KÜNYE
T.C. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 29 Ocak 2026
- Dosya no
- 2025/1015
- Karar no
- 2026/147
- Başkan
- ....
- Üye
- ....
- Üye
- ....
- Katip
- ....
- İncelenen kararın mahkemesi
- SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 07/04/2025
- Numarası
- 2024/746 2025/458
- Davacı
- ....
- Vekili
- ....
- Davalılar
- ....
- Vekili
- ....
- Vekilleri
- —
- Davanın konusu
- Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan
- Tarafların iddia ve savunmalarının özeti
- —
Karar Metni
1.924 kelime·10 dk okuma·3 bölüm
Davacı vekili verdiği dava dilekçesinde özetle; 24/11/2023 tarihinde davalı ....'nin.... plaka sayılı, davalı .....'ye ait ve diğer davalı şirkete sigortalı araç ile seyir halindeyken müvekkilinin sevk ve idaresindeki .... plaka sayılı araca tam kusurlu olarak çarpması neticesinde müvekkilinin aracında meydana gelen hasar bedelinin kasko sigortacısı tarafından karşılandığını, kaskodan temin edilen ikame aracın süresinin yetersiz kaldığını, değer kaybı zararının giderilmesi için davalı sigorta şirketine başvurulmuş ise de netice alınamadığını belirterek, 50 TL araç mahrumiyet bedeli ve 50 TL değer kaybı bedelinin yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava ettiği anlaşılmıştır.
Davalı ..... vekili verdiği cevap dilekçesinde özetle.
Müvekkili şirketin .... plakalı aracın maliki olup, aracın ..... tarafından .... poliçe nolu trafik sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, kaza günü müvekkiline ait aracı davalılardan ....'nin kullandığını, müvekkili şirketin bahse konu kazada herhangi bir kusuru bulunmadığını, tüm bu nedenlerle davacıya ait araçta kaza nedeniyle herhangi bir değer kaybı oluşmuş ise müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğu ve ödeme yükümlülüğü bulunmadığını, kazada kusuru bulunmayan müvekkili şirketin davacıya ait aracın kullanılmadığı döneme dair hak mahrumiyeti bedeline ilişkin de herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, kabul anlamına gelmemekle,
davacı tarafça her ne kadar tamir süresi boyunca araç mahrumiyetinin oluştuğu ve bu nedenle araç kiralandığı iddia edilmiş olsa da bu iddiaya ilişkin olarak somut bir belge sunulmadığını, davacı tarafça cevap dilekçesi ekinde kiralama faturası sunulmuşsa da, davacıya ait aracın ne kadar süre tamirde kaldığı, ne kadar süre ikame araç kullanıldığı,
kiralama süresinin tamamının kazaya karışan aracın onarım süresine karşılık gelip gelmediği hususlarında herhangi bir somut delil bulunmadığını, öte taraftan araç mahrumiyet bedelinin yalnızca aracın tamirat süresince kiralanan araç bedeli üzerinden hesaplanmasının da mümkün olmadığını, Yargıtayın süreklilik kazanmış içtihatlarından da anlaşılacağı üzere gerçek zararın hesaplanması için, öncelikle söz konusu tamirat süresinin makul olup olmadığının değerlendirilmesi,
makul sürenin belirlenmesi ve makul süre üzerinden hesaplama yapılmasının zorunlu olduğunu, davacı tarafça salt kiralama faturası dayanak gösterilerek hak mahrumiyet bedelinin tahsiline karar verilmesinin hukuken mümkün olmadığını beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
Davalı ..... vekili verdiği cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkili mahkemede açılmadığını, uyuşmazlığa konu kazaya karışan .... plakalı aracın müvekkili şirket tarafından Zorunlu Mali Sorumluluk Poliçesi Sigorta Poliçesi ile sigorta örtüsü altına alındığını, kazanın 24.11.2023 tarihinde meydana geldiğini, kabul anlamına gelmemekle kaza tarihi itibariyle ZMM poliçe limitlerinin maddi hasar araç başına 120.000,00 TL olduğunu, müvekkili şirketin sorumluluğunun her şekilde sigortalısının kusuru ve poliçe limitleri ile sınırlı olacağını, davacının .... plakalı aracı müvekkili Sigorta Şirketi tarafından .... numaralı,
16.09.2023-2024 vadeli kasko poliçesi ile teminat altına alındığını, davacının sigorta şirketine başvurusu üzerine .... numaralı hasar dosyası açıldığını ve davacının aracı kendi kasko poliçesi üzerinden onarım gördüğünü, kasko ekspertiz raporundan da anlaşılacağı üzere toplamda 240.296,28 TL'lik bir onarım bedelinin çeşitli tedarikçi firmalara ödendiğini, onarım faturalarından da anlaşılacağı üzere davacının aracı sigorta şirketi tarafından onartıldığı için sigorta şirketinin, aracı layıkıyla teslim etme yükümlülüğünü yerine getirdiğini, başka bir tazminat ödeme yükümlülüğü kalmadığını, müvekkili şirkete usulüne uygun başvurulmadığını,
davacının araç mahrumiyeti/ gelir kaybı tazminatına ilişkin taleplerinin teminat kapsamında olmadığını beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
Diğer davalı ....cevap dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk derece Mahkemesi tarafından davanın kısmen kabulüne, 126.000,00 TL değer kaybı zararının (davalı ..... yönünden 120.000,00 TL poliçe limiti ile sınırlı olacak şekilde) davalılar ..... ve ....nden 24/11/2023 kaza tarihinden, davalı .....nden 09/03/2024 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
İSTİNAFA BAŞVURAN TARAFLAR ve İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
İstinaf başvuru talebinde bulunan davacı vekili dilekçesinde özetle, davalı sürücünün % 100 kusurlu olduğunu, müvekkilinin herhangi bir kusurunun bulunmadığını, davalı sigorta şirketi uyarınca davalı sürücü ve işleten müvekkiline ait araçta oluşan gerçek zararı tazminle yükümlü olduğunu, değer kaybının az olduğunu, ilgili servisten aracın tamirde geçen sürenin, aracın teslim edilme ve teslim alma sürelerinin gönderilmesinin istenmesini ve maddi gerçeğin ortaya çıkarılmasını talep ettiklerini, ancak talepleri hakkında karar verilmediğini ileri sürerek, kararın kaldırılarak, talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
İstinaf başvuru talebinde bulunan davalı .... vekili dilekçesinde özetle, poliçe teminat limitinin tükenmesi nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, müvekkili sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin dikkate alındığında kaza tarihi olan 24/11/2023 tarihinde poliçe teminat limitinin 120.000,00 TL olduğu gözetildiğinde poliçe teminat limitlerinin tükendiğinin görüldüğünü, müvekkilinin sorumluluğunun trafik poliçe limitleri ile sınırlı olduğundan, teminat limitleri tükendiğinden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini,
değer kaybına ilişkin denetime elverişli değerlendirme yapabilmek adına öncelikle davacıdan yerleşik içtihatlara uygun şekilde beyanda bulunmasına temin edilecek bilgi ve belgelerin akabinde dosyanın değerlendirmede bulunmak üzere bilirkişiye tevdiine karar verilmesi gerekirken bu hususa ilişkin bir değerlendirmenin yapılmadığını ileri sürerek, kararın kaldırılarak, talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
İstinaf başvuru talebinde bulunan davalı .... vekili dilekçesinde özetle, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi, kaza tespit tutanağı sonuç kısmında davacının %100 kusurlu olduğunu, müvekkiline ait .... plakalı aracın sürücüsünün kusurunun bulunmadığını tespit ettiğini, buna rağmen hükme esas alınan bilirkişi raporunda kaza mahalli ve kazanın oluşum şeklinin hatalı değerlendirildiğini, bu hatalı değerlendirme sonucu kusur oranının da hatalı hesaplandığını, değer kaybı bedelinin fahiş miktarda yüksek olduğunu, eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeler ile davanın kabulü yönünde kurulan hükmün usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek, kararın kaldırılarak, talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
DELİLLER
Tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE : İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır. Dava, trafik kazası sebebiyle oluşan değer kaybı zararı ile araç mahrumiyet zararının tazmini istemine ilişkindir. Yerel mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karar davacı ile davalı ..... ve davalı ..... tarafından istinaf edilmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; istinaf edenin sıfatı ve istinaf sebepleri ile sınırlı yapılan inceleme neticesinde.
Yerel Mahkeme tarafından toplanması gerekli tüm delillerin toplandığı, usulünce tartışıldığı, hükme esas alınan kusur raporunun denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, dava konusu aracın kaza tarihindeki ikinci el piyasa değeri ile aracın onarıldıktan sonraki piyasa rayiç bedeli arasındaki farkı değer kaybı olarak belirlemesinde isabetsizlik olmadığı, bilirkişi raporunda makul onarım süresinin 15 gün olduğunun tespit edildiği, aynı zamanda davacının kasko sigortacısı konumunda bulunan davalı .....nin yazısında davacıya 15 gün süre ile ikame araç kullandırıldığının belirtildiği,
buna göre ikame araç zararının bulunmadığından davacının araç mahrumiyet bedeli talebinin reddine karar verilmesinde isabetsizlik olmadığı anlaşılmakla davacı ile davalı ..... vekilinin tüm istinaf itirazlarının, davalı ..... vekilinin de aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.
Mahkemece , "davalı .....nin davalının ZMMS sigortacısı olduğu gibi aynı zamanda davacı yanın kasko sigortacısı olduğu, davacıya ait aracın onarımının kasko hasar dosyasından yapıldığı, sigortacının davacı yanın ZMMS sigortasına başvuru hakkının bulunduğunu bildiği veya bilmesi gerektiği halde, makul süre içerisinde bu hakkın kullanımını beklemeden kasko sigortası dolayısıyla kendi içerisinde mahsup işlemi yapması iyiniyetli sayılamayacağından,
davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limiti olan 120.000,00 TL ile sınırlı olacak şekilde değer kaybı zararından sorumlu olduğu" gerekçesi ile değer kaybı zararı olarak davalı ..... yönünden 120.000,00 TL poliçe limiti ile sınırlı olacak şekilde karar verilmiş ise de; davalı ..... davalının ZMMS sigortacısı olduğu gibi aynı zamanda davacı yanın kasko sigortacısı olup, davacının aracındaki hasar kasko poliçesi ile karşılandıktan sonra kasko sigortacısının rücu hakkı kapsamında poliçe limiti dahilinde, 14/02/2024 tarihinde 120.000,00 TL davalı ....hasar ödemesi yapmış ve poliçe limiti tüketilmiştir.
Davalı sigorta şirketi, poliçe limiti içerisinde hasar ödemesi yapmış olmakla aynı kaza sebebi ile değer kaybına yönelik davalının sorumluluğuna hükmedilmesi halinde ancak poliçe limitleri ile sınırlı olmak üzere sorumluluğunun söz konusu olabileceği KTK ve poliçe genel şartları gereğidir.
Davalı trafik sigortacısının davacının aracında oluşan hasar nedeniyle sorumluluğunun 120.000,00 TL teminat limiti ile sınırlı olduğu ve yapılan ödemeler ile teminat limitinin sona erdiği anlaşılmakla davalı ..... yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken, bu davalı aleyhine de 120.000,00 TL ile sınırlı olarak değer kaybı bedeline hükmedilmesi isabetsizdir.
(Benzer yönde Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin .... esas, .... karar sayılı, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin .... esas, 2025/2324 karar sayılı ilamı)
Davalı ..... Yönünden davanın reddine karar verilmesi halinde vekalet ücreti yönünden yapılan değerlendirmede; davacı tarafça dava açılmadan önce 27/02/2024 tarihinde sigorta şirketine yapılan başvuruya davalı sigorta şirketinin her hangibir cevap vermediği, cevap dilekçesinde de, kasko şirketine hasar ödemesi yaptığını ve limitin tüketildiğini bildirmediği,
davacı vekilinin 13/01/2025 Uyap tarihli dilekçesi ile sigorta şirketinden teminat limiti kalıp kalmadığının sorulmasını talep etmesi üzerine mahkemenin 21/01/2025 tarihli yazısında da poliçe teminat limitinin kalıp kalmadığının davalı sigorta şirketinden açıkça sorulmasına rağmen, sigorta şirketince verilen yazı cevabında, sadece hasar belgelerinin gönderildiği, hasar ödemesi nedeniyle poliçe limitinin tüketildiğinin açıklanmadığı, davacı vekilinin 13/02/2025 tarihli bedel arttırım dilekçesi sunulduktan sonra davalı sigorta şirketi vekilinin 02/03/2025 tarihli dilkçesinde.
14/02/2024 tarihinde 120.000,00 TL hasar ödemesi yapıldığı ve poliçe limiti tüketildiğini belirttiği, dolayısı ile hasar ödemesi yapılması nedeniyle poliçe limitinin tüketildiğine dair beyanını zamanında sunmadığı, kendisi yönünden davanın açılmasına ve bedel artıtım dilekçesi sunulmasına sebebiyet vermesi ve TMK 2. Maddesi de nazara alındığında, davalı sigorta şirketi lehine vekalet ücretine hükmedilmemiştir.
6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-2. Maddesi gereğince yukarıda yapılan açıklamalar uyarınca yerel mahkeme kararının gerekçe ve hüküm bölümünde tespit edilen bu yanlışlıkların, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği sonucuna varılarak, davalı ..... vekilinin istinaf itirazlarının kısmen kabulü ile mahkemece verilen hükmün 353/(1)-b-2. maddesi uyarınca kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurmak gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİHİ : 29/01/2026
Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında E-İMZA ile imzalanmıştır!
Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/1015, K. 2026/147, 29 Ocak 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama