İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi

TEKİRDAĞ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi E.2025/525 K.2025/517

Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince verilen ve yukarıda tarih ve numarası gösterilen "Davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usûlden reddine" dair karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuş…

Esas2025/525Karar2025/517Tarih21 Mayıs 2025Okuma9 dk · 1.897 kelime

KÜNYE

T.C. Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
21 Mayıs 2025
Dosya no
2025/525
Karar no
2025/517
Başkan
—
Üye
—
Üye
—
Katip
—
İncelenen kararın mahkemesi
TEKİRDAĞ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
26/02/2025
Numarası
........ Esas - ....... Karar
Davacı
—
Vekili
—
Davalı
—
Vekili
—
Davanın konusu
İtirazın İptali
Dava tarihi
25/11/2024
Karar yazım tarihi
22/05/2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.897 kelime·9 dk okuma·7 bölüm

Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince verilen ve yukarıda tarih ve numarası gösterilen "Davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usûlden reddine" dair karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla, dosya incelendi,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

A) DAVACININ İDDİASI VE TALEBİ

Davacı vekili 25/11/2024 tarihinde sunduğu dava dilekçesinde. Müvekkilinin ........ plakalı ...... 2009 Model .........

Şase No'lu Ticari aracı 11/10/2023 tarihinde noter satış sözleşmesi ile davalı şirket olan .........'nden satın aldığını, satış tarihinde aracın kilometresi 180.000'de olduğunu, 26/12/2023 tarihinde müvekkili seyir hâlinde iken söz konusu araç arızalandığını, işbu tarihte aracın kilometresinin 183.000'de olduğunu, arıza sonrası .........'ya çekildiğini, tespit konusu aracın arızasının aracı satın alırken mevcut olan gizli ayıptan kaynaklanıp kaynaklanmadığı anlaşılamadığını, 02/01/2024 tarihinde ......

2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ....... D.İş Esas sayılı dosyası ile ikame edilen tespit davasında 03/01/2024 tarihinde aracın bulunduğu yerde bilirkişi vasıtasıyla keşif yapıldığını ve 26/04/2024 tarihinde bilirkişi raporu tanzim edildiğini raporlar doğrultusunda aracın ayıplı olduğu ve zararının 157.650,00 TL olacağının tespit edildiğini, zararın tazmini için icra takibi başlatıldığını, davalı hakkında başlatılan .........İcra Müdürlüğü ........

Esas Sayılı icra dosyasına davalının 07/11/2024 tarihinde haksız olarak itiraz ederek takibi durdurduğunu ileri sürerek, davalının ......... İcra Dairesi ..........Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

B) DAVALININ SAVUNMASI

Davalı vekili cevabında.

Dosyaya sunulan arabuluculuk tutanağında malın iadesine ilişkin arabuluculuk süreci yürütültüğünü, bu bağlamda icra dosyası kapsamında taraflar arasında arabuluculuk süreci yapılmamış olduğundan davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usûlden reddi gerektiğini, davanın esası yönünden de davaya konu araçta, davacının kaza yapması sonucu meydana gelen hasarın müvekkili şirketten karşılanmasının beklenilmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu, davacının sigorta şirketlerine başvurarak işbu hasar bedelini tahsil etmesi gerekirken haksız ve kötüniyetli olarak taraflarına ikame edilen davanın reddi gerektiğini,

araçtaki hasarın davacının 26/12/2023 tarihinde yaptığı kaza nedeniyle meydana geldiğini, müvekkilinin bu kasar ile bir ilgisi bulunmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.

C) İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

...... Asliye Ticaret Mahkemesinin 26/02/2025 tarih ve E........, K......... sayılı kararı ile;

"Tüm dosya kapsamında yapılan inceleme neticesinde; davacının ......... İcra Müdürlüğü'nün ......

Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali isteminde bulunduğu, davalı tarafın davanın reddini savunduğu, konu itibariyle davanın zorunlu arabuluculuk dava şartına tabi olduğu, arabuluculuk başvuru tarihinin 30/04/2024, son tutanak tarihinin 03/06/2024, icra takip tarihinin 07/11/2024 ve dava tarihinin 25/11/2024 olduğu, arabuluculuğa icra takibinden önce "ticari satıma konu malın iadesi,........ plakalı aracın alım satımında ayıplı olması" sebepleriyle başvurulduğu, icra takibinden ve itirazdan sonra takip dosyası için itirazın iptali sebebiyle arabuluculuğa başvuru yapılmadığı anlaşılmakla;

dava konusu itirazın iptali istemine ilişkin olarak dava tarihinden önce zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediği ve bunun tamamlanabilir bir dava şartı da olmadığı (bu yönde bknz. Yargıtay HGK 2017/10-2695 E.-2020/587 K.) kanaatine varılarak dava şartı eksikliği nedeniyle davanın usulden reddine reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesi ile, "Davanın dava şartı eksikliği nedeniyle usûlden reddine" karar verilmiştir.

D) İSTİNAF NEDENLERİ

Hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, istinafında; yerel mahkeme gerekçeli kararında, arabuluculuğa ''ticari satıma konu malın iadesi ve aracın ayıplı olması'' nedeniyle başvurulduğu, icra takibinin ise arabuluculuk başvurusundan sonra yapıldığı,

itirazın iptali davası açılmadan önce tekrar arabuluculuğa başvurulmadığı gerekçesiyle davayı usulden reddine karar verilmiş ise de, dava konusu alacağın kaynağını oluşturan uyuşmazlığın esasen ''ticari satım ve ayıplı mal'' sebebiyle ortaya çıktığını ve bu konuda arabuluculuğa başvurulmuş olduğunu, yani taraflar arasındaki temel hukuki ihtilaf için zaten arabuluculuk şartı yerine getirildiğini, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na göre, uyuşmazlık aynı konudan kaynaklandığı sürece, yeni bir arabuluculuk başvurusunun zorunlu olmadığını,

nitekim Yargıtay uygulamalarında da aynı maddi olaydan doğan davalar için tekrar arabuluculuğa gidilmesinin gerekliliğinin tartışmalı olduğunu, aynı alacakların konu edildiği ikinci davadan önce yeniden arabuluculuğa başvurulmasının zorunlu tutulmasının, mahkemeye erişim hakkını ölçüsüz bir şekilde sınırlayacağı yönünde görüş bildirilen kararların da bulunduğunu, Yargıtay 9. HD'nin 2023/17941, K.2023/17336 sayılı kararının da bu yönde olduğunu, aynı alacaklar için daha önce yapılan arabuluculuk başvurusu hukuki sonuçlarını doğurduğunu,

icra takibine yapılan itiraz nedeniyle açılan itirazın iptali davasında yeniden arabuluculuğa başvurulmasının zorunlu olmadığını, aksini kabulün mahkemeye erişim hakkını ölçüsüz biçimde kısıtlayacak ve hukuk güvenliği ilkesine aykırılık teşkil edeceğini belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

E) DELİLLER

........ Asliye Ticaret Mahkemesinin E........., K........ sayılı dosyası kapsamı.

F) DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE

Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.

Davacı vekili, müvekkili şirketin 07/11/2023 tarihinde davalı şirketten satın aldığı ......... plakalı ......... marla 2009 model ticari aracın, 26/12/2023 günü seyir hâlinde iken arızalandığını, .......... 2. SHM'nin ........

Diş Esas sayılı dosyyası ile yapılan tespitte araçta gizli ayıp bulunduğu tespit edilerek hasar bedelinin 146.400 TL, aracın 15 günlük onarım süresi için hak mahrumiyeti zararının 11.250 TL olduğunun böylelikle toplam zararın 157.650 TL olduğunun tespit edildiğini, söz konusu alacağın tahsili için ........ İcra Müdürlüğünün .......... Esas sayılı dosyasında başlattığı icra takibine davalı borçlunun haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, davalının .........

İcra Müdürlüğünün ........ Esas sayılı icra takibine vaki itirazının iptali ile davalının %20'den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesini talep etmiş; davalı, davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, "davacının dava konusu itirazın iptali istemine ilişkin olarak dava tarihinden önce zorunlu arabuluculuk dava şartını yerine getirmediği" gerekçesi ile "Davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usûlden reddine" karar verilmiş; karara karşı davacı yanca istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

İstinaf incelemesinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi uyarınca, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, istinaf kanun yoluna başvuran tarafın sıfatı gözetilerek, kamu düzenine aykırılık teşkil eden ve bu nedenle resen gözetilmesi gereken hususlar değerlendirilerek yapılması gerekmektedir.

Öncelikle belirtmek gerekir ki; gerekçeli karar başlığında, davacı vekilinin adresinin, davalının adresinin ve davalı vekilinin adresinin yazılmaması HMK'nin 297. maddesine aykırı ise de, bu eksikliklerin mahallinde her zaman düzeltilebileceğini değerlendiren Dairemiz anılan hususları eleştirmekle yetinmiştir.

Eldeki itirazın iptali davasının konusu......... İcra Mdüürlüğünün .........

Esas sayılı takip dosyası incelendiğinde, takip alacaklısı (davacı) .......... tarafından, takip borçlusu (davalı) .......... aleyhine -146.400 TL toplam hasar+ 11.250 TL hak mahrumiyeti zararo+ işlemiş faiz olmak üzere- toplam 177.889,67 TL alacağın tahsili istemi ile 15/10/2024 tarihinde başlatılan ilamsız icra takibi olduğu, ödeme emrinde borç sebebinin '...... plaka sayılı ....... marka 2009 model ....... şase nolu ticari aracı 26/12/2023 tarihinde arızalanması sonucu oluşan hasara ilişkin ........

2. SHM'nin E........

D.iş, K....... sayılı dosyası ile belirlenen 11.250 TL araç mahrumiyet bedeli ve 146.400 TL araç hasar bedeli' olarak gösterildiği, ödeme emrinin takip borçlusuna 12/11/2024 tarihinde tebliğ edildiği, takip borçlusu adına vekilinin yasal süre içerisinde 07/11/2024 tarihinde icra takibine itiraz ederek takibi durdurduğu, davalı takip borçlusu vekilinin takibe itirazında; takip alacaklısına herhangi bir borcu olmadığını ileri sürerek, takibe, borca ve ferilere itirazını itiraz ettiği anlaşılmıştır.

Eldeki itirazın iptali davası 25/11/0224 tarihinde İcra ve İflas Kanununun 67/1. maddesinde öngörülen 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmıştır.

Davacı, dava dilekçesi ekinde, dava konusu uyuşmazlığa ilişkin arabuluculuk başvurularının anlaşamama ile sonuçlandığına dair ....... Arabuluculuk Bürosunun ........ arabuluculuk nolu ve ....... büro nolu 03/06/2024 tarihli son tutanağını sunmuştur. Sözü edilen arabuluculuk dosyası incelendiğinde, arbuluculuk görüşmesine konu edilen uyuşmazlığın "ticari satıma konu malın iadesi, ...... plaka aracı alım satımında ayıplı olması" olarak gösterildiği görülmüştür.

6102 sayılı TTK'ye 06/12/2018 tarihli 7155 sayılı yasa 20. Maddesi ile "(1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. ((2) Arabulucu, yapılan başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren altı hafta içinde sonuçlandırır. Bu süre zorunlu hâllerde arabulucu tarafından en fazla iki hafta uzatılabilir." hükmünü içeren "Dava şartı olarak arabuluculuk" kenar başlıklı 5/A maddesi eklenmiş; anılan hüküm 01/01/2019 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

05/04/2023 gün ve 32154 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 28/3/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanunun 31 inci maddesiyle 6102 sayılı yasa 5/A. Maddesinin (1) numaralı fıkrasında yer alan “paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında” ibaresi “para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında,” şeklinde değiştirilmiştir

TTK'nin 5/A maddesinde belirtilen uyuşmazlıklar hakkında tarafların serbestçe tasarruf etme imkanına sahip olduğu gözetilerek bu uyuşmazlıkları bir alternatif çözüm yöntemi olarak arabuluculuk yoluyla çözmeyi amaçladığı, bu şekilde daha az zaman, daha az emel ve masrafla alacağın tahsili amacına ve tarafların alacak miktarı üzerinde serbestçe anlaşabilmelerine ve tasarrufta bulunabilmelerine imkân sağlamak istediği gözetildiğinde, ticari dava niteliğindeki itirazın iptali davalarının zorunlu arabuluculuğa tabi olacağı kuşkusuzdur ( Yargıtay 23. HD'nin 04/12/2020 tarih ve E.2020/1943, K.2020/4052 sayılı kararı da bu yöndedir.)

6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu nun "Dava şartı olarak arabuluculuk" kenar başlıklı 18/A maddesinin 2. Fıkrasında ise; "(2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın

davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir.

" hükmü düzenlenmiştir.

Eldeki davanın ticari dava niteliğinde olduğu ve arabuluculuk dava şartına tabi olduğu hususları istinaf konusu değildir.

Davacının istinafına konu uyuşmazlık, eldeki itirazın iptali davasının konusu icra takibi başlatılmadan evvel yapılan -ve anlaşamama ile sonuçlandığına ilişkin, arabuluculuk bürosu son tutanağı dosyaya sunulan- arabuluculuk başvurusu ile eldeki dava yönünden arabuluculuk dava şartının sağlanıp sağlanmadığı noktasındadır.

Mahkemece, 6325 sy 18/A. Maddesinin 2. Fıkrasında yazılı usûl işlemleri yerine getirilerek, bu anlamda arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği hususu davacıya ihtar edilmeden sonuca gidilmesi doğru değil ise de, icra takibinden sonra arabuluculuk yoluna başvurmadığı hususu gelinen aşamada davacı yanın da kabulündedir.

Her ne kadar itirazın iptali davası, icra takibine sıkı sıkıya bağlı; itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte maddi hukuk ilişkisinin de incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir dava olmakla birlikte, bir miktar alacağın ödenmesi konusunda uzlaşma sağlanması amacı ile icra takibinden evvel yapılan arabuculuk başvurusu ile, -takip borçlusunun, takip alacaklısı tarafından hakkında yapılan icra

takibine itirazında haklı olup olmadığının belirlenmesi ile çözüme kavuşması lazım gelen ve icra takibinin devamını sağlamayı hedefleyen; takip alacaklısı davacının talebi hâlinde ve koşulları oluştuğu taktirde takip borçlusu davalının İİK 67/2. Maddesi uyarınca icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesinin mümkün olduğu, bu yönleriyle alacak davasından

ayrılarak, hukuk aleminde kendine özgü bir dava türü olarak tanımlanan- eldeki "itirazın iptali" konulu dava yönünden arabuluculuk dava şartının yerine getirildiği söylenemez.

Hâl böyle olunca; Mahkemece, davacının zorunlu arabuluculuk dava şartını yerine getirmeden evvel eldeki davayı açtığı kabul edilerek davanın usûlden reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığını değerlendiren Dairemiz, davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görmemiştir.

Bu itibarla, davacı vekilinin inceleme konusu ilk derece mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM; Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-)Davacı vekilinin, inceleme konusu ilk derece mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun HMK’nin 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2-) İstinaf edenden alınması gereken istinaf karar ilam harcı peşin olarak alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,

3-) İstinaf eden tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

4-) İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,

5-)Kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesinden sonra HMK'nin 333.maddesi uyarınca ilgililerine iadesine,

6-) Dairemizce kesin olarak verilen kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, kararın kesinleştirilmesi, bakiye harç tahsili ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, HMK’nin 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 21/05/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan e-imzalı

Üye e-imzalı

Üye e-imzalı

Katip e-imzalı

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*

Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, E. 2025/525, K. 2025/517, 21 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. A) Davacının İddiası Ve Talebi
  5. B) Davalının Savunması
  6. C) İlk Derece Mahkemesi Kararı
  7. D) İstinaf Nedenleri
  8. E) Deliller
  9. F) Delillerin Değerlendirilmesi, Hukuki Sebepler Ve Gerekçe

Karar Bilgileri

Mercii
Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/525
Karar No
2025/517
Tarih
21 Mayıs 2025

İlgili Kararlar

  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi E.2025/525 K.2025/610
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E.2025/526 K.2025/842
  • Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/527 K.2025/462
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E.2025/527 K.2025/766
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi E.2025/528 K.2025/443
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2025/528 K.2025/721

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.