bu eylemi ile de mükerrer ödemeye sebebiyet vermediğini, müvekkilin davacı ile davalı ..... arasındaki borç ilişkisi hakkında bilgisinin olmadığını ve sorumluluğunun da bulunmadığını, acente, kural olarak,
müvekkiline ait parayı tahsil etmekle yükümlü olmadığını, acentenin müvekkil bilgisi dışında tahsil ettiği ücretleri müvekkil şirkete teslim etmediğini, acente ...., davacı tarafından kendi hesabına kargo ücretlerinin yatırıldığını ve bu ücretleri şahsi işleri için kullandığını kabul etmiş, ve bu hususta tutanak düzenlendiğini, Acentenin, söz konusu filli acentelik sözleşmesine ve kanuna aykırı olduğundan sözleşmesi 26.06.2020 tarihli ihtarname ile feshedildiğini,
söz konusu eylemde müvekkilin herhangi bir kusurunun olmadığından müvekkil şirketin müşterek ve müteselsil sorumlu tutulmasının yerinde olmadığından bahisle mahkemece verilen kararın kaldırılarak müvekkil şirket aleyhine açılan davanın reddine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
DELİLLER
Tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :
Dava, sebepsiz zenginlemeye dayalı alacak davasıdır.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hükümlerle sınırlı olmak üzere inceleme yapılmıştır.
Somut uyuşmalıkta; davacı vekili, davacıya ait kargoların alıcılara gönderilmesi konusunda .... Kargo Şirketi ile sözleşme yaptıklarını, kargo şirketinin ....şubesi yetkilisi davalı ..... tarafından tahsil edilen bir kısım ödemelerin davalı kargo şirketine aktarılmadığını, davalı kargo şirketinin kapıdan ödeme sistemi dahilinde tahsil ettiği tutarları da alacak kaydererek davacının mükerrer ödeme yaptığını ileri sürerek, kargo bedeli adı altında müvekkilinden haksız olarak alınan 109.700,00 TL bedelin ödeme zamanlarından itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı ...... ise, davacıya 50.000 TL borç verdiğini, davacının bu parayı ..... hesabına peyder pey gönderdiğini, davacının 28.991,00 TL kargo ücretini .......Genel Müdürlük hesabına yatırması gerekirken kendi hesabına yatırdığını sonradan fark ettiğini, bu bedeli davacıya iade etmek istediğinde davacının kabul etmediğini, davacıdan kargo bedellerini kendi hesabına yatırılması konusunda bir talebi olmadığını, davanın reddine karar verilmesini savunmuş, davalı ..... Kargo vekili ise; davacı ile akdedilen taşımacılık sözleşmesine göre ödeme şeklinin belirlendiğini, davacının ödeme şeklinin dışına çıkarak davalının şahsi hesabına ödeme yapmasında müvekkilinin bir kusur ve sorumluluğunun bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesi'nce, davanın kabulü ile 109.700,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Karar, davalılar tarafından ayrı ayrı istinaf edilmiştir.
Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle, uyuşmazlığın taşıma sözleşmesinden kaynaklı mutlak ticari dava olması nedeniyle mahkemenin görevli olmasına, imzası açıkça inkar edilmeyen 26/06/2020 tarihli Tutanak içeriğinde, davalı.....109.700,00 TL'nin şahsi hesabına geldiğini ve kullandığını kabul etmesine, davacıya 50.000 TL borç verdiği iddiasının tutanak içeriği ile örtüşmemesi ve bu hususun aksinin davalı ..... tarafından ispat edilememiş olmasına göre, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı,
inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davalı ........... vekilinin yerinde bulunmayan istinaf isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalı....vekilinin istinaf itirazlarının incelenmesinde; davacı ile davalı ..... . arasında kargo sözleşmesi ve kapıda ödeme hizmeti kargo sözleşmesi yapıldığı ve davalı .... ait olan .... şubesinin de yetkili Şube olarak belirlendiği, Kargo Sözleşmesinin "Ödeme Şekli" başlıklı maddesinde;
..... şubelerinin düzenlediği faturalar her cuma günü, fatura teslim tutanağı ile firmanın ilgili şube ve/veya şubelerine teslim edilerek ödemesi nakit olarak tahsil edilecektir." denilerek ödeme şekli belirlendiği halde davacının basiretli bir tacir gibi davranmayarak sözleşmedeki ödeme şekline aykırı olarak davalı şube yetkisilisinin kişisel hesabına ödeme yaptığı anlaşılmış olup, davacı basiretli bir tacir gibi davranmayarak kargo ücretinin mükerrer tasilatına kendi kusurlu eylemi neticesinde neden olduğundan,
davalı ....mükerrer tahsilattan kaynaklı alacak isteminden sorumlu tutulmaması gerekirken anılan davalı yönünden davanın reddi yerine yanılgılı degerlendirme ile davanın kabulüne karar verilmesi isabetli görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle; 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince davalı ...........'in istinaf isteminin esastan reddine, HMK.'nın 353/1-b-2. maddesinde, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden davalı .... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK.'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca yeniden hüküm tesisine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİHİ : 27/09/2022
Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında E-İMZA ile imzalanmıştır!
Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2021/1770, K. 2022/1234, 27 Eylül 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama