KÜNYE
T.C. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 11 Kasım 2024
- Dosya no
- 2023/1477
- Karar no
- 2024/1934
- Başkan
- ....
- Üye
- ....
- Üye
- ....
- Katip
- ....
- İncelenen kararın mahkemesi
- SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 22/05/2023
- Numarası
- 2019/412 2023/635
- Davacı
- ....
- Vekili
- ...
- Davalılar
- .....
- Vekili
- ....
- Davanın konusu
- Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Tarafların iddia ve savunmalarının özeti
- —
Karar Metni
876 kelime·4 dk okuma·3 bölüm
Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle: Müvekkili davacının, taraflar arasında akdedilen 09.08.2016 tarihli Danışmanlık Sözleşmesi kapsamında davalı şirketten .... hazırlanması ve marka - patent hizmetlerinin yürütülmesi işleri ile ilgili hizmet aldığını ve davalılara toplam 444.016,50-TL tutarında ödeme yaptığını, ancak danışmanlık hizmetinin gereği gibi yerine getirilmediğini, yapılan ödemenin karşılığının hizmet olarak alınamadığını ve avans ödemelerinin karşılıksız kaldığını, davalı şirketin temsilcisi ve ortağı diğer davalı ....ın şirket hesabına gönderilen paraları şahsi harcamalarında kullandığını ve zenginleştiğini beyanla,
fazlaya dair talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla 2.000-TL'nin en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava ettiği anlaşılmıştır.
Davalılar vekili cevap dilekçesi ile özetle: Davalıların yerleşim yerine göre Samsun Mahkemelerinin yetkili olduğunu, davacının akidinin davalı şirket olması karşısında .... hakkında açılan davanın pasif husumet sebebiyle reddi gerektiğini, davalı şirketin sözleşme kapsamında üstlendiği tüm işleri yerine getirdiğini ve sözleşme ilişkisi feshedildiğinde devam etmekte olan işlerin hizmet bedelleri ile iş avanslarının davacıya iade edildiğini, davacının alacak iddiasının yerinde olmadığını beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk Derece Mahkemesi tarafından davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
İSTİNAFA BAŞVURAN TARAFLAR ve İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İstinaf başvuru talebinde bulunan davacı vekili dilekçesinde özetle, davalı tarafın 01.11.2018 tarihli 492981 seri numaralı 142.028,34 TL bedelli faturanın dayandığı hizmeti sunmuş bulunduğunu ispat edemediğini, mahkemenin bu hali ile davalı tarafların sebepsiz yere zenginleşmesine sebebiyet verdiğini, hizmetlerin sunulmuş olduğunun ispat edilemediğini ileri sürerek, usul ve yasaya aykırı kararın kaldırılarak, talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
DELİLLER
Tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :
Dava, hizmet sözleşmesi kapsamında ödendiği iddia edilen bedellerin sözleşmenin ifa edilmemesi nedeni ile tahsili istemine ilişkindir.
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
Somut uyuşmazlıkta, davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında yapılan danışmanlık sözleşmesi kapsamında davalılara toplam 444.016,50 TL ödemenin gerçekleştirildiğini, ancak davalı tarafça ileri sürerek fatura bedellerinin tahsili için eldeki davayı açmıştır.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne; 2.320,16-TL'nin 20.11.2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı şirketten tahsiline, fazlaya ilişkin istemin ve davalı Fatih Taslak hakkındaki davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle, davalı .... taraflar arasındaki sözleşmenin tarafı olmadığından anılan davalı yönünden davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre; davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.
Somut olayda yerel mahkemece, 01.11.2018 tarihli 492981 numaralı 142.028,34-TL bedelli faturanın davacıya tebliğ edildiği ve kesinleştiği, davalının bu fatura tutarı kadar alacaklı olduğu belirtilerek davacının, davalı şirketten iadesini isteyebileceği tutarın 2.320,16-TL olduğu değerlendirilmiş ise de, bilirkişi raporlarına göre taraflar arasındaki 09.08.2016 tarihli Danışmanlık Sözleşmesi kapsamında davacı tarafından davalıya 410.016,50-TL ödeme yapıldığı, davalı defterlerine göre davacıya 353.896,34-TL tutarında fatura düzenlediği, 492981 numaralı 142.028,34-TL bedelli faturanın davacı defterlerinde kayıtlı olmadığı anlaşılmaktadır.
Davacı tarafça 05/10/2018 tarihli davalılara hitaben düzenlenmiş ihtarname ile, davalının sözleşmede taahhüt ettiği edimleri yerine getirmediği, sözleşmenin feshedildiği belirtilerek fazla yapılan ödemelerin iadesi istenmiş; davalı tarafından gönderilen 02.11.2018 tarihli cevabi ihtarname de ise, sözleşmedeki edimlerin yerine getirildiği, iade edilen iki faturayı da kapsar şekilde 01/11/2018 tarihli, 142.028,34-TL bedelli faturanın da ihtarname ekinde gönderildiği belirtilmiş, anılan ihtarname ve ekindeki fatura davacıya 08/11/2018 tarihinde tebliğ edilmiş, davacı tarafından 20/11/2018 tarihinde işbu dava açılmıştır.
Davacının 8 gün içerisinde fatura içeriğine itiraz etmemesi nedeniyle fatura içeriğinin kesinleştiği sonucuna varılarak karar verilmişse de, fatura içeriğine 8 gün içinde itiraz edilmediği takdirde faturada belirtilen verilerin doğru olduğu karinesi doğar, yoksa faturanın verilmesine neden olan iş ya da hizmetin de yapılmış olduğunun kabulü anlamını taşımaz. Uyuşmazlık halinde, işin yapılmış olduğunun kanıtlanması gerekir. Somut olayda, davacı tarafından davalının edimini yerine getirmediği ileri sürülerek gönderilen ihtarname ile sözleşme konusunu hizmeti almadığı uyuşmazlık konusu edildiğine göre ihtarname sonrası düzenlenen ve davacı defterine kayıtlı olmayan faturanın kesinleştiğinden söz etmek olanaklı değildir.
Bu itibarla, somut olayda 492981 numaralı 142.028,34-TL bedelli fatura yönünden davalının ediminin yerine getirip getirmediği hususunda ispat yükünün davalıya ait olduğu gözetilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf itirazlarının kısmen kabulü ile HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince mahkeme kararının kaldırılmasına, dosyanın davanın yeniden görülmesi için mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİHİ : 11/11/2024
Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında E-İMZA ile imzalanmıştır!
Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2023/1477, K. 2024/1934, 11 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama