KÜNYE
T.C. Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 11 Temmuz 2025
- Dosya no
- 2025/694
- Karar no
- 2025/690
- Başkan
- —
- Üye
- —
- Üye
- —
- Katip
- —
- İncelenen kararın mahkemesi
- TEKİRDAĞ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 30/04/2025
- Numarası
- ............ Esas - .............. Karar
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Vekili
- —
- Davanın konusu
- Alacak (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı
- Dava tarihi
- 04/03/2024
- Karar yazım tarihi
- 11/07/2025
Karar Metni
1.552 kelime·8 dk okuma·6 bölüm
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
A-)TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
TALEP
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; tarafların 04/01/2024 tarihinde davalının ............... OSB'deki fabrika personelinin ............ ilçeleri merkez ve taşrasındaki ikametlerinden fabrikaya ve fabrikadan ikametlerine taşınması konusunda sözleşme imzalandığını, işin 6 farklı servisle günde 12 sefer olduğunu, işin 09/01/2024 tarihinde başlayacağını, davalının sözleşmeden sonra sebep göstermeyip haber vermeden başka bir taşıma şirketi ile anlaşıp sözleşmeyi fiililen feshettiğini, davacının sözleşmenin haksız feshinden kaynaklı yoksun kaldığı kârâ ilişkin şimdilik 100 TL'nin kısmi dava olarak 09/01/2023'den işleyecek ticari temerrüt faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 24/12/2024 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 173.598,95 TL arttırarak 173.698,95 TL'nin, sözleşmeden itibaren ticari faizi ile davalıdan tahsilinini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; başka bir şirket ile anlaştıkları iddiasının gerçek olmadığını, davalı şirket yetkililerinin davacı yetkililerine telefonla durumu bildirdiklerini, hatta davacı şirket yetkililerinin görüşmede başka bir taşıma şirketiyle çalışma kararına itiraz etmeyip, hayırlısı olsun dediklerini, davacı bu sözleşmeden dolayı başka firmalar ile sözleşme yapamadığı için 6 servis aracının boşa çıktığını iddia etse de bunun hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacının sadece işçi-personel taşımacılığı değil aynı zamanda okul ve benzer diğer toplu taşımacılık işi de yaptığını,
bu şekilde alınmış özel plakalı araçların uzun süreli boş kalmayacağını, sözleşmede bu konuda bir cezai şart olmadığını, böyle bir zarar olsa basiretli tüccarın sözleşmeye cezai tazminat koyacağını, yetkili mahkemenin .................... (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu belirterek, haksız davanın reddini savunmuştur.
B-)MAHKEMENİN KARAR ÖZETİ: "Taraflar arasında 'personel taşıma hizmeti sözleşmesi' imzalandığı, davacı şirket tarafından davalıya 09/01/2024-10/01/2025 tarihleri arasında 1 yıllık personel taşıma hizmeti verilmesi konusunda anlaşma yapıldığı, ancak davacı şirket tarafından sözleşmedeki taşıma ediminin ifasına imkan tanınmaksızın davalı iş sahibi tarafından sözleşmenin tek taraflı olarak feshedildiği, bu hususta herhangi bir uyuşmazlığın bulunmadığı, tarafların kabulünde olduğu, fesih için herhangi bir haklı sebebin gösterilmediği, davacının ticari defterlerinin usul ve yasaya uygun olduğu,
davalı tarafın davacının defter kayıtlarına dayandığı, kendi defterlerinin incelenmesini talep etmediği, davacının defterlerinde sözleşmenin yapıldığı 2024 yılında davalı ile arasında borç-alacak doğuracak kayıtlara girmiş bir ticari ilişkinin bulunmadığı, davalının sözleşmeyi sona erdirmesi sebebiyle davalıya düzenlendiği bir
faturanın olmadığı, davacının personel servis taşımacılığı yapabileceği '.......' plaka serili aracının bulunmadığı, ancak daha önce personel taşıma hizmeti için piyasadan hizmet satın aldığı anlaşılmakla; dava konusu personel taşıma hizmeti sözleşmesinin davalı iş sahibi taşıtan tarafından haksız yere feshedilmesinden kaynaklı olarak davacının yoksun kalınan kar talebinde bulunabileceği, talebinde haklı olduğu kanaatine varılmış ve söz konusu talep hakkında davalı taraf daha önceden temerrüde düşürülmediğinden faizin başlangıç tarihi itibariyle davanın kısmen kabulü ile toplam 173.698,95 TL yoksun kalınan kârın.
