KÜNYE
T.C. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 15 Mayıs 2024
- Dosya no
- 2023/686
- Karar no
- 2024/920
- Başkan
- ...
- Üye
- ...
- Üye
- ....
- Katip
- ...
- İncelenen kararın mahkemesi
- SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 15/02/2023
- Numarası
- 2022/519 Esas 2023/195 Karar
- Davacı
- ...
- Vekili
- ...
- Davalılar
- ...
- Vekili
- ...
- Davanın konusu
- İtirazın İptali
- Tarafların iddia ve savunmalarının özeti
- —
Karar Metni
1.095 kelime·5 dk okuma·3 bölüm
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; müvekkili bankanın ..şubesi ile davalı şirket arasında genel nakdi ve gayri nakdi kredi sözleşmesi imzalandığını, diğer davalıların ise ayrı ayrı 1.050.000,00 TL tutarla şirket lehine müteselsil kefil olduklarını, borcun ödenmemesi üzerine... Noterliği'nin ... tarihli ihtarnamesinin keşide edildiğini, buna rağmen ödenmeyen borç için... İcra Müdürlüğü'nün...
Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalıların borca, faize ve fer'ilerine gerekçesiz olarak itiraz ettiğini, takibin durduğunu beyanla ... İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyasına konu takibe, borca, faize ve fer'ilerine haksız ve mesnetsiz olarak yapılan kötüniyetli itirazların iptalini, takibin devamını, davalı aleyhine takip tutarının %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesini ve alacağın tahsilini taleple dava ettiği anlaşılmıştır.
Davalı ...vekilinin cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin bankaya herhangi bir borcunun olmadığını, bankanın kat ihtarnamesine karşı... Noterliği'nin ... tarih ... yevmiye numaralı cevabi ihtarname gönderip borca itiraz ettiğini, temerrüt faizinin yasal faizin %100'ünü yani %18'i aşamayacağının kesin olduğunu, alacağın likit olmadığını beyanla davanın reddini talep ettiği anlaşılmıştır.
Davalı.... vekilinin cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin bankaya bakiye herhangi bir borcunun olmadığını, temerrüt faizinin yasal faizin %100'ünü yani %18'i aşamayacağının kesin olduğunu, alacağın likit olmadığını beyanla davanın reddini talep ettiği anlaşılmıştır.
Davalı ... vekilinin cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin ilgili tarihlerde ve halen evli olduğunu ayrıca davalı şirketin ortağı ya da yöneticisi olmadığını eş rızası kısmındaki imzanın müvekkilinin eşine ait olmadığını, kaldı ki imzanın müvekkilinin eşine ait olsa bile müvekkilinin eşinin okuma yazma bilmeyen 80 yaşında bir kişi olduğunu, okuma yazma bilmeyenlerin hukuki işlemlerine ilişkin mevzuatta bulunan düzenlemeye ilişkin hareket edilmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla eş rızasının geçerli olduğuna kanaat getirilse bile bakiye herhangi bir borç olmadığını, temerrüt faizinin yasal faizin %100'ünü yani %18'i aşamayacağının kesin olduğunu beyanla davanın reddini talep ettiği anlaşılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Yerel Mahkeme tarafından yapılan yargılama sonucunda, davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verildiği görülmüştür.
İSTİNAFA BAŞVURAN TARAFLAR ve İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı banka vekilinin istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davalı ... yönünden verilen kararın yerinde olmadığı, davalının şirket yöneticisi yetkisini kaybetmediği, şirket kayıtlarının hatalı değerlendirildiği, (1) ve (2) nolu hükmün birbiri ile çelişkili olduğu, Yerel Mahkemece asıl alacağa %50,40 oranında temerrüt faizi uyguladığı, banka tarafından uygulanan faizin genel kredi sözleşmesine dayandığı ve bilirkişi raporunda da faiz oranın %54 olması yönünde görüş bildirildiği, icra inkar tazminatının asgari orandan belirlenmesinin hatalı olduğu, davalı...l yönünden nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğu,
anapara için yapılan masraf ve vergilerin kararda tespit edilenin aksine icra takibinde asıl alacak olarak kabul edilmesi gerektiği, hesaplamanın hatalı olduğu, verilen kararın hatalı olduğu, mahkeme kararının ortadan kaldırılmasını talep ettiği anlaşılmıştır.
DELİLLER
Tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE : Dava, itirazın iptali (bankacılık işleminden kaynaklanan) istemine ilişkindir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hükümlerle sınırlı olmak üzere inceleme yapılmıştır.
Yerel Mahkeme tarafından, davalı .. yönünden açılan davanın reddine, diğer davalılar yönünden açılan davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiş, verilen karar davacı banka vekili tarafından, davalı ... yönünden verilen kararın yerinde olmadığı, davalının şirket yöneticisi yetkisini kaybetmediği, şirket kayıtlarının hatalı değerlendirildiği, (1) ve (2) nolu hükmün birbiri ile çelişkili olduğu, Yerel Mahkemece asıl alacağa %50,40 oranında temerrüt faizi uyguladığı, banka tarafından uygulanan faizin genel kredi sözleşmesine dayandığı ve bilirkişi raporunda da faiz oranın %54 olması yönünde görüş bildirildiği,
icra inkar tazminatının asgari orandan belirlenmesinin hatalı olduğu, davalı ...yönünden nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğu, anapara için yapılan masraf ve vergilerin kararda tespit edilenin aksine icra takibinde asıl alacak olarak kabul edilmesi gerektiği, hesaplamanın hatalı olduğu, verilen kararın hatalı olduğu gerekçesi ile istinaf edilmiştir.
Dosyanın yapılan incelemesinde davalı şirketin davacı bankanın ... Şubesi'nden genel nakdi ve gayrinakdi kredi sözleşmesi kapsamında kredi kullandığı, diğer davalılar ...sözleşmeyi müteselsil kefil olarak imzaladıkları anlaşılmıştır.
6098 sayılı TBK'nın 583. Maddesinde: 'Kefalet sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azamî miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz. Kefilin, sorumlu olduğu azamî miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesi şarttır.
Kendi adına kefil olma konusunda özel yetki verilmesi ve diğer tarafa veya bir üçüncü kişiye kefil olma vaadinde bulunulması da aynı şekil koşullarına bağlıdır. Taraflar, yazılı şekle uyarak kefilin sorumluluğunu borcun belirli bir miktarıyla sınırlandırmayı kararlaştırabilirler.
Kefalet sözleşmesinde sonradan yapılan ve kefilin sorumluluğunu artıran değişiklikler, kefalet için öngörülen şekle uyulmadıkça hüküm doğurmaz.' hükmü
Yine aynı yasanın 584. Maddesinde: 'Eşlerden biri mahkemece verilmiş bir ayrılık kararı olmadıkça veya yasal olarak ayrı yaşama hakkı doğmadıkça, ancak diğerinin yazılı rızasıyla kefil olabilir; bu rızanın sözleşmenin kurulmasından önce ya da en geç kurulması anında verilmiş olması şarttır.
Kefalet sözleşmesinde sonradan yapılan ve kefilin sorumlu olacağı miktarın artmasına veya adi kefaletin müteselsil kefalete dönüşmesine ya da kefil yararına olan güvencelerin önemli ölçüde azalmasına sebep olmayan değişiklikler için eşin rızası gerekmez.
Ticaret siciline kayıtlı ticari işletmenin sahibi veya ticaret şirketinin ortak ya da yöneticisi tarafından işletme veya şirketle ilgili olarak verilecek kefaletler, mesleki faaliyetleri ile ilgili olarak esnaf ve sanatkârlar siciline kayıtlı esnaf veya sanatkârlar tarafından verilecek kefaletler, 27/12/2006 tarihli ve 5570 sayılı Kamu Sermayeli Bankalar Tarafından Yürütülen Faiz Destekli Kredi Kullandırılmasına Dair Kanun kapsamında kullanılacak kredilerde verilecek kefaletler ile tarım kredi, tarım satış ve esnaf ve sanatkârlar kredi ve kefalet kooperatifleri ile kamu kurum ve kuruluşlarınca kooperatif ortaklarına kullandırılacak kredilerde verilecek kefaletler için eşin rızası aranmaz.' hükmü düzenlenmiştir.
Yerel Mahkeme tarafından toplanması gerekli tüm delillerin toplandığı usulünce tartışıldığı, davalı ... yönünden kefalet beyanı alınırken 6098 sayılı 584. maddesinde aranan eş rızası şartına uyulmadığı, davalı ... yönünden verilen kararda isabetsizlik bulunmadığı, Yerel Mahkeme tarafından temerrüt tarihinin belirlenmesinde ve re'sen yapılan faiz hesaplamasında isabetsizlik bulunmadığı, verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu, gerekçede hata edilmediği, vekalet ücreti ve icra inkar tazminatına yönelik değerlendirmede de isabetsizlik bulunmadığı,
davacı banka vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmakla, davacı banka vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİHİ : 15/05/2024
Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında E-İMZA ile imzalanmıştır!
Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2023/686, K. 2024/920, 15 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama