KÜNYE
T.C. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 4 Kasım 2024
- Dosya no
- 2023/1459
- Karar no
- 2024/1871
- Başkan
- ....
- Üye
- ....
- Üye
- ....
- Katip
- ....
- İncelenen kararın mahkemesi
- SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 13/06/2023
- Numarası
- 2022/640 2023/734
- Davacı
- ....
- Vekili
- ....
- Davalı
- ....
- Vekili
- ....
- İhbar olunanlar
- ....
- Vekilleri
- ....
- Vekili
- ....
- Davanın konusu
- İtirazın İptali
- Tarafların iddia ve savunmalarının özeti
- —
Karar Metni
1.501 kelime·8 dk okuma·3 bölüm
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının müvekkili kurumun abonesi olduğunu, .... Bafra/SAMSUN adresindeki inşaatı için müvekkili kurumdan abonelik tesis edildiğini, davalının su bedellerini ödemediğini, bunun üzerine Samsun İcra Müdürlüğünün .... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının süresinde borca itiraz ettiğini, takibin durduğunu beyanla Samsun İcra Müdürlüğünün ....Esas sayılı dosyasına davalı tarafından yapılan haksız itirazın iptali ile takibin devamına, davalının takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ....iş ortaklığı Bafra Ovası Sulaması Kızılırmak ıslahı inşaatını ihale ile 2013 yılında aldığını müvekkili şirketin taşeron firma olarak görev yaptığını ve şantiyede kalan bekçinin su ihtiyacı gidermesi için içme suyu abonman sözleşmesi yapıldığını, 16/12/2016 tarihi itibariyle işin kabulü yapılarak müvekkilinin o bölgeden ayrıldığını, fiili kullanıcının kendisi olmadığını, davacı kurum tarafından tutulan tutanaklardan sayacın arızalı olduğu,
musluklar kapalı iken sarfiyat çarkının aralıksız hızlı bir şekilde çalıştığının tespit edildiğini, sayacın doğru tüketim kaydettiğinin davacı tarafça ispatlanamaması halinde davanın reddinin gerektiğini, 24/10/2019 tari,hli tahakkuk kontrol tutanağında sayacın endeksi 138 olarak tespit edilmişken ihtara verilen cevapta son endeks 10138 olarak tespit ediliğini, davacının uzun süre suyu tüketime kapatmayarak müterafik kusurlu hale geldiğini belirterek öncelikle davanın husumet yokluğu ve zamanaşımı dikkate alınarak reddine karar verilmesini,
icra takibini kötü niyetli olarak müvekkili aleyhine başlatmış davanın ve icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk derece Mahkemesi tarafından davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
İSTİNAFA BAŞVURAN TARAFLAR ve İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
İstinaf başvuru talebinde bulunan davacı vekili dilekçesinde özetle, abonelik sözleşmesini iptal ettirmeyen davalının sorumluluğunun abonelik sözleşmesi gereğince devam ettiğini, davalının aboneliği devir yaptığına dair bir belgenin dosya kapsamında yer almadığını, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, aboneliğin 15/08/2013 tarihinde başladığını, davalı şirkettin üç su faturasından kaynaklı su borcu, 18/06/2018 tarihinde icra yoluyla müvekkili kurum tarafından tahsil edildiğini, sayacın bozuk olduğunun SASKİ teknik elemanlarınca tutulan rapordan da anlaşıldığını,
tesisattan kaynaklı bir kaçağın olmadığı kanaatine verildiğini, sayaç sonrası arıza tespit edilip, tamir edildiğini, sayaçta herhangi bir arıza bulunmadığını, normal çalışır vaziyetteki su sayacının su kullanımı olmadıkça dönmeyeceğini, tüketim yapılmayacağını, davalı kurumun borcun ödenmemesine rağmen aboneliği feshetmediğini, davalı tarafın ödenmeyen su borçlarının tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibini dayanığı olan 08/12/2021 tarihli icra servisi tahakkuk Gruplu Borç Bilgileri Dökümünde dava konusu borç gösterildiğini, takibe konu alacağın bu dökümden kaynaklandığını ileri sürerek, kararın kaldırılarak,
talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
İstinaf başvuru talebinde bulunan davalı vekili dilekçesinde özetle, müvekkilinin söz konusu bölgeden ayrılmadan önce tüm borçlarını ödediğini, aboneliğini iptal ettirdiğini,10m3 tüketimin yeni sayaca ait olmayıp, eski ve bozuk saya tüketimine ait olduğunu, sayacın bulunduğu yerin kilit altında olması sebebiyle faturalandırılmadığını beyan etmesi karşısında müvekkilinin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, gecikme zammına ilişkin açık, anlaşılabilir ve oranlarının belirtmek suretiyle yazılması gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılarak, talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
DELİLLER
Tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
Dava, abonelik sözleşmesinden doğan alacağın tahsili için başlatılan takibe itirazın iptaline ilişkindir.
Somut uyuşmazlıkta; davacı vekili dava dilekçesinde; davalının müvekkili kurumun abonesi olduğunu, davalının su bedellerini ödemediğini, bunun üzerine Samsun İcra Müdürlüğünün .... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu beyanla itirazın iptalini talep etmiştir.
Yerel mahkemece davanın kısmen kabulü kısmen reddine dair verilen karar davacı tarafından ve davalı tarafından istinaf edilmiştir.
Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillere, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle; su abonelik sözleşmesini imzalayan ve aboneliği devam eden davalı abonenin sözleşmesi iptal edilmediği sürece, fiili kullanıcı ile birlikte kullanım bedelinden dolayı müteselsil sorumluluğunun bulunması nedeniyle davalının su borcundan sorumlu tutulmasında isabetsizlik bulunmamasına, abone bilgi formunda şantiye iptal açıklaması olan bölümde fesih tarihin kısmının boş olduğu, davalının aboneliğini iptal ettiğine dair delil sunamaması nedeniyle aboneliğinin devam ettiğine yönelik mahkeme kabulünün isabetli olmasına,
alacağın miktarının yargılamayı gerektirmesi, likit ve muayyen olmaması nedeniyle icra inkar tazminatına hükmedilmemesinde isabetsizlik olmamasına, su tüketim bedeline ilişkin faturanın ödenmemesine rağmen su kullanımının kesilmemesinin davacı açısından müterafik kusur olarak değerlendirilmesinde isabetsizlik olmamasına göre davacı vekilinin ve davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.
Taraf vekillerinin diğer istinaf itirazları bakımından yapılan incelemede;
Mahkemece bilirkişi raporu esas alınarak davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiş ise de; hükme esas alınan bilirkişi raporu ve mahkeme gerekçesi yetersizdir. Şöyle ki.
24/10/2019 tarihli tutanakta "23/10/2019 çarşamba günü suyun endeksinin (131) olduğu, 1 gün sonra yine aynı saatler içerisinde 24/10/2019 Perşembe günü sayacın endeksinin (138) olduğu tespit edilmiştir" belirtilmesine ve aradaki farkın 7 m3 olmasına rağmen, tutanakta "tespit sonucu aboneye ait sayaç sonrası arızadan kaynaklı günlük yaklaşık 10 m3 sarfiyat olduğu" belirlemesinin de ölçüme dayalı değil, tahmine dayalı olarak olmasına rağmen, bilirkişi raporunda 1 günlük su tüketiminin 10 m3 olduğu varsayımı ile hesaplama yapılmış, davacı taraf 2018 yılında icra dosyası ile tahsil edilen faturaların 2014/11,
2014/12 ve en son 2015/06 dönemine ait olduğunu belirtmesine, icra takibine konu borcun 2015/06 dönemi (23/05/2015) ile 24/10/2019 tarihleri arasındaki döneme ilişkin olduğunu belirtmesine rağmen son endeks tarihi 18/09/2018 tarihi esas alınarak bu tarihle, 24/10/2019 tarihi arasındaki 410 gün üzerinden hesaplama yapılmış, yine 24/10/2019 tarihli tutanakta " aboneliğe ait sayacın bağlı bulunduğu alanlarda tüm tüketim yapan musluklar kapalı konumda iken sarfiyat çarkının aralıksız ve hızlı bir şekilde tüketim yaptığı, vana kapatıldığında tüketimin sonlandığı, olasılıkla kullanım yapılan iç tesisatlarda arıza olduğu,
sayacın boşa tüketim yaptığı tespit edilerek, arızanın giderilmesi ile alakalı gerekli bilgiler şantiyedeki personel ....'ya sözlü olarak anlatıldı" belirtilmesine rağmen bilirkişi ve mahkeme tarafından sayacın arızalı olduğunun değerlendirildiği , tutanak içeriğinden "su sayacının" mı yoksa "şantiyedeki iç tesisatın" mı arızalı olduğunun anlaşılamadığı , bu hususta mümzi tanıkların dinlenmediği, sayacın arızalı olduğuna dair .... davacı ....i tarafından rapor aldırılıp aldırılmadığının araştırılmadığı, ayrıca ....tarifeler ve su hizmetleri yönetmeliğinin dosyaya getirtilmediği ve değerlendirilmediği görülmüştür.
Eksik araştırma ve yetersiz bilirkişi raporuna istinaden hüküm kurulamaz.
Su abonelik sözleşmesinde, aboneye kaç m3 su verildiğini ispat yükü davacı tarafta, su bedelini ödediğini ispat yükü de davalı taraftadır.
Bu itibarla; mahkemece, 24/10/2019 tarihli tutanağı düzenleyen mümzi tanıklar dinlenerek "su sayacının" mı yoksa "şantiyedeki iç tesisatın" mı (su kaçağı olup olmadığı) arızalı olduğunun tespiti, davacı tarafın, iç tesisattaki arıza dolayısıyla su kaçağı iddiası varsa hangi tarihten itibaren su kaçağı olduğu konusunda delillerini sunması için davacı tarafa süre verilmesi,
24/10/2019 tarihinden önce şantiyenin iç su tesisatında kaçak olduğu konusunda delillerin davacı tarafça sunulamaması halinde, davalı abonenin ilk abonelik tarihinden en son okuma yapıldığı 2015/6 dönemine kadarki tüketim ekstreleri getirtilerek , aylık ortalama tüketim miktarı tespit edilerek (temin edilecek .... tarifeler ve su hizmetleri yönetmeliğinde bu durumla ilgili düzenleme varsa dikkate alınarak),
davacının talepte bulunduğu 2015/06 dönemi (23/05/2015) ile 24/10/2019 tarihleri arasındaki döneme ilişkin ortalama su tüketim bedeli konusunda ek rapor aldırılarak karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde karar verilmesi isabetli görülmemiştir.
Kabule göre de. Yargıtay yerleşmiş uygulamasına göre; abonelik sözleşmesinde ödemelerde gecikme olması hâlinde, 6183 sayılı kanun da belirtilen gecikme zammının istenebilmesi için, gecikme zammına ilişkin şartın açık, anlaşılabilir ve oranları da belirtilmek suretiyle yazılması gerekir. Soyut olarak, salt kanun ve yönetmelik hükümlerine atıf yapılmış olması hâlinde gecikme zammı istenemez, abonenin sıfatına göre yasal faiz istenebilir.
Abonelik sözleşmesinde alacağın geç ödenmesi hâlinde 6183 sayılı kanunda belirtilen gecikme zammı uygulanacağına dair bir hüküm yoksa alacağa gecikme zammı değil yasal faiz ilave olunur. Abonelik (elektrik, su, atık su ve doğalgaz) sözleşmesinde.
6183 sayılı Kanunda belirtilen gecikme zammı oranının uygulanacağına yönelik bir hüküm yoksa, borç ödenmediği takdirde, normal tüketim bedeline 6183 sayılı Kanunda belirtilen gecikme zammı değil, abonenin sıfatına (mesken ise yasal faiz, ticarî ise TTK’nuna tabi aboneler için ticarî faiz, diğer aboneler için yasal faiz) faiz uygulanacaktır. (Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin .... esas, .... karar sayılı, HGK’nun 22/09/2010 tarih, .... Esas, ... Karar, 28/11/2012 tarih, ....
Esas, .... Karar, 3. HD’nin 27/02/2014 tarih, .... Esas, .... Karar sayılı ilâmlarında da belirtildiği üzere). Somut olayda dosyaya sunulan abonelik sözleşmesinde; ödemelerde gecikme olması hâlinde, gecikme zammı uygulanacağına dair ilişkin şartın açık olmadığı gibi bir oran da belirtilmediğinden, abonenin türüne göre faiz hesaplaması yapılması gerekirken, gecikme zammı uygulanması isabetli olmamıştır.
Açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİHİ : 04/11/2024
Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında E-İMZA ile imzalanmıştır!
Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2023/1459, K. 2024/1871, 4 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama