KÜNYE
T.c Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 30 Eylül 2022
- Dosya no
- 2022/58
- Karar no
- 2022/1248
- Başkan
- ...
- Üye
- ...
- Üye
- ...
- Katip
- ...
- İncelenen kararın mahkemesi
- SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 25/11/2021
- Numarası
- 2021/364 Esas, 2021/949 Karar
- Davacılar
- ....
- Vekilleri
- Av. ...
Karar Metni
849 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Av. ... DAVALI : ... VEKİLİ : Av. ...
DAVANIN KONUSU
Menfi Tespit
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından müvekkillerinin babası olan müteveffa ....aleyhine ...İcra Müdürlüğünün .......esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibi neticesinde müteveffaya ait taşınmazların satıldığını, bu satış neticesinde 26/07/2017 tarihinde davalı tarafından alınan rehin açığı belgesine dayanılarak, müteveffa vefat ettikten sonra 25/10/2017 tarihinde ....İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile müvekkillerinin müteveffanın mirasçısı olmalarından bahisle müvekkilleri aleyhine para borcuna ve teminata ilişkin icra takibi başlatıldığını, müvekkillerinin talebi doğrultusunda ...
Hukuk Mahkemesinin .... esas ... Karar sayılı ilamı ile... tarihinde mirasın reddi kararı verildiğini, müvekkillerinin mirası reddettiklerinin açık olmasına karşın davalı tarafından müvekkilleri adına açılan...
İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra takibinin teminatsız olarak tedbiren durdurulmasına karar verilmesini, mahkeme aksi kanaatteyse takip sebebi ile icra veznesine girecek paranın İİK 72/3 maddesi gereğince takdir edilecek teminat karşılığında davalıya ödenmemesi hususunda ihtiyati tedbir konulmasını, davanın kabulü ile davalının toplam alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıların hiçbirinin mirasın reddedildiğine dair mahkeme kararını icra dosyasına sunmadıklarını, bu hususta itirazda bulunmadıklarını, davaya bakmakta görevli mahkemenin Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk Derece Mahkemesi tarafından davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır.
İSTİNAFA BAŞVURAN TARAFLAR ve İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İstinaf başvurusunda bulunan davacılar vekili dilekçesinde özetle, mahkemece davalarının kabulüne karar verilmesine rağmen kötü niyet taleplerinin reddine kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, verilen kararın bu yönü ile eksik olup istinaf incelemesi sonucunda kararın sadece kötü niyet tazminatı açısından bozularak kaldırılmasını ve lehlerine kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
İstinaf başvurusunda bulunan davalı vekili dilekçesinde özetle, mahkemece verilen kabul kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilin borçlusu hakkında ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takibe geçtiğini,borçlu hakkındaki takip kesinleştikten sonra 28.11.2016 tarihinde vefat ettiğini, veraset ilamının alındığını ve mirasçılar hakkında takibe devam edildiğini, taşınmaz satış ilanının mirasçılara tebliğ edilmesine rağmen itirazda bulunmadıklarını, tebliğ tarihi itibariyle reddi miras kararının bulunmadığını, ipotekli taşınmazların satılarak paraya çevrildiğini ve rehin belgesi alınarak takibe konu edildiğini,
tebligatın davacı taraflara yapıldığı ve icra emrine itiraz etmedikleri gibi icra dosyasına da reddi miras kararını sunmadıklarını,tebligatları itiraz olmaksızın almaları mirası zımnen kabul ettikleri anlamına geldiğinden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, reddi mirasın borca yönelik itiraz olduğunu ve yasal süresi içinde yapılması gerektiğini, reddi miras kararını dosyaya sunmamakla davacıların davanın açılmasına sebebiyet verdiklerini,
müvekkil banka aleyhine yargılama gider ve vekalet ücretine hükmedilmesi haksız olduğunu,davacıların mirası reddettiklerine dair hiçbir bildirim yapmaksızın dava açmaları dürüstlük ilkesine aykırı olduğunu, mahkemece deliller toplanmadan eksik inceleme sonucu karar verildiğini, mahkemece muris ...........'nın terekesinin ne şekilde tasfiye edildiğine ilişkin hiç bir araştırma yapılmamış, davacıların mirası kabul anlamına gelebilecek davranışlar sergileyip sergilemedeği hususunda inceleme yapılmamış, reddi miras kararına istinaden hüküm kurulduğundan bahisle,
mahkemece verilen kararın kaldırılarak davacıların davasının reddine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
DELİLLER
Tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :
Dava, menfi tespit istemine ilişkin davadır.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hükümlerle sınırlı olmak üzere inceleme yapılmıştır.
Somut uyuşmazlıkta; davacılar vekili, davacıların murisin mirasını .... Hukuk Mahkemesinin .... esas ... Karar sayılı ilamı ile reddetiklerini, .... İcra Müdürlüğünün .... esas sayılı icra takip nedeniyle davacıların borçtan sorumlu olmadığını ileri sürerek, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili ise, davacıların icra dosyasına mirası reddettiklerine ilişkin ilamı sunmadıklarını, davanın açılmasına kendilerinin sebebiyet verdiğini, davacıların icra dosyasındaki borca itiraz etmeyerek mirası zımnen kabul ettiklerini savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Yerel mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davacı ve davalı tarafından istinaf edilmiştir.
Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle mirasçılar tarafından muris ....mirasının ....Hukuk Mahkemesinin .... esas .... Karar sayılı ilamı ile reddedilmesine, ....
İcra Müdürlüğünün .... esas sayılı icra takibinin mirasın reddi kararının kesinleştiği 29/07/2017 tarihinden sonra 19/10/2017 tarihinde başlatılmış olmasına, murisin mirasını reddeden davacıların tereke borcundan sorumlu tutulmamasına, yargılama giderinden aleyhine hüküm kurulan davalının sorumlu tutulmasına, davalının icra takibi başlatmakta kötü niyetli olduğu ispat edilememesine göre; kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından,
davacı vekili ile davalı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurularının 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİHİ : 30/09/2022
Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında E-İMZA ile imzalanmıştır!
Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2022/58, K. 2022/1248, 30 Eylül 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama