KÜNYE
T.C. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 23 Ekim 2024
- Dosya no
- 2024/1591
- Karar no
- 2024/1756
- Başkan
- ....
- Üye
- ....
- Üye
- ....
- Katip
- ....
- İncelenen kararın mahkemesi
- SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 16/07/2024
- Numarası
- 2024/407 Esas, 2024/899 Karar
- Davacı
- ....
- Vekili
- ....
- Davalı
- ....
- Vekili
- ....
- Davanın konusu
- İtirazın İptali
- Tarafların iddia ve savunmalarının özeti
- —
Karar Metni
846 kelime·4 dk okuma·3 bölüm
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Müvekkili davacıya ait .... plakalı aracın 02.09.2023 tarihinde benzin yakıt satın almak için davalı şirketine ait akaryakıt istasyonuna girip pompaya yanaştığını, fakat yakıt deposuna benzin yerine dizel konulduğunu ve aracın bu sebeple arızalandığını, tamiri için 71.066,35-TL masraf yapıldığını, zararın tazmini için davalı aleyhine Samsun İcra Dairesi'nin ....
E. sayılı dosya üzerinden icra takibi başlatıldığını fakat takibe itiraz sebebiyle devam edilemediğini, davadan önceki zorunlu arabuluculuk görüşmelerinin de olumsuz sonuçlandığını, alacak isteminin haksız fiile dayalı olduğunu ve buna göre davacının kendi yerleşim yerinde de takip başlatabileceği veçhile davalının yetki itirazının kabul edilemeyeceğini beyanla, itirazın iptali ile takibin devamını ve davalının icra-inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava ettiği anlaşılmıştır.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davalının yerleşim yerine göre takibin Kastamonu icra dairelerinde başlatılması ve davanın Kastamonu mahkemelerinde ikame edilmesi gerektiğini, davanın zamanaşımına uğradığını, davacıya ait aracın yakıt deposuna araç sürücüsünün talep etmesi üzerine dizel yakıt konduğunu ve yanlış akaryakıt konulmuş ise sorumluluğun davacıya ait olduğunu, takibe dayanak fatura içeriğinin yanlış akaryakıt dolumu ile ilgisinin ispatlanması gerektiğini, ayrıca davacı araç sürücüsünün aracı kullanmaya devam etmiş olmasına bağlı olarak zararın artmasına sebep olduğunu ve müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini beyanla, davanın reddini talep ettiği anlaşılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk Derece Mahkemesi tarafından davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
İSTİNAFA BAŞVURAN TARAFLAR ve İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İstinaf başvurusunda bulunan davacı vekili dilekçesinde özetle, mahkemece verilen kararın yasaya aykırı olduğunu, eksik inceleme sonucu hatalı karar verildiğini, müvekkil aracına yanlış akaryakıt doldurulması sonucu aracının hasar gördüğünü, davalının kusurlu ve hukuka aykırı bir şekilde müvekkil aracına zarar verdiğinden zararı gidermekle yükümlü olduğunu, kararın vekalet ücreti yönünden de hatalı olduğundan bahisle, mahkemece verilen kararın kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
DELİLLER
Tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :
Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hükümlerle sınırlı olmak üzere inceleme yapılmıştır.
Somut uyuşmazlıkta; davacı vekili, davacıya ait araca davalı akaryakıt istasyonunda yanlış akaryakıt dolumundan kaynaklı olarak arıza oluştuğunu belirterek, aracın tamiri için ödenen bedelin davalıdan tahsiline yönelik başlatılan takibe vaki itirazın iptali talebinde bulunmuştur.
Davalı ise, icra takibi yapılan İcra Dairesi yetkili olmadığını savunmuştur.
Yerel mahkemece davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddine dair verilen karar davacı tarafından istinaf edilmiştir.
İtirazın iptali davasında usulüne uygun olarak başlatılmış ve itirazla durmuş bir takibin varlığı dava şartı olup, 6100 sayılı HMK'nın 115. maddesi uyarınca dava şartının varlığı yargılamanın her aşamasında mahkemece resen gözetilmelidir.
İtirazın iptali davasını gören mahkemenin, icra takibinin yapıldığı İcra Dairesi'nin yetkisine yönelik itirazı öncelikle incelemesi gerekir. Mahkemenin yetkisine yönelik bir itirazın var olup olmaması, bu sonuca etkili değildir. Eş söyleyişle, itirazın iptali davasında, mahkemenin yetkisine itiraz edilmiş olsun veya olmasın, mahkeme öncelikle, İcra Dairesi'nin yetkisine yönelik itirazı inceleyerek kesin olarak sonuçlandırmalıdır.
Kaldı ki, itirazın iptali davasını görme yetkisi, takibin yapıldığı yer mahkemesine aittir. O nedenle, mahkemenin, İcra Dairesi'nin yetkisine yönelik itirazı incelemesi doğaldır. Bu yetki itirazının incelenmesi sonucunda, mahkeme, kendisinin yetkili olup olmadığını da belirlemiş olacaktır.
İlamsız bir takipte yetkili İcra Dairesi de İİK 50. maddesinin yollaması ile HMK genel hükümlerine göre belirlenecektir. HMK'nın 6. maddesine göre genel yetkili İcra Dairesi, davalı gerçek veya tüzel kişinin takibin yapıldığı tarihteki yerleşim yeri İcra Dairesidir. Aynı Kanun’un "sözleşmelerden doğan davalarda yetki" başlıklı 10. maddesinde; sözleşmeden doğan davaların sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabileceği, HMK'nın 16. maddesine göre ise haksız fiillerden doğan davalarda haksız fiilin işlendiği yer, zararın meydana geldiği veya gelme ihtimalinin bulunduğu yer veya zarar görenin yerleşim yeri mahkemesinin yetkili olduğu" hüküm altına alınmıştır.
Davacı, dava dilekçesinde takibe konu alacağın davalının kusurlu hareketi ile hatalı tipte yakıt konulmasından dolayı haksız fiilden kaynaklandığını belirtmiş olup, Şahsi Hakların Yarışması" prensibi gereğince davacının haksız fiile dayalı tazminat hakkına öncelik tanınarak, buna göre HMK'nın 16. maddesine göre haksız fiilden zarar gören davacının ikametgahı İcra Dairesi de yetkili olmasına göre davanın esasına girilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın usulden reddine karar verilmiş olması, usul ve kanuna aykırıdır.
Açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin istinaf itirazının kabulü ile HMK 353/(1)-a-4-6 maddesi uyarınca kararın kaldırılmasına, dosyanın davanın yeniden görülmesi için mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİHİ : 23/10/2024
Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında E-İMZA ile imzalanmıştır!
Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2024/1591, K. 2024/1756, 23 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama