KÜNYE
T.C. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi İhtiyati Tedbir
- Karar tarihi
- 17 Ocak 2025
- Dosya no
- 2025/72
- Karar no
- 2025/91
- Başkan
- ....
- Üye
- ....
- Üye
- ...
- Katip
- ....
- İncelenen kararın mahkemesi
- SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 28/11/2024
- Numarası
- 2024/561 Esas
- Talep eden davacı
- ....
- Vekili
- ....
- Davalı
- ....
- Vekili
- ....
- Davanın konusu
- Ticari Şirket
- Tarafların iddia ve savunmalarının özeti
- —
Karar Metni
732 kelime·4 dk okuma·3 bölüm
Davacı vekili dilekçesinde özetle; davalı şirketin yöneticisi tarafından verilen vekalete istinaden yönetilen şirketin iflasa yönelik işlem ve eylemlerle mali bilançolarındaki giderlerin şişirildiğini ve şirketin zararına sebebiyet verdiğini beyanla ileride hak telafisi imkansız zararlar doğmaması adına şirkete yönetici kayyım atanmasını talep ettiği anlaşılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk Derece Mahkemesi tarafından ihtiyati tedbir konusunda yeniden karar verilmesine yer olmadığına kararı verildiği anlaşılmıştır.
İSTİNAFA BAŞVURAN TARAFLAR ve İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İstinaf başvurusunda bulunan ihtiyati tedbir talep eden davacı vekili dilekçesinde özetle, mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, verilen kararda yeterli hukuki gerekçelendirme yapılmadığını ve delillerin toplanmadığını, eksik inceleme ve değerlendirme sonucu hatalı karar verildiğini, ihtiyati tedbir verilmemesi durumunda davalı şirketin müvekkili zarara uğratacak işlemler yapacağı durumu mevcut olduğundan bahisle, mahkemece verilen kararın kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
DELİLLER
Tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :
Dava, şirketin feshi ile davalı şirkete TTK md. 636/4 uyarınca kayyım atanması talebine ilişkindir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hükümlerle sınırlı olmak üzere inceleme yapılmıştır.
Somut uyuşmazlıkta; davacı vekili, şirketin mal varlığının müvekkilinden kaçırıldığını, şirketin genel kurul toplantılarının usule uygun yapılmadığını belirterek, öncelikle davalı ....'ın davalı şirketin ortakları arasında çıkarılmasına, talebinin kabul olmaması halinde davalı şirketin feshi ile davalı şirkete TTK md. 636/4 uyarınca kayyım atanması başta olmak üzere tedbir uygulanmasına ve davalı şirketin aktifinde bulunan tüm banka hesapları ve sair malvarlığı değerlerine tedbir konulmasını talebinde bulunmuştur.
Yerel mahkemece davacının ihtiyati tebdir talebi konusunda yeniden karar verilmesine yer olmadığına dair verilen karar davacı tarafından istinaf edilmiştir.
Geçici Hukuki Koruma tedbirlerinden olan “ihtiyati tedbir” 6100 Sayılı HMK’nın 389-399. maddelerinde düzenlenmiştir. HMK’nın 389. maddesinde ihtiyatin tedbirin şartları, 391. maddesinde ihtiyati tedbir kararının kapsam ve içeriği, 393. maddesinde ihtiyati tedbir kararının uygulanması, 394. maddesinde ihtiyati tedbir kararına itiraz ve uygulanacak usule yer verilmiştir.
HMK’nın 389. maddesinde ihtiyati tedbirin şartları düzenlenmiş olup, söz konusu maddede; meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkansız hale geleceği veya gecikmesinde sakınca bulunması yahut ciddi bir zararın ortaya çıkacağı endişesi bulunan haller, ihtiyati tedbir sebebi ve şartı olarak kabul edilmiştir.
Mahkemece, ihtiyati tedbir yargılamasının gerektirdiği inceleme ve ispat kuralları dikkate alınarak, yapılan incelemeden sonra, bu sakınca veya zararı ortadan kaldıracak tedbire karar verilmesi mümkün olacaktır. İhtiyati tedbirde asıl olan ihtiyati tedbire esas hakkın bulunması ve bir ihtiyati tedbir sebebinin ortaya çıkmasıdır. Bunlar ihtiyati tedbirin temel şartlarını oluştururlar.
Maddede bu iki hususa yer verilmiş ihtiyati tedbire ilişkin hak ve özellikle ihtiyati tedbir sebebi genel olarak belirtilmiştir. Tedbir talebinin kabulü veya reddi bir kısım genel ilkeler konularak hakime bırakılmış, ancak ihtiyati tedbirin sadece uyuşmazlık konusu hakkında verileceği düzenlemiştir.
Öte yandan HMK'nın 390/3. maddesi uyarınca ihtiyati tedbir talep eden taraf, talep dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.
Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle, davacı vekili, yerel mahkemece 03/05/2024 tarihli ara karar ile davacının ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verildiği, davacı tarafından yeniden ihtiyati tedbir talebinde bulunulduğu,
yerel mahkemece davacı vekilinin yönetici kayyımı atanması talebi konusunda karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiş olup, dosya kapsamı itibariyle gelinen aşamada ihtiyati tedbir kararı verilmesi için gerekli koşullarda herhangi bir değişiklik bulunmadığından yerel mahkemece davacı vekilinin yönetici kayyımı atanması talebi konusunda karar verilmesine yer olmadığına dair verilen kararda bir isabetsizlik bulunmamasına göre, inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından,
davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİHİ : 17/01/2025
Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında E-İMZA ile imzalanmıştır!
Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/72, K. 2025/91, 17 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama