KÜNYE
T.C. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 18 Nisan 2025
- Dosya no
- 2025/564
- Karar no
- 2025/678
- Başkan
- ...
- Üye
- ...
- Üye
- ...
- Katip
- ...
- İncelenen kararın mahkemesi
- SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 16/01/2025
- Numarası
- 2024/749 Esas 2025/46 Karar
- Davacı
- ...
- Vekili
- ...
- Davalı
- ...
Karar Metni
1.049 kelime·5 dk okuma·5 bölüm
... VEKİLİ : ...
DAVANIN KONUSU
Menfi Tespit
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle.
Davacı ... ile davacının vasisi dava-dışı ....'un karı-koca olup yıllardır Almanya'nın Baden-Wurtemberg eyaletindeki Sinsheim şehrinde yaşadığını, davacının Almanya'da 1998 yılında meydana gelen iş kazasında yaralandığını, vücudunda meydana gelen yaraların yanı sıra, ilerleyen süreçte bu kazadan kaynaklanan demans ve depresif sendrom geliştirdiğini, buna istinaden kavrama ve zihinsel bozukluklarının arttığını, anlama kapasitesinin düştüğünü, eleştirel değerlendirme yetisini kaybettiğini ve ileriye dönük planlama ve azim gerektiren konuları anlama yetisini de kaybettiğini, anılan nedenlerle hukuki işlem yapma yetisinin de kalmadığını,
fiil ehliyetini yitirdiğini, bunun üzerine bulundukları ülkenin (Almanya) yerel mahkemesi olan Sinsheim Yerel Mahkemesine başvurulduğunu, ...'un vesayet altına alındığını, "sağlık, sosyal haklar ve resmi makamlar ile konularıda kapsayan mal-mülk rejimi/yönetimi" hususlarında davacı tarafın kısıtlandığını ve davacının eşi.... vasi olarak tayin edildiğini ve 4 adet mahkeme vesayet kararı ile vasi tayini kararının 18/01/2030 tarihine kadar uzatılmasına karar verildiğini, kararların ülkede tanınması için Antalya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ....
Esas ....
Karar sayılı ilamıyla işbu dilekçenin 3/a-b-c-d maddelerinde belirtilen kararların ayrı ayrı tanınmasına ve infazına karar verildiğini ve ilgili kararın kesinleştiğini, davaya konu Bafra İcra Dairesi'nin .... sayılı icra takibi, kambiyo senedine mahsus icra takibi olup dayanağının 19.01.2023 düzenleme 19.07.2023 ödeme tarihli düzenleme yeri Bafra olan 20.000-Euro bedelli bono olup, müvekkilinin takip dayanağı bonoyu düzenlememiş olup davalıya karşı hiçbir surette gerek kambiyo senedine dayalı gerekse de temel herhangi bir borç ilişkisine dayalı bir borcu bulunmadığını,
aksi kanaat getirilecekse belirtilen ve Türkiye'de de kesin hüküm teşkil eden 4 adet vesayet ve vesayetin uzatılmasına ilişkin kararlarla ispatlandığı üzere müvekkilinin kısıtlı olup fiil ehliyeti bulunmadığından ilgili bononun hükümsüz olduğunu, vasinin görevlerinin de açık şekilde "Sağlık, sosyal haklar, ve resmi makamlar ile konuları da kapsayan Mal-Mülk rejimi/Yönetimi" şeklinde açıklandığını, eldeki davaya konu işlemin de borçlandırıcı bir işlem olup mal mülk rejimini de ilgilendirdiğinden vesayetin kapsamına girdiğini beyanla,
davacının Bafra İcra Dairesi'nin .... esas sayılı icra takibi ve dayanak belgesine ilişkin davalıya borçlu olmadığının tespitine, davalının asıl alacağın yüzde 20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini taleple dava etmiştir.
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle. Davacı borçlunun kısıtlı olduğunu, Antalya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin .... Esas -....
Karar sayılı ve 27.02.2024 tarihli kararıyla tenfiz edilmiş olup davaya dayanak icra takibi ve bononun düzenlenme tarihinin, bu tarihten önce olduğunu, davacının Almanya'da almış olduğu kısıtlılık kararının Türkiye'de tenfiz edildikten sonra hüküm doğurabileceğinden, bu tarihten önce yapılan borçlandırıcı işlemlerin kabulü gerektiğini, davacının öne sürmüş olduğu rahatsızlıklarını ve fiil ehliyeti olmadığını davalı müvekkilden gizlediğini, kötü niyetli davrandığını, davacının kısıtlılık durumunun, dışarıdan bakıldığında anlaşılamayacak ve kendisi tarafından kolaylıkla gizlenebilecek vaziyette olduğunu,
davacı bu durumu suistimal ederek davalı müvekkilini mağdur eden taraf olduğunu, davacının Almanya'da bir dönem davalı müvekkilinin evini kiraladığını, kira sözleşmesini yine bizzat kendisi imzaladığını, taraflar arasında bu dönem ve sonrasında farklı ticaret ve alışverişler gerçekleştiğini, kira borcundan kaynaklı olarak davacı ile davalı müvekkilinin Almanya'da da adli makamlar önünde karşı karşıya geldiklerini, davacının kısıtlılığını her aşamada gizlediğini, bir kısıtlı gibi davranmadığını, kendisine bu şekilde çıkar sağlamadığını ve müvekkili tarafından bu durum bilinmediğini beyanla,
haksız ve kötü niyetli davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Yerel mahkeme tarafından yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İSTİNAFA BAŞVURAN TARAFLAR ve İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davalı vekilinin istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davanın davacının vasisi tarafından açıldığına ilişkin bir belgenin sunulmadığı, davacının Almanya'da almış olduğu kısıtlama kararının Türkiye'de tenfizine karar verildikten sonra hüküm doğuracağı, senedin tanzim tarihinde verilmiş bir kararın olmadığı, davacının fiil ehliyetine sahip olmadığını davalıdan gizlediği, davacının kısıtlılık durumunun dışarıdan anlaşılamadığı, davacının bu durumu suistimal ederek davalıyı mağdur ettiği, davacıya ait tüm tedavi evraklarının temin edilerek davacının senedin tanzim tarihinde ayırt etme gücüne sahip olup olmadığına ilişkin ATK'dan rapor alınması gerektiği, bildirilen delillerin toplanmadığı, verilen kararın hatalı olduğu gerekçesi ile istinaf edilmiştir.
DELİLLER
Tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE : Dava, menfi tespit davasıdır. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hükümlerle sınırlı olmak üzere inceleme yapılmıştır.
Yerel Mahkeme tarafından davanın kabulüne karar verilmiş, verilen karar davalı vekili tarafından, davanın davacının vasisi tarafından açıldığına ilişkin bir belgenin sunulmadığı, davacının Almanya'da almış olduğu kısıtlama kararının Türkiye'de tenfizine karar verildikten sonra hüküm doğuracağı, senedin tanzim tarihinde verilmiş bir kararın olmadığı, davacının fiil ehliyetine sahip olmadığını davalıdan gizlediği, davacının kısıtlılık durumunun dışarıdan anlaşılamadığı,
davacının bu durumu suistimal ederek davalıyı mağdur ettiği, davacıya ait tüm tedavi evraklarının temin edilerek davacının senedin tanzim tarihinde ayırt etme gücüne sahip olup olmadığına ilişkin ATK'dan rapor alınması gerektiği, bildirilen delillerin toplanmadığı, verilen kararın hatalı olduğu gerekçesi ile istinaf edilmiştir.
Yerel Mahkeme tarafından toplanması gerekli tüm delillerin toplandığı, değerlendirilerek tartışıldığı, davanın açıldığı tarihte dava dilekçesi ekinde sunulan vekaletnamenin davacının vasisi tarafından verildiği, ayrıca husumete izin kararının dosyaya kazandırıldığı, davacının kısıtlanarak vesayet altına alınmasına ve sürelerin uzatılmasına ilişkin Sinsheim Yerel Mahkemesi'nin 30.01.2024-25.02.3009-18.02.2016 ve 18.01.2023 tarihli kararlarının Antalya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ....
Esas ....
Karar sayılı 12.02.2024 tarihli kararı ile tanınmasına ve tenfizine karar verildiği, tanıma ve tenfiz taleplerinin kabulü halinde ilgili kararın yabancı mahkeme kararlarının kesinleştiği andan itibaren hüküm ifade ettiği, tercüme edilmiş yabancı mahkeme ilamına göre davacının 1998 yılında geçirdiği iş kazası nedeni ile ciddi bilişsel ve zeka bozukluğuna sahip olduğu ve bu durumun tüm hukuki konularını etkilediği, yargılamaya konu senedin tanzim tarihi olan 19.01.2023 tarihinde davacının fiil ehliyetinin bulunmadığı, ehliyetsizliğin ileri sürülmesi bakımından senet hamilinin iyiniyetinin korunmayacağı (Yargıtay 12. Hukuk Dairesi ....Esas ....
Karar sayılı 09.02.2017 Tarihli K.) davanın kabulüne ilişkin verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu, gerekçede hata edilmediği, davalı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİHİ : 18/04/2025
Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında E-İMZA ile imzalanmıştır!
Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/564, K. 2025/678, 18 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama