İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi

TEKİRDAĞ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi E.2025/491 K.2025/479

Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince verilen ve yukarıda tarih ve numarası gösterilen karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla, dosya incelendi,

Esas2025/491Karar2025/479Tarih14 Mayıs 2025Okuma11 dk · 2.117 kelime

KÜNYE

T.C. Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
14 Mayıs 2025
Dosya no
2025/491
Karar no
2025/479
Başkan
—
Üye
—
Üye
—
Katip
—
İncelenen kararın mahkemesi
TEKİRDAĞ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
19/03/2025
Numarası
........Esas - ......... Karar
Davacı
—
Vekili
—
Davalılar
—
Vekili
—
İhbar olunan
—
Vekili
—
İhbar olunan
—
Davanın konusu
Maddi Tazminat (Eser Sözleşmesinin gereği gibi ifa edilmemesinden kaynaklanan
Dava tarihi
17/01/2024
Karar yazım tarihi
14/05/2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.117 kelime·11 dk okuma·7 bölüm

Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince verilen ve yukarıda tarih ve numarası gösterilen karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla, dosya incelendi,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

A) DAVACININ İDDİASI VE TALEBİ

Davacı vekili 17/01/2024 tarihinde sunduğu dava dilekçesinde; ........ plakalı ........ marka kamyonun müvekkili şirkete ait olduğunu ve 25/01/2012 tarihinden bu yana davacı şirket uhdesinde olduğunu, müvekkili şirketin bu aracı ..........'den satın alındığını o tarihten bugüne bütün bakım onarımlarının ........Servisinde yapıldığını, müvekkilinin 29/11/2017 tarihinde aracın motor aksamındaki arızanın giderilmesi için aracı .........

Şubesine teslim ettiğini, aracın motor aksamındaki arızanın yeni ve orijinal parçalar kullanılarak tamir edildiğini, 03/05/2023 tarihinde aracın motor kısmında bulunan elektrik-elektronik tesisatta kısa devre sonucu yangın çıktığını ve araçta zarar meydana geldiğini, aynı gün aracın tamir için .........

Şubesine bırakıldığını, aracın 55 iş günü içerisinde tamir edilerek teslim edileceği bildirilmiş ise de, aracın 22/10/2023 tarihine kadar müvekkile teslim edilmediğini, 17/08/2023 tarihinde Noter kanalı ile ihtarname çekilerek geç teslimden dolayı iş kayıplarının ve zararları ile kiralık araç bedelinin talep edildiğini ancak taleplerinin yerine getirilmediğini, 6502 sy 58. Md ile bu maddeye dayalı olarak hazırlanan Satış Sonrası Hizmetleri Yönetmeliği uyarınca azami tamir süresinin otomobillere ve kmayonetler

için 45 iş günü olduğunu ve yetkili servisçe 55 iş günü süre öngörülmeinin da yasal dayanağı bulunmadığını, buna rağmen 55 günlük sürenin üzerinden de çokça zaman geçtikten sonra aracın 22/10/2023 tarihinde teslim edildiğini, müvekkilinin aracın geç teslimi sebebeiyle bu süreçte ikame araç kiraladığını, ticari olarak zarara uğradığını, aracın söz konusu arıza sebebiyle değer kaybına uğradığını, müvekkili şirketin hafrşyat işleri ile de iştigal etmekte olduğunu, bilindiği üzere hafriyat firmalarıın günlük işi olmadığından da araçlarını kiralamakta olduğunu, tüm bu geç teslim sürecinde müvekkili şirketin gerek dışardan araç kiralayarak gerek kendi aracını başka şirketlere kullandıramayarak zarara uğradığını,

aracın 29/11/2017 tarihinde davalı yanca tamir edildiği nazara alındığında aracın motor bölümündeki elektrik elektronik tesisatında meydana gelen arıza ve kısa devrenin ayıplı ifadan kaynaklandığını, davalı yanın gerek ayıplı ifası gerekse geç ifası nedeniyle müvekkili şirketin zarara uğradığını, arabuluculuk başvurularının da anlaşamama ile sonuçlandığını ileri sürerek, 03/05/2023 tarihi ile 22/10/2023 tarihleri arasında aracın kullanılamamasından kaynaklanan iş kaybı ile bu süreye ilişkin ikame araç bedeli olmak üzere şimdilik 10.000 TL'nin 26/06/2023 tarihinden itibaren işlemiş yasal faizi ile birlikte davalıdan tazminine karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkemece 06/03/2024 tarihli ön inceleme duruşmasında, dava dilekçesi talep sonucunun açıklanması bu suretle iş kaybı ve ikame araç bedeli yönünden talep edilen miktarların ayrı ayrı belirtilmesi için kesin süre vermesi üzerine, davacı vekili 13/03/2024 tarihinde sunduğu dilekçesinde;

iş kaybı talepleri bulunmadığını, davanın yalnızca ikame araç bedeline ilişkin olduğunu, talep sonucundaki 10.000 TL'nin de yalnızca ikame araç bedeline ilişkin olduğunu, müvekkili davacının 03/05/2023 tarihinde aracında meydana gelen yangın nedeniyle gerekli tamirat işlemlerinin yapılması adına davalıya aynı gün aracını teslim ettiğini, aracın 27/06/2023 tarihinde teslim edileceği belirtilmiş olmasına rağmen, aracın kararlaştırılam teslim tarihinden tam 115 gün sonra 19/10/2023 tarihinde davacıya teslim edildiğini,

taleplerinin bu süre için hesaplanacak ikame araç bedeline ilişkin olduğunu belirterek, henüz bilirkişi raporu ile hesaplanmadığından dava değerinin henüz belirlenmediğini, davanın belirsiz alacak davası olarak ikâme edildiğini ancak dava dilekçesinde sehven açıkça "belirsiz" alacak davası olduğunun yazılmadığını, bu nedenle davalarının kısmi dava olarak kabulü ile bilirkişi marifetiyle hesaplandığında davayı ıslah edeceklerini ifade etmiştir.

Davacı vekili 19/02/2024 tarihinde sunduğu ıslah konulu dilekçesi ile, bilirkişi raporuna ve karşı tarafın cevaplarına yönelik yargılama boyunca dile getirdikleri itirazlarını ve beyanlarımızı yinelemekle beraber ve fazlaya dair her türlü hakları saklı kalmak üzere dava değerini 452.000 TL'ye yükseltmiştir

B) DAVALI YANIN SAVUNMASI

Davalı yan vekili cevabında; davacının davayı açarken taraf teşkilinde hataya düştüğünü, aslında tek bir davalı olduğunu, Müvekkili firmanın ...... Olduğunu, .......... şubesinin dei bu firmanın ....... şubesi olduğunu, davacının aracı müvekkili şirketten değil ...........'den satın aldığını, her ne kadar bu iki firma aynı grup şirketi içerisinde yer alsa da farklı tüzel kişiler olduklarını, aracın üretici firmasının .........

Olduğunu davacıya aracın geç teslim edilmesinde üretici firmanın gerekli yedek parçayı geç tedarik etmesi sebebiyle sorumluluğu bulunduğundan ......... ve .........

Ye ihbarını talep ettiklerini, davacının aracı ön tarafı yanmış şekilde 03/05/2023 tarihinde müvekkili servise getirmiş olduğunu, araçta yangın olması sebebiyle itfaiye raporlarının beklendiğini, raporların 10/05/2023 tarihinde müvekkili firmaya ulaştığını, aynı gün ........dan hasar kayıt açıldığını, ....... şirketinin muayene kayıtları ile bakım faturalarını istediğini, ve davacı firma yetkilisi ..........'den söz konusu evrakların müvekkili işyerine 20/05/2023 tarihinde ulaştırıldığını ve sigorta şirketine sunulduğunu, sigorta şirketinin işleme onay vermesinin 25/05/2023 tarihinde mümkün olabildiğini,

bunun üzerine davacı firma yetkilisinden onay

küretici firma olan ..........'ye yedek parça siparişi verildiğini, ancak üretici firmanın aracı eynini ( beklenen yedek parça) üretemeyeceğini 14/06/2023 tarihinde bildirdiğini, bu nedenle davacıdan kalite raporu belgesi imzalttırılarak aracı beyninin temini için piyasadan alım yapıldığını, aracın gerekli tüm parçalarının müvekkili şirkete eylül sonu gibi ulaştırıldığını, bu nedenle aracın tamirinin 29/09/2023 tarihinde mümkün olabildiğini, aracın tamirinin sigortadan karşılanması için .......'nın 05/10/023 tarihinde eksper değerlendirmesi yaptığını ve kesin onayı 18/10/2023 tarihinde verdiğini, aracın bu onaydan sonra 19/1072023 tarihinde davacıya kapı çıkış fişi belgesiyle teslim edildiğini, araç

tamirinin uzun sürmesinin nedeninin müvekkilin tamiri geç yapmasından kaynaklı olmadığını, sigorta şirketinin işlemlerinin uzun sürmesinden ve üretici firma olan Mercedesin gerekli parçaları çok geç tedarik etmesinden, araç beynini hiç tedarik edememesinden kaynaklandığını, davacı tarafından müvekkili şirkete teslim edilen aracın makul süre içinde teslim edildiğini, bu süre içinde müvekkili şirketin hiçbir ek ücret talep etmediğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.

C) İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

.......... Asliye Ticaret Mahkemesinin 19/03/2025 tarih ve E. E........, K....... sayılı kararı ile,

"Dava; tamir için davalı servise bırakılan aracın makul onarım süresinin aşıldığı iddiasına dayalı uğranılan zararın tazmini talebine ilişkindir.

...

Davadaki talep, satım sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Satım sözlemesi TBK'nın 207 vd. maddelerinde düzenlenmiş olup, davacı ile davalı arasında doğrudan bir satım sözleşmesinin bulunmadığı açıktır. Davacı ile Mengerler arasında bir satım sözleşmesi bulunmadığı gibi, ........ ile ......... arasında temsil veya vekalet ilişkisi bulunduğu konusunda da bir kanıt bulunmamaktadır. Satım sözleşmesine dayalı bir talep ancak satıcıya karşı ileri sürülebilecektir. Satım sözleşmesi olmaksızın sözleşmenin nispiliği ilkesine aykırı şekilde, dava konusu aracı ilk kez sattığı gerekçesiyle, bu kişinin sorumlu tutulması yerinde görülmemiştir.

TBK'nın 219. maddesine göre, "Satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur.

Satıcı, bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur. " Buna göre maldaki ayıp; satıcının beyan ve vaat ettiği vasıflarda veya niteliği gereği malda bulunması gereken lüzumlu vasıflarda eksiklik olmak üzere iki türde ortaya çıkabilecektir. Bunlardan ikinci tür olan yani lüzumlu vasıflarda eksiklik şeklinde ortaya çıkan ayıptan bunun varlığını bilmese dahi satıcı sorumludur. Ayıp, maddi, hukuki ya da ekonomik eksiklik şeklinde ortaya çıkabilir.

Bunlardan yola çıkılarak; satıcı ve dolayısıyla teselsül ilişkisi nedeniyle ithalatçıyı maldaki ayıptan sorumlu tutmanın maddi koşulları; ortada ayıp sayılan bir eksikliğin olması, ardından maldaki eksikliğin önemli olması ve ayıbın malın yarar ve zararının alıcıya geçtiği anda varolması, tüketicinin ayıbın varlığını bilmeden malı satın almış olması, olarak sayılabilir.

Görüldüğü gibi, davacı yasanın bu hükmündeki düzenleme nedeniyle tazminat talep etmiş ve TBK'nın 227. maddesine göre seçimlik hakkını kullanmıştır. Bu durumda taraflar arasında satım sözleşmesi ilişkisi, ya da garanti ilişkisi bulunması gerekmektedir. Bir satım ya da garanti ilişkisinin varlığı kanıtlanmadan farazi bir şekilde, aracı ilk olarak piyasaya satan kişinin, bundan sonraki tüm ihtimallerde imalatçı ve ithalatçı gibi sorumlu tutulması mümkün görülmemektedir. Bu nedenle .......... yönünden, davanın husumet yönünden reddine karar verilmiştir.