100,00 TL'sinin dava tarihinden, 173.598,95 TL'sinin ıslah tarihi olan 23/12/2024 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair istemin reddine" karar verildiği görülmüştür. karar verildiği görülmüştür.
C-)İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ
Davalı vekilinin sunduğu istinaf dilekçesinde özetle; davacı Şirketin kendi bünyesinde personel servis taşımacılığı yapabileceği '..........' plaka serili aracı bulunmadığının 02/12/2024 tarihli bilirkişi heyet raporuyla tespit edildiğini, bu durumda davacı Şirketin davalı haricinde başka firmalarla sözleşme yapamadığından bahisle 6 servis aracının boşa çıktığı" iddiasının gerçeği yansıtmadığının ispatlandığını,
Davacı Şirketin sözleşmeyi yürütülebilecek '............' plaka serili aracı bulunmayıp herhangi bir alt yükleniciyle personel servis taşımacılığı yaptığı bir sözleşme de bulunmadığını, davacı Şirket eğer bir alt yüklenici sözleşmesi yapsaydı da alt taşımacılar ile faaliyetini yerine getirebilecek olup, bu durumda da kârının ciddi miktarını fiilen taşımayı yapacak alt taşıma şirketine vermesi gerektiği ve alt taşıma için herhangi bir sözleşme yapmadığı gözönünde bulundurulduğunda menfi zararının doğmadığının açık olduğunu,
Davacı Şirketin davaya konu taşıma sözleşmesini, fiili imkansızlık sebebiyle yerine getirmesinin imkansız olduğunun açık olduğundan, kararın kaldırılarak haksız davasının reddini talep etmiştir.
Davacı vekilinin sunduğu istinafa cevap dilekçesinde özetle; davalının iddialarında samimi olmadığını, davacı ve benzeri firmaların taşıma işini kendi arabaları ve arabacı diye tabir edilen alt firmalar ile birlikte yürüttüğünü davalının bildiğini, sadece taşıma işi yapan ve 2023 yılında 25.587.809,25 TL ciro beyan eden davacının, davalı firmanın işini yapmak için araçlarının bulunmadığı iddiasının mantıklı olmadığını, bilirkişinin davalının işi için davacı maliyetini 5.256.000 TL hesapladığını, 2024-2023 yılı enflasyon farkı da düştüğünde davalı büyüklüğünde en az 7-8 fabrikanın taşıma işini yaptığının görüleceğini,
davacı firma sahibi ............. adına 3 adet, davacı firma adına 5 adet aracın kayıtlı olduğunu, davacının davacının çoğunlukla hat sahiplerinden "hatlarını" kiralayıp kendi adına olan araçlara sözleşme doğrultusunda hat sahibi kişi adına noter sözleşmesi ile devrettiğini yada doğrudan hat ve aracı kiralayıp veya hat ve araç sahibine aldığı işi taşere ettiğini, bilirkişi raporunda davacının ticari defterlerini inceleyip bunu ortaya koyup örnek olması için bir fatura görselini de raporuna dercettiğini,
firmaların bu şekilde faaliyet göstermesinin sebebi ............... ................'nın bölgesellik ve güzergah uygulaması olduğunu belirterek, davalının istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.
D-)DELİLLER: ................. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 30/04/2025 T. .............. E. .............. K. sayılı hükmü ve tüm dosyası kapsamı.
E-)İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava; taşıma sözleşmesinin iş sahibi davalı şirketçe fiilen feshi nedeniyle, davacı yüklenicinin yoksun kaldığı kazanç kaybının tazmini talebine ilişkindir.
Öncelikle belirtmek gerekir ki, inceleme konusu karar başlığında; davacı şirketin, davalı şirketin ve davacı vekilinin adreslerinin yer almaması 6100 sayılı HMK'nın 297.maddesine aykırı ise de, mahallinde her zaman düzeltilmesi mümkün bulunduğundan bu eksiklik eleştirilmekle yetinilmiştir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355.madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Davacı taşıyıcı şirket, davalı iş sahibi şirket ile bir yıllık taşıma sözleşmesi yaptıkları halde davalının sebep göstermeden başka bir taşıyıcı şirket ile anlaştığını belirterek sözleşme yerine getirilseydi elde edeceği kârı; yani yoksun kaldığı kazancı talep etmiş, davalı ise telefonla durumu bildirdiklerini, davanın haksız olduğunu savunmuş, Mahkemece davanın kısmen kabulüne hükmedilmiş, hüküm davalı vekilince istinaf edilmiştir.
Davacı personel taşıyacak yüklenici Şirket ile davalı personeli iş sahibi şirketin 09/01/2024 ile 10/01/2025 dönemi için anlaştıkları, süre bitiminden bir öncesinde tarafların yazılı bildirimde bulunmadığı takdirde sözleşmenin aynı koşullarla bir yıl daha uzayacağı, yüklenicinin 6 adet servis aracıyla sözleşmede belirlenen güzergahlarda sabah ve akşam olmak üzere günce iki sefer taşıma hizmetini yapacağı, sözleşmenin süresinden önce sonlandırılmasına ilişkin bir düzenleme bulunmamaktadır.
Somut uyuşmazlıkta, sözleşmenin imza tarihi ve sözleşmenin hangi koşullarda feshedilebileceği konusunda hüküm bulunmamakla birlikte taraflar arasında 09/01/2024 ile 10/01/2025 tarihi arası 1 yıllık personel taşıma hizmet sözleşmesi akdedildiği, davacı taşımacı tarafından taşıma ediminin ifasına imkan tanınmadan davalı iş sahibi taşıtanın sözleşmeyi tek taraflı olarak feshettiği hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Uyuşmazlık, davalı taşıtanın sözleşmeyi feshi nedeniyle davacı taşımacının kazanç kaybını talep edip edemeyeceği ile miktarı hususundadır.
Davalı istinafında genel olarak davacı şirketin ........... plakalı araçları bulunmadığını, alt taşıyıcılarla yaptığı taşeron sözleşmesi de bulunmadığından zararı olmadığını ileri sürmüştür.
Taraflar sözleşmeyi imzaladıktan sonra davalı taşıtan şirketin telefonla tek taraflı olarak sözleşmeyi feshettiği, bu konuda bir sebep bildirmediği, her iki tarafın da ticari şirket olduğundan basiretli tacir gibi davranma yükümlülüğünde oldukları, Mahkemece alınan bilirkişi heyet raporuna itibar edilerek hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır.
Mahkemece alınan bilirkişi raporunda; iş sahibi taşıtanın haklı bir neden olmaksızın sözleşmeyi feshi halinde taşıyanın zararından sorumlu olacağı, sözleşmenin iş sahibi tarafından haklı bir neden olmaksızın feshi halindeki taşıyanın oluşacak müspet zararını talep edebileceği ancak menfi zararın talep edilemeyeceği, müspet zararın hesaplanmasında izlenmesi gereken kesinti yönteminin Yargıtay içtihatlarında "öncelikle işin yapılmayacağının anlaşıldığı tarihteki kalan iş bedeli bu tarih itibarı ile hesaplanarak,
bu bedelden kesinti yöntemine göre bulunacak, davacının işi tamamlayamaması nedeniyle yapmaktan kurtulduğu giderler ile başka bir iş yaparak kazandığı veya kazanmaktan bilerek kaçındığı yararlar düşülmek suretiyle yüklenicinin olumlu zararı kapsamındaki kâr kaybının bulunması için bilirkişi kurulundan rapor alınması gerekirken..." şeklinde açıklandığını, buna göre sözleşmenin feshinden itibaren 1 aylık kâr mahrumiyeti cinsinden müspet zararın 173.698,95 TL olacağı belirtilmiştir.
Buna göre; her ne kadar dosyadaki müzekkere cevaplarından davacı taşıyıcı yüklenici şirketin personel servisi hizmetini vereceği kendine ait .......... plakalı taşıtının bulunmadığı .............'nün yazısı ile sabit ise de davacının bu hizmeti taşeronlar üzerinden hizmet alarak sağlayabileceği, sözleşmeyi tek taraflı olarak TTK'nın 18/3 hükmüne aykırı olarak fesheden davalının bunu ileri sürmesinin TMK'nın 2.maddesindeki iyiniyet kuralına aykırı olduğu, bilirkişi raporunun denetime elverişli, oluşa ve içtihatlara uygun olduğu anlaşılmış olup, aksi yönlü davalı istinafı yerinde bulunmayıp, hükmün isabetli olduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-(b-1) bendi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, E. 2025/694, K. 2025/690, 11 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama