İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

SAMSUN BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2021/1946 K.2022/497

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili davacı şirket ile davalı şirket arasında 21/02/2020 tarihli fason sözleşmesi imzalandığını, fason sözleşmesi gereği müvekkili davacı şirketin 11.800 adet çocuk pantolonunu 9 TL brim fiyatı ile üretip davalı…

Esas2021/1946Karar2022/497Tarih23 Mart 2022Okuma10 dk · 1.969 kelime

KÜNYE

T.C. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
23 Mart 2022
Dosya no
2021/1946
Karar no
2022/497
Başkan
.... (....
Üye
.... (....
Üye
.... (....
Katip
.... (....
İncelenen kararın mahkemesi
SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
23/11/2021
Numarası
2021/866 Esas, 2021/930 Karar
Davacı
....
Vekili
....
Davalı
....
Vekilleri
....
Davanın konusu
İtirazın İptali
Tarafların iddia ve savunmalarının özeti
—
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.969 kelime·10 dk okuma·3 bölüm

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili davacı şirket ile davalı şirket arasında 21/02/2020 tarihli fason sözleşmesi imzalandığını, fason sözleşmesi gereği müvekkili davacı şirketin 11.800 adet çocuk pantolonunu 9 TL brim fiyatı ile üretip davalı şirkete teslim ettiğini, müvekkili davacı şirketin fason sözleşmesine konu mallara 09/03/2020 tarihli ve AZF 202000000012 nolu 110.448,00 TL miktarlı faturayı düzenleyerek davalı şirkete teslim ettiğini, davalı şirketin toplamda 60.000,00 TL ödemede bulunmuş olup bakiye borcu olan 40.448,00 TL'yi ödemediğini,

davalı şirketten fason sözleşmesi kapsamında üretilen ve teslim olunan ürünlerin bedeli talep edilmesine rağmen davalı şirketin borcunu ödemekten imtina ettiğini, davalı borçlu şirketin müvekkili davacı şirkete 09/06/2020 tarih ve SAS 20200000000449 numaralı 56.949,24 TL tutarlı iade faturası düzenlediğini, davacı şirketin davalı şirket tarafından düzenlenen iade faturasını kabul etmediğini ve faturaya karşı itirazlarının kabulü ile faturanın iptaline ilişkin Bafra 1. Noterliğinden keşide ettiği 22/06/2020 gün ve .... yevmiye sayılı ihtarname ile davalı şirkete bildirdiğini,

davalı şirketin borcunu ödememesi üzerine müvekkili davacı şirketin alacağının tahsili amacıyla Bafra icra müdürlüğünün .... esas sayılı takip dosyası ile icra takibine başlandığını, davalı şirket vekilinin 28/07/2020 tarihli itiraz dilekçesi ile yetki ve borca karşı itirazda bulunması sebebiyle icra takibinin durdurulmasına karar verildiğini, davalı şirketin icra müdürlüğüne sunmuş olduğu 28/07/2020 tarihli itiraz dilekçesinde akdi ilişkiyi kabul ettiğini, davalı şirketin akdi ilişkiyi kabul ettiğine göre, dava konusu faturadaki bedelin müvekkili şirkete ödendiğini yazılı belge ile ispatlamakla yükümlü olduğunu,

buna karşılık borcu olmadığını iddia eden davalı borçlu şirketin dava konusu fatura bedelini ödediğini herhangi bir yazılı belge ile ispat etmediğini, davalı şirketin haksız ve kötü niyetli olarak itirazda bulunarak icra takibinin durmasına sebep olduğundan davalının itirazlarının iptali ile takibin devamına, hükmolunacak meblağın %20'si tutarındaki icra inkar tazminatının, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasını talep ve dava ettiği anlaşılmıştır.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davacı arasında 21/02/2020 tarihli fason sözleşmesi imzalandığını, müvekkili şirket ile dava dışı 3. şahıs olan .... arasında imzalanmış olan sözleşmeye göre tarafların gecikme bedeli ve hatalı ürünlerden sorumlu olup, ürünlerin eksiksiz ve hatasız bir şekilde tesliminin gerektiğini, davacı tarafından söz konusu ürünlerin tamamlanarak ....'nin İstanbul daki deposuna teslim edildiğin, teslim edilen ürünlerin onay alamadığını ve davacı firma çalışanlarına gerekli bilgilendirmenin yapıldığını, ürünlerin onay alabilmesi için tek tek tamirat ve tadilat yapıldığını,

bu işlem sonunda 07/04/2020 tarihli ve 21.306,24 TL'lik ütü paket faturası düzenlendiğini ve ödemesinin müvekkili tarafından yapıldığını, ütü paket işlemlerinin ardından ürünlerin ....'ye teslim edildiğini, ancak taraflar arasında imzalanan sözleşmeler nedeniyle gecikme bedeli ve kalite eksiklikleri nedeniyle .... firması tarafından müvekkili şirkete 18/03/2020 tarihli 7.372,70 TL, 03.06.2020 tarihli 35.511,81 TL olmak üzere iki adet fatura düzenlendiğini ve müvekkil şirketin cari ekstresinden düşüm yapıldığını, 09/06/2020 tarihli 56.949,24 TL'lik faturanın müvekkili tarafından kesilip davacıya gönderildiğini,

süresinde faturaya itiraz etmeyen davacı firmanın icra takibiyle reklamasyon, ütü paket ve nakliye ücretinin tamamını talep ettiğini, netice olarak davacı firmanın kendi kusuruyla sebep olduğu eksik ifanın neticelerine katlanmakla yükümlü olduğunu, bu nedenlerle açılan haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

İlk Derece Mahkemesi tarafından görevsizlik nedeniyle davanın usulden reddine karar verildiği anlaşılmıştır.

İSTİNAFA BAŞVURAN TARAFLAR ve İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İstinaf talebinde bulunan davalı tarafından, mahkemece verilen kararın hatalı olduğu, görevli mahkemenin samsun asliye ticaret mahkemesi olduğu ileri sürülerek kararın kaldırılması talep edildiği anlaşılmıştır.

DELİLLER

Tüm dosya kapsamı.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE : Dava, itirazın iptali davasıdır. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hükümlerle sınırlı olmak üzere inceleme yapılmıştır. İstinaf talebinde bulunan davalı tarafından, mahkemece verilen kararın hatalı olduğu, görevli mahkemenin samsun asliye ticaret mahkemesi olduğu ileri sürülerek kararın kaldırılması talep edilmiş ise de; Davacı dava dilekçesi ile, Ticaret Mahkemesi sıfatı ile Bafra 3.Asliye Hukuk Mahkemesi'ne itirazın iptali davası açtığı,

Mahkemece 26/10/2021 tarih, ....

Esas, .... karar sayılı kararı ile, Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi'nin yargı çevresinin Samsun ili mülki sınırları olarak belirlenmesine dair kararın 01/09/2021 tarihi itibariyle uygulanacağından mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla bu tarih itibariyle görevinin sona erdiği, görev hususunun kamu düzenine ilişkin olduğu, her aşamada resen gözetilmesi gerektiği, işbu kararın görevsizlik kararı niteliğinde olmayıp kesin nitelikte bir devir kararı olduğu,

bu itibarla derdest dosyalarda 01/09/2021 tarihinden itibaren mahkemece yapılacak değerlendirmelerin usul ve yasaya aykırı olacağı anlaşılmakla, usul ekonomisi ilkeleri gerekçeleriyle dosyanın Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi'ne devredilmesine karar verildiği, bu karara istinaden dosyanın Samsun Asliye Ticaret Mahkemesine geldiği, Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23/11/2021 tarih, .... Esas, ....

Karar sayılı kararı ile, 01/09/2021 tarihinden önce açılan davaların mahkemelerinin görev ve yetki alanı dışında kaldığı, 01/09/2021 tarihinden önce açılan davaların davanın açıldığı tarihteki görevli mahkemenin bakmaya devam etmesi gerektiği, bu nedenle Bafra 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 26/10/2021 tarih ve ....

Esas, .... karar sayılı devir yönündeki kararının yerinde olmadığı, bu nedenle mahkemelerinin görevsizliği nedeniyle dava dilekçesinin reddine, dosyanın HMK'nın 20. Maddesi gereğince talep halinde Bafra 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verdiği, bu karara karşı davalının istinaf kanun yoluna başvurduğu görülmüştür.

Dosya üzerinde yapılan incelemede. Bafra 3. Asliye Hukuk Mahkemesi (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) ile Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi arasında, Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurul kararı ile.

Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi'nin yargı çevresinin ilin mülki sınırları olarak belirlenmesine, iş bu kararın 01/09/2021 tarihinden itibaren uygulanmasına ilişkin 07/07/2021 tarih ve 608 sayılı kararının 08/07/2021 tarih ve 31535 sayılı Resmi Gazetede yayınlanıp yürürlüğe girmesinden sonra Bafra 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce 01/09/2021 tarihinden önce açılmış bulunan ve derdest bulunan davalara da 07/07/2021 tarih ve 608 sayılı kararın uygulanması gerektiği,

Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ise aksine 01/09/2021 tarihinden önce açılan ve halen derdest olan davalara 07/07/2021 tarih ve 608 sayılı kararın uygulanmasının mümkün olmadığı şeklindeki gerekçeyle görevsizlik kararı verilmesi karşısında, mahkemeler arasında görev ve yetki uyuşmazlığı çıktığı görülmüş,

Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulu'nun 07/07/2021 tarih ve 608 sayılı kararında; Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi'nin yargı çevresinin Samsun ilinin mülki sınırları olarak belirlenmesine işbu kararın 01/09/2021 tarihinden itibaren uygulanmasına karar verildiği, kararın "01/09/2021 tarihinden itibaren uygulanmasına" ilişkin cümlenin yorumlanması gerektiği, Kurul tarafından bu kararın 01/09/2021 tarihinden önce açılan davalara uygulanıp uygulanmayacağı hususunun açıkça belirtilmediği görülmüş,

Medeni Kanunun 1.maddesinde; " Kanun, sözüyle ve özüyle değindiği bütün konularda uygulanır. Kanunda uygulanabilir bir hüküm yoksa, hakim, örf ve adet hukukuna göre, buda yoksa kendisi kanun koyucu olsaydı nasıl bir kural koyacak idiyse ona göre karar verir.

Hakim karar verirken bilimsel görüşlerden ve yargı kararlarından yararlanır." hükmü gereğince, yapılan değerlendirmede yargılamaya egemen olan bir takım ilkelerin bulunduğu, tabii hakim, doğal yargıç ilkesi, usul ekonomisi ilkesi, kanuni hakim, yasal yargıç ilkesi, yargı ayrılığı ilkesi gibi ilkelerin bulunduğu, kanuni hakim, yasal yargıç ilkesi Anayasanın 142. Maddesine göre, mahkemelerin kuruluşu, görevleri yetkileri, işleyişi ve yargılama usulleri kanunla düzenlenir.

Bu düzenleme kanuni hakim ilkesine atıf yapmaktadır. Kanuni hakim ilkesi Anayasanın 37. Maddesinde, " Kanuni hakim güvencesi başlığı altında hiç kimse kanunen tabi olduğu mahkemeden başka bir merci önüne çıkarılamaz. Bir kimseyi kanunen tabi olduğu mahkemeden başka bir merci önüne çıkarma sonucu doğuran yargı yetkisine sahip olağanüstü merciler kurulamaz." hükmü ile düzenlenmiştir. Kanuni hakim; görev ve yetkisi kanunla belirlenmiş olan mahkemenin hakimidir.

Bu ilkeyi karakterize eden tek unsur mahkemenin görev ve yetkisinin tayin edilmesi işleminin kanun ile yapılmış bulunmasıdır. Anayasanın yukarıda sayılan maddeleri ve kanuni hakim ilkesi çerçevesinde mahkeme kurma görevi münhasıran yasama organına yani TBMM'ye aittir. İdarenin tüzük ve yönetmelik gibi düzenleyici işlemleri aracılığıyla mahkeme kurması, kurulmuş mahkemenin görevlerini, yetkilerini ve yargılama usullerini değiştirmesi mümkün değildir.

Bu ilke yargılamanın adil biçimde tarafsız ve bağımsız hakimlerce yapılmasını sağlamaya yöneliktir.

Tabii hakim ilkesi ise, Mahkemelerin kuruluş ve görevlerinin belirlenmesinde gözetilmesi gereken ilkelerdendir. Tabii hakim yargılanacak olan uyuşmazlığın gerçekleşmesinden önce yürürlükte bulunan kanunlar aracılığıyla görevi ve yetkisi belirlenmiş olan mahkemenin hakimine tabi hakim dendiği, tabii hakim ilkesi, kanuni hakim ilkesinden daha geniş bir anlam ifade ettiği, bu çerçevede tabii hakim ilkesine uygunluğun sağlanması için kanunla mahkemenin görev ve yetkisinin belirlenmesi işleminin yargılanacak olan uyuşmazlığının gerçekleşmesinden önce yapılmış olması şarttır.

Anayasa'nın 141. Maddesinde; usul ekonomisi ilkesine atıf yaptığı, bu maddede davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılması, hakimin görevidir. Ayrıca medeni usul hukukuna egemen olan ilkelerden biri olan usul ekonomisi ilkesi yasalarda öngörülen düzenleme çerçevesinde yargılamanın kolaylaştırılmasını, yargılamada öngörülen olağan zaman süresinin aşılmamasını ve gereksiz gider yapılmamasını amaçlar ve bunu hakime bir görev olarak yükler.

Doğal hakim ilkesi Anayasa Mahkemesinin birçok kararlarına konu olmuştur. Anayasa'nın 37. Maddesinde; düzenlenmiş olan yasal yargıç güvencesi, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6.ve Anayasa'nın 36. Maddelerinde ifade edilen adil yargılanma hakkının en önemli öğesi olan kanuni, bağımsız ve tarafsız bir mahkeme önünde yargılanma hakkının temelini oluşturmaktadır. Hukuk devletinde yasal yargıç, doğal yargıç (tabii hakim) olarak anlaşılmaktadır.

Anayasa Mahkemesinin daha önceki kararlarında da belirttiği gibi doğal yargıç kavramı suçun işlenmesinden veya çekişmenin doğmasından önce davayı görecek yargı yerinin yasayla belirlenmesi diye tanımlanmaktadır. Başka bir anlatımla, doğal yargıç ilkesi. Yargılama makamlarının suçun işlenmesinden veya çekişmenin meydana gelmesinden sonra kurulmasına veya yargıcın atanmasına engel oluşturur, sanığın ve davanın yanlarına göre yargıç atanmasına olanak vermez.

Anayasa Mahkemesi'nin daha önceki kararlarında doğal hakim kavramını suçun işlenmesinden veya davanın doğmasından önce davayı görecek yargı yerinin kanunla belirlenmesi olarak tanımlamaktadır. Başka bir anlatımla, doğal hakim ilkesi yargılama makamlarının uyuşmazlığın meydana gelmesinden sonra kurulmasını veya davanın taraflarına göre hakim atanmasını engeller. Özetle.

Anayasa Mahkemesi doğal hakim ilkesini kanunla ve uyuşmazlığın gerçekleşmesinden önce kurulma şartı ile birlikte ele almakla, bağımsızlık ve tarafsızlığa da vurgu yapılarak adil yargılama hakkının bir parçası olarak kabul etmektedir. Ayrıca bu ilkeyi hukuk devletinin koşullarından biri olarak da değerlendirmektedir. Esasen bireyin temel hak ve hürriyetlerinin teminat altına alınması hukuk devletinin en önemli gereklerinden biridir.

Adil yargılanma hakkı da bu kapsamda bireyin temel haklarından biri olduğundan, doğal hakim ilkesinin geniş anlamda hukuk devleti ilkesinin tabii bir unsurunu, dar anlamda ise adil yargılanma hakkının bir parçasını oluşturduğunu ifade etmektedir. (Prof. Dr. Caner Yenidünya)

Avrupa İnsan Hakları mahkemesi kararlarında da; doğal hakim ilkesine atıflar yapılmıştır.

Bireylerin yasa ile kurulmuş bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından yargılanma hakkı AİHS'nin adil yargılanma hakkının düzenlendiği 6. Maddesinde; herkes davasını medeni hak ve yükümlülükleri ile ilgili uyuşmazlıklar yada cezai alanda kendisine yöneltilen suçlamaların esası konusunda karar verecek olan yasayla kurulmuş, bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından kamuya açık olarak ve makul bir süre içinde görülmesini isteme hakkına sahiptir denilmek suretiyle güvence altına alınmıştır.

AİHS'nde doğal hakim ilkesi adil yargılama hakkına ilişkin 6. Maddede; mahkemelerinin yasayla kurulmuş olması ve bağımsız ve tarafsız olması gibi kriterler esas itibariyle doğal hakim ilkesini de kapsar bir nitelik arz etmektedir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, mahkemelerin yargı yetkisinin ancak yasama organı tarafından kanunla düzenlenebileceğini belirterek içtihat yoluyla da bu kuralın esnetilmeyeceğini açıkça belirtmiştir.

Yukarıda açıklanan kanuni hakim ilkesi, doğal hakim ilkesi, usul ekonomi ilkesi bu husustaki Anayasal düzenleme ve Anayasa Mahkemesi kararları, AİHS ve AİHM kararları ile Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin ... Esas, ....

Karar ve 21/02/2022 günlü kararı da göz önüne alınarak birlikte değerlendirilip yorumlandığında, Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulu'nun 07/07/2021 tarih ve 608 sayılı kararı ile, Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi'nin yargı çevresinin ilin mülki sınırları olarak belirlenmesine, işbu kararın 01/09/2021 tarihinden itibaren uygulanmasına ilişkin kararının 01/09/2021 tarihinden sonra açılacak davalar için yetkili ve görevli olduğu,

01/09/2021 tarihinden önce açılan ve halen derdest olan mahkemelerin elindeki Ticaret Mahkemesi'nin görev ve yetkisine giren davaların açıldığı mahkemelerce sonuçlandırılması gerektiği şeklinde yorumlanması gerekmekte olup, Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20/12/2021 tarih, .... esas, .... karar sayılı görevsizlik kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından, davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1.Davalının İstinaf Başvurusunun Esastan REDDİNE. 2.Alınması gerekli 80,70 TL harçtan peşin alınan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 21,40 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına. Karar kesin olduğundan harç tahsil müzekkeresinin İlk Derece Mahkemesi'nce yazılmasına. 3.İş bu kararın, bilgi mahiyetinde İlk Derece Mahkemesi'nce taraflara tebliğine. Dair, HMK'nın 23/son maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan incelemede kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.23/03/2022

.... Başkan .... ¸e-imza .... Üye .... ¸e-imza .... Üye .... ¸e-imza .... Katip .... ¸e-imza

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİHİ : 23/03/2022

Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında E-İMZA ile imzalanmıştır!

Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2021/1946, K. 2022/497, 23 Mart 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti
  4. Deliller
  5. Gerekçeli Kararın Yazıldığı Tarihi : 23/03/2022
  6. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/1946
Karar No
2022/497
Tarih
23 Mart 2022

İlgili Kararlar

  • Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2021/1947 K.2022/425
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2021/1949 K.2022/252
  • Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi E.2021/1952 K.2022/439
  • Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi E.2021/1953 K.2022/324
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi E.2021/1953 K.2022/378
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2021/1978 K.2022/337

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.