Davacı vekilince ......... ....... Şubesi de davalı olarak gösterilmiş ise de ........ ......... Şubesi, ........'nin bir şubesi durumunda olup şubelerin ayrı tüzel kişilikleri bulunmadığı, tüzel kişiliği bulunmayan şubeye karşı dava yöneltilemeyeceği, bu itibarla ........ ........ Şubesi hakkında açılan davanın usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir." gerekçesi ile; '1-...... ....... Şubesine açılan davanın usûlden reddine; 2-)Davalı .........aleyhindeki davanın pasif husumet ehliyeti (davalı sıfatı) yokluğu nedeniyle reddine" karar verilmiştir.

D) İSTİNAF NEDENLERİ

Karara karşı davacı vekilince, davalı ......... Hakkında verilen karara yönelik olarak istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

Davacı vekili istinafında; her ne kadar mahkemece, "...Görüldüğü gibi, davacı yasanın bu hükmündeki düzenleme nedeniyle tazminat talep etmiş ve TBK'nın 227. maddesine göre seçimlik hakkını kullanmıştır. Bu durumda taraflar arasında satım sözleşmesi ilişkisi, ya da garanti ilişkisi bulunması gerekmektedir. Bir satım ya da garanti ilişkisinin varlığı kanıtlanmadan farazi bir şekilde, aracı ilk olarak piyasaya satan kişinin, bundan sonraki tüm ihtimallerde imalatçı ve ithalatçı gibi sorumlu tutulması mümkün görülmemektedir. Bu nedenle ......... yönünden, davanın husumet yönünden reddine karar verilmiştir.'' gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ise de, taraflarınca satım sözleşmesi kaynaklı bir talepte yahut böyle bir sözleşmeye yönelik beyanda bulunmadıklarını,

Yargıtay içtihatlarında da defaatle ifade edildiği üzere garanti süresi dolduktan sonra yetkili servise başurulması hâlinde başvuran ve yetkili servis arasında meydana gelen sözleşmenin niteliğinin eser sözleşmesi olduğunu, taraflarınca da eser sözleşmesine aykırılık nedeniyle müvekkili davacının uğradığı zararın tazminine yönelik eldeki davanın açıldığını, hatta dava dilekçesinin konu kısmında aynen "eser sözleşmesinde geç teslimden kaynaklanan zararın tazmini talepli dava dilekçemizdir." ifadesini yazmış olduklarını, yerel mahkemece ayıp hükümlerine başvurulmuş ise de, ayıp hükümleri değil,

borcun ifasında temerrüt ve temerrüte düşmenin sonuçlarına yönelik hükümlerin uygulanması gerektiğini, dava dilekçesinde taleplerinin ''03.05.2023 tarihi ile 22.10.2023 tarihleri arasında aracı kullanamamızdan kaynaklanan iş kaybımız ile bu süre ye ilişkin ikame araç bedeli'' olarak ifade edildiğini, 13/03/2024 tarihinde sunulan dilekçe ile ise davanın sadece ikame araç bedeli yönünden olduğunu mahkemeye bildirdiklerini, davalı ile müvekkil arasında aracın onarımına yönelik bir eser sözleşmesi akdedildiğini ve bu sözleşmede planlanan teslim tarihi olarak 27/06/2023 tarihinin kararlaştırıldığını,

planlanan teslim tarihinin 27/06/2023 olmasına rağmen davalı tarafça aracın müvekkiline 19/10/2023 tarihinde teslim edildiğini ve davalının bu şekilde taraflar arasındaki sözleşmeye aykırı davrandığını, borcunu gereği gibi ifa etmediğini, 27/06/2023 tarihinin belirli vade olarak kabulü halinde borçlunun 27/06/2023 tarihinde temerrüde düştüğüni, bu tarihin belirli vade olarak kabul edilmediği halde ise borçlunun .......... şubesine ihtarnamenin tebliği tarihi olan 22/08/2023 tarihinden sonraki 8. gün olan 30/08/2023 tarihinde temerrüde düştüğünün açık olduğıunu,

İkame araç bedeli adı altında gecikme tazminatı talep etmenin ise TBK m. 125/1 hükmü uyarınca kanunen müvekkile tanınan bir hak olduğunu, yerel mahkemece verilen kararın hatalı olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

E) DELİLLER

......... Asliye Ticaret Mahkemesinin E........, K........ sayılı dosyası kapsamı.

F) DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKÎ SEBEPLER VE GEREKÇE

Dava, araç tamirine ilişkin eser sözleşmesinin gereği gibi ifa edilmemesinden kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.

Mahkemece davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle usûlden reddine karar verilmiş; karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

Davacının istinafı, davalı ..........'ye yönelttiği davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine dair verilen ilk derece mahkemesi kararına yöneliktir.

İstinaf incelemesi, Dairemizce, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi uyarınca, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, istinaf kanun yoluna başvuran tarafın sıfatı gözetilerek, kamu düzenine aykırılık teşkil eden ve bu nedenle resen gözetilmesi gereken hususlar değerlendirilerek yapılmıştır.

Öncelikle belirtmek gerekir ki; gerekçeli karar başlığında; davacının adresinin, davacı vekilinin adresinin, davalılar vekilinin adresinin, ihbar olunan tarafların vergi numaralarının ve ihbar olunan taraf vekillerinin adreslerinin yazılmaması HMK'nin 297. maddesine aykırı ise de, bu eksikliğin mahallinde her zaman düzeltilebilmesinin mümkün olduğunu değerlendiren Dairemiz, anılan hususu eleştirmekle yetinmiştir.

HMK'nin 33. maddesine göre hâkim, Türk hukukunu re’sen uygulamak zorunda olup, bir davada olayları belirtmek ve açıklamak taraflara, hukuki nitelendirme hâkime aittir. Bu nedenle tarafların hukuki nitelendirmeyi doğru yapma zorunluluğu yoktur. Başka bir ifade ile hâkim, bildirilen hukuki sebeplerle bağlı olmayıp, hukuki sebebi kendiliğinden bulup uygulamakla sorumludur.

Taraflar arasında davacıya ait aracın tamirine ilişkin eser sözleşmesi yapıldığı hususunda uyuşmazlık bulunmamaktır. Davacı iş sahibi, davalı ......... ise yüklenicidir. Taraflar arasında kurulduğu anlaşılan sözleşme 6098 sayılı TBK'nin 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi niteliğindedir.

Davacının talebi araç tamirini konu alan eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, uyuşmazlığın TBK'nin eser sözleşmesini düzenleyen 470 vd. maddelerine göre çözümlenmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile "satış sözleşmeleri"ni düzenleyen TBK 207 vd. Maddelerinin uygulanması gerektiğinin düşünülmesi ve sonuç olarak davalı .........'nin eldeki dava yönünden pasif husumetinin bulunmadığı sonucuna varılarak yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.

Hâl böyle olunca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan nedenle kabulü ile inceleme konusu ilk derece mahkemesi kararının HMK'nin 353/1-a.6. maddesi uyarınca kaldırılmasına, dosyanın, davanın -davalı .............'nin paisf husumet ehliyeti bulunduğu gözetilerek- yeniden görülmesi için ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenler ile;

1-) Davacı vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan nedenle kabulü ile, inceleme konusu ilk derece mahkemesi kararının HMK'nin 353/1-a.6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,

2-) Davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

3-) İstinaf eden davacı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının istek hâlinde İADESİNE,

4-) İstinaf eden davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,

5-) Dairemiz kararının taraflara tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,

Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nin 362/1-g maddesi uyarınca 14/05/2025 tarihinde KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.

Başkan e-imzalı

Üye e-imzalı

Üye e-imzalı

Katip e-imzalı

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*

Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, E. 2025/491, K. 2025/479, 14 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. A) Davacının İddiası Ve Talebi
  5. B) Davalı Yanın Savunması
  6. C) İlk Derece Mahkemesi Kararı
  7. D) İstinaf Nedenleri
  8. E) Deliller
  9. F) Delillerin Değerlendirilmesi, Hukukî Sebepler Ve Gerekçe
  10. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/491
Karar No
2025/479
Tarih
14 Mayıs 2025

İlgili Kararlar

  • Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/491 K.2025/606
  • Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/491 K.2025/547
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi E.2025/491 K.2025/585
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2025/492 K.2025/804
  • Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi E.2025/492 K.2025/492
  • İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/492 K.2025/493

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.