KÜNYE
T.C. Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 29 Aralık 2025
- Dosya no
- 2025/990
- Karar no
- 2025/1276
- Başkan
- —
- Üye
- —
- Üye
- —
- Katip
- —
- İncelenen kararın mahkemesi
- —
- Tarihi
- —
- Numarası
- —
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Davanın konusu
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 02/05/2024
- Karar tarihi
- —
- Karar yazım tarihi
- —
Karar Metni
1.589 kelime·8 dk okuma·7 bölüm
İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin davalı tarafın talebi üzerine 25 adet ahşap saksıyı imal ederek davalı tarafa teslim ettiğini, söz konusu satışa ilişkin faturanın e-fatura olarak düzenlendiğini, davalı şirket tarafından davacı şirkete herhangi bir ödeme yapılmadığını, davalıya ..........
Noterliğinden ........ tarih ....... yevmiye numaralı ihtarname keşide edildiğini, ödemenin yapılmasını talep ettiğini, buna rağmen davalı tarafından herhangi bir ödeme gerçekleştirilmediğini, bu nedenle davalı şirkete karşı yasal takip başlatıldığını, davalı tarafından söz konusu takibe itiraz edildiğini ve takibin durdurulduğunu, davalı şirket tarafından fatura alacağına dayalı olarak ...... İcra Dairesi ...../.....
Esas sayılı dosyasında yasal takip başlatıldığını ancak davalı şirketin söz konusu takibe itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, davanın konusu tacirler arasında bir miktar paranın ödenmesine ilişkin olduğundan ...... tarihinde arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, ancak davalı tarafın arabuluculuk görüşmesine katılmadığını, ....... tarihinde anlaşamama tutanağının düzenlendiğini ve bu davanın açılması zarureti doğduğunu beyanla davanın kabulüne ve neticesinde davalı itirazının iptaline ve davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ
İlk Derece Mahkemesi; " ... davacı tarafından davalıya faturaya konu edilenlerin teslimini ispatlanması gerekeceği, ispat yükü üzerinde olan davacı tarafça teslim olgusu usulünce ispatlanamadığı ....... formlarında da teslime dair bir durum söz konusu olmadığından, davacı tarafça yemin delili de hatırlatılmasına rağmen yemin deliline dayanmayacaklarını beyan etmeleri de dikkate alındığında ... " gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davalı tarafın ihtara rağmen ticari defterlerini ibraz etmediğini ve yargılama sürecine katılmadığını, dosya kapsamındaki bilirkişi raporunun iddialarını desteklediğini, HMK 222/3 maddesi uyarınca defterlerini sunmayan tarafın aleyhine karar verilmesi gerektiğini, yemin deliline başvurulmasının usul ekonomisine aykırılık teşkil edeceğini, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi’nin 2022/1712 E. ve 2025/411 K. sayılı ilamı ile Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 2020/3246 E. ve 2022/1017 K. sayılı kararlarının bu hususu doğruladığını, ........
Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ...../...... E. ve ...../....... K. sayılı ilamında yer alan ............ TL tutarlı örnekte olduğu gibi ticari defterlerin kesin delil sayılması gerektiğini, yerel mahkemenin teslimin ispatlanamadığı gerekçesiyle verdiği ret kararının yerinde olmadığını belirterek istinaf başvurusunun kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
...... Asliye Ticaret Mahkemesinin ....../..... Esas - ..../..... Karar sayılı dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, faturadan kaynaklı başlatılan takibe dair yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. İstinaf incelemesine konu karar başlığında; davacı vekilinin adresinin yazılmaması 6100 sayılı HMK'nın 297. maddesine aykırı ise de, bu eksiklik mahallinde her zaman düzeltilebileceğinden eleştirilmekle yetinilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2).
Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir.
Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4).
Ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır.
Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK'nın 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir.
Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir.
Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir.
Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır.
Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK 220/3. maddesi gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir.
Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'daki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır.
Ayrıca bu durum HMK 222/5’te taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılacağı şeklinde ifade edilmiştir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)'nun 21/2. Maddesine göre; bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır.
Fatura düzenlenebilmesi için taraflar arasında bir akdi ilişkinin bulunması gereklidir. Bunun yanı sıra fatura tacirler arasında ifaya yönelik bir ispat aracı kabul edilmekte ve faturada yer alması olağan sayılan malın cinsi veya yapılan işin adedi, türü ve bedeli gibi fatura mündericatından sayılan hususlar yönünden düzenleyen lehine, adına fatura düzenlenen aleyhine karine teşkil etmektedir. Ancak bu karinenin aksi elbetteki her türlü delil ile ispatlanabilir.
Tüm bu açıklamalar ışığında somut uyuşmazlıkta; yerel mahkemece davacı defterleri, e- fatura, Vergi dairesinden gelen yazı cevapları üzerinde yapılan inceleme dava konusu faturanın GİB kayıtlarında mevcut olup .... formunda beyan edilmemiş olsa da KDV beyannamesine konu edilmiş olduğunun belirtildiği, davalının kesin süreye rağmen ticari defterlerini mahkemeye sunmadığı anlaşılmakla davalıya teslim edildiklerinin davacı tarafından ispatlanamamış olması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi isabetsiz bulunmuştur.
Saptanan ve hukuksal durum karşısında; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden yasaya aykırı olduğu anlaşılmakla, istinaf kanun yolu başvurusunun kabulü ile.
6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber kanunun olaya uygulanmasında hata edildiği yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı anlaşılmakla kararın düzeltilmesi ile yeniden aşağıdaki şekilde esas hakkında karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, E. 2025/990, K. 2025/1276, 29 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama