KÜNYE
T.C. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 27 Ocak 2026
- Dosya no
- 2025/1094
- Karar no
- 2026/139
- Başkan
- ....
- Üye
- ....
- Üye
- ....
- Katip
- ....
- İncelenen kararın mahkemesi
- SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 10/04/2025
- Numarası
- 2024/414 Esas 2025/487 Karar
- Davacı
- ....
- Vekili
- ....
- Davalı
- ....
- Davalı
- ....
- Vekilleri
- ....
- Davanın konusu
- Tazminat
- Tarafların iddia ve savunmalarının özeti
- —
Karar Metni
1.085 kelime·5 dk okuma·3 bölüm
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; 16.06.2023 tarihinde davalı ....'na ait olan .... plakalı aracın park halinde bulunan müvekkiline ait ....plakalı araca çarptığını ve devamında olay yerinden firar etmesi sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, bu olay sonucu müvekkilinin maliki olduğu araçta maddi hasar oluştuğunu beyanla, 299.000.00 TL'nin kaza tarihi olan 16.06.2023 tarihinden itibaren işleyecek kanuni faiz ile birlikte davalılardan alınarak tarafına verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı .... vekilinin cevap dilekçesinde özetle; belirsiz alacak davası açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, davanın yetkili mahkemede açılmadığını, davacı tarafın karayolları trafik kanunu gereğince usulü yükümlülüğü olan başvuru şartını eksiksiz olarak yerine getirmeksizin dava açıldığını, kabul anlamına gelmemekle, müvekkili şirketin yalnızca anlaşmalı servislerde uygulanacak tedarik ve işçilik bedelleri ile sorumlu olması sebebiyle zararın tespitinde bu hususun da göz önünde bulundurulması gerektiğini, dosyanın bilirkişi incelemesine gönderilmesi gerektiğini,
bununla birlikte başvuran vekili tarafından fatura ibraz edilmediğini ve araç onarımının yapılıp yapılmayacağı yahut KDV ödenip ödenmeyeceği belirsiz olduğundan KDV hariç hesaplama yapılması gerektiğini, davacı tarafın öncelikle zararı ve zarar sorumlusunu ispat etmesi gerekmekle, zararı ispat açısından dayanak olarak sunulan ve davacı tarafından müvekkili şirketin taraf dahi olmadığı tespit davası ile yokluğunda alınan bilirkişi raporuna dayalı taleplerinin kabulünün mümkün olmadığını, müvekkili şirketin söz konusu zarardan poliçe teminat limitleri dahilinde sorumlu olduğunu,
kusur oranlarının tespiti için dosyanın adli tıp trafik ihtisas kurumuna sevki gerektiğini, davacı tarafın faiz talebinin yasa ve içtihatlara aykırı olduğunu, müvekkili şirketin temerrüde düşmediğinden ancak dava tarihinden itibaren faizden sorumlu tutulabilecek olup, bir haksız fiil sonucu meydana gelen ölüm olayı nedeniyle hükmedilecek faizin türünün de yasal olması gerektiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ....'nun cevap dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Yerel Mahkeme tarafından yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir.
İSTİNAFA BAŞVURAN TARAFLAR ve İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı sigorta şirketi vekilinin istinaf başvuru dilekçesinde özetle; gerekçeli kararın açık ve anlaşılır olmadığı, davalı sigorta şirketinin teminat limiti gözetilmeden hüküm kurulduğu, davacının dava açmadan önce davalı sigorta şirketine usulüne uygun başvuru yapmadığı, kusura ilişkin değerlendirmenin kabul edilebilir olmadığı, ATK'dan kusur raporu alınması gerektiği, davalı sigorta şirketinin yalnızca anlaşmalı şirketlerdeki onarım ve işçilik bedellerinden sorumlu olduğu, davacı tarafından fatura ibraz edilmediği, dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin hatalı olduğu gerekçesi ile istinaf edilmiştir.
DELİLLER
Tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :
Dava, trafik kazası nedeniyle araçta oluşan hasar bedelinin tazmini istemine ilişkindir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hükümlerle sınırlı olmak üzere inceleme yapılmıştır.
Yerel Mahkeme tarafından davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiş, verilen karar davalı sigorta şirketi vekili tarafından, gerekçeli kararın açık ve anlaşılır olmadığı, davalı sigorta şirketinin teminat limiti gözetilmeden hüküm kurulduğu, davacının dava açmadan önce davalı sigorta şirketine usulüne uygun başvuru yapmadığı, kusura ilişkin değerlendirmenin kabul edilebilir olmadığı, ATK'dan kusur raporu alınması gerektiği, davalı sigorta şirketinin yalnızca anlaşmalı şirketlerdeki onarım ve işçilik bedellerinden sorumlu olduğu, davacı tarafından fatura ibraz edilmediği, dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin hatalı olduğu gerekçesi ile istinaf edilmiştir.
Yerel Mahkeme tarafından toplanması gerekli delillerin toplandığı, değerlendirilerek tartışıldığı, hükme esas alınan kusur raporunun denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, kusur değerlendirmesinin kaza tespit tutanağındaki oluşa uygun olduğu, hüküm esas alınan hesap raporunun da denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, davacının dava açmadan önce davalı sigorta şirketine usulüne uygun olarak müracaat ettiği, davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmiş olmasında isabetsizlik bulunmadığı,
bununla birlikte yargılamaya konu trafik kazasının 16.06.2023 tarihinde gerçekleştiği, davalı ....'na ait sigortalı aracın kamyonet cinsinden olduğu, kaza tarihi itibariyle davalı sigorta şirketinin teminat limitinin araç başına 120.000,00-TL olduğu, davalı sigorta şirketinin zarardan teminat limiti ile sınırlı olarak sorumlu olduğu, bu hususun kısa kararda ve gerekçeli kararda açıkça gösterilmediği, davalı sigorta şirketinin gerçek zarar bedeli olan 199.126,00-TL'nin tamamından sorumlu tutulmasının hatalı olduğu, davalı sigorta şirketinin sair istinaf sebepleri yerinde değil ise de bu yöndeki istinaf talebinin yerinde olduğu,
ancak yeniden yargılama yapılmasının gerekli olmadığı anlaşılmakla, 6100 sayılı HMK'nın 353(1)-b-2. maddesi uyarınca Yerel Mahkeme kararının kaldırılarak yeniden hüküm kurulmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİHİ : 27/01/2026
Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında E-İMZA ile imzalanmıştır!
Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/1094, K. 2026/139, 27 Ocak 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama