KÜNYE
T.C. Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi T.C. Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 6 Kasım 2020
- Esas-Karar No
- 2020/997 - 2020/981
- Dosya no
- 2020/997
- Karar no
- 2020/981
- Başkan
- —
- Üye
- —
- Üye
- —
- Katip
- —
- İncelenen kararın mahkemesi
- TRABZON ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 13/02/2020
- Numarası
- 2018/710 - 2020/88 E.K.
- Davacı
- —
- Vekili
- Av.
- Davalılar
- 1-
Karar Metni
1.280 kelime·6 dk okuma·8 bölüm
2- VEKİLİ : Av. 3- 4- 5-
DAVANIN KONUSU
Rücuen Tazminat
KARAR TARİHİ : 06/11/2020
KARAR YAZIM TARİHİ : 10/11/2020
Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonucunda verilen karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı işçi .......’ün kurumları bünyesinde TMO Trabzon Şubesi Müdürlüğü’nde şoför olarak 16/07/2008-20/09/2017 tarihleri arasında çalıştığını, dava dışı işçinin emekli olması nedeniyle 9 yıl 2 ay 4 günlük hizmeti karşılığı 23.897,48 TL kıdem tazminatı ve 182,77 TL damga vergisi olmak üzere 24.080,25 TL'nin müvekkil tarafından ödendiğini, davacı ile şirketler arasında hizmet alım sözleşmeleri akdedilmiş olup,
bu sözleşmeler gereğince davalıların sözleşme konusu iş ile ilgili çalıştıracağı personele ilişkin sorumluluklarının tamamen yükleniciye ait olduğunu beyan ederek 23.897,48 TL’nin ödeme tarihi olan 06/11/2017 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte 182,77 TL damga vergisinin davalılardan sorumlu oldukları miktarlar kadar rücuan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı ............ ve ...... Şti. cevap dilekçelerinde özetle; davacı kurumun bizzat asıl işveren olarak işçisine ödediği tazminatları rücuen talep etmesinin hukuka aykırı olduğunu, dava dışı işçinin şirketlerinde sınırlı süre ile çalıştığını beyan ederek davanın reddini istemişlerdir.
Davalı ...... Şti. ve ....... Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dışı işçinin müvekkili şirketler bünyesinde belirli bir süre çalıştığını beyan ederek davanın reddini istemiştir.
Davalı ....... Şti. ve ........ Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin işçinin çalıştığı sürenin sonundan itibaren 2 yıl süre ile sorumlu tutulabileceğini, talep edilen tazminattan davalı müvekkilinin sorumlu olmadığını beyan ederek davanın reddini istemiştir.
Davalı ........ Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ile müvekkili şirket arasındaki hizmet alım sözleşmelerinde ve ilgili şartnamelerde kıdem tazminatından doğan sorumluluğun müvekkile ait olduğu yönünde hüküm olmadığını beyan ederek davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; "Davanın kısmen kabül kısmen reddi ile; 1.869,01 TL'si davalı ....... Ltd. Şti.'den, 4.075,87 TL'si davalı ......'dan, 808,71 TL'si davalı ...... Şti.'den, 2.372,21 TL'si davalılar ......... Şti. ve ....... Şti.'den müşterek ve müteselsilen, 862,62 TL'si davalı ......... Şti.'den, 970,45 TL'si Davalı ....... Ltd. Şti.'den, 107,83 TL'si davalı ........ Şti.'den, 215,66 TL'si davalılar ....... Şti. İle .......... Şti.'den müşterek ve müteselsilen, 751,20 TL'si .......... A.Ş.'den ve 287,54 TL'si davalı ....... A.Ş.'den olmak üzere toplam 12.321,08 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizle birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine" dair karar verildiği anlaşılmıştır.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece davalıların %50 sorumlu tutulmasının hakkaniyete aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :
Dava, hizmet alım sözleşmesinden kaynaklı rücuen tazminat istemine ilişkindir.
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
Davacının, dava dışı işçiye ödenen alacak ve tazminatların yüklenici olan davalılara rücu edilmesini talep ettiği, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verildiği, karara karşı davacı vekilinin istinaf yoluna başvurduğu sabittir.
Davacı istinaf sebebi olarak sözleşme gereğince tüm sorumluluğun davalılarda olduğunu ileri sürmüştür.
Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir. İş aktinin yüklenici ile işçi arasında yapıldığı hususu ihtilaflı değildir.
SGK kayıtları da bu hususu doğrulamaktadır. Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur. İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu’na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir.
İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir.
Hizmet alım ihaleleri aynı yüklenici tarafından alındığı gibi, değişik yükleniciler tarafından da alınabilmektedir. Bu halde işyeri devri suretiyle işçiler yeni yükleniciye devredildiği için hizmet akitleri kesintiye uğramadan devam etmekte ve işçilik alacakları da bu doğrultuda hesaplanmaktadır.
İşçiye ödenen kıdem tazminatı iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup bu kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar.
İşveren tarafından bu ödemelerin feri mahiyetinde yapılan ödemeler de yüklenicilerden tahsil edilebilecektir.
Sözleşmede rücu ve sorumluluk oranları ile ilgili özel bir hüküm bulunmadığı takdirde işçilik alacak ve tazminatlarının tamamından yükleniciler sorumludur (Yargıtay 23.HD 2017/732 E, 2020/2372 K; 2019/952 E, 2020/2536 K; 2019/1417 E, 2020/2515 K; 2019/782 E, 2020/1037 K).
Bu durumda eldeki dosyadaki belgeler ve taraflar arasındaki sözleşme hükümleri yukarıda belirlenen ilkeler çerçevesinde değerlendirildiğinde davalı yüklenicilerin tüm işçilik alacak ve tazminatlarından sorumlu olması gerektiği anlaşılmıştır.
Yapılan değerlendirmeler neticesinde davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görüldüğünden istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-b-2 hükmü gereğince kararın kaldırılmasına, yeniden yargılama gerektirmediğinden davanın kısmen kabulüne dair aşağıda belirtilen şekilde yeniden karar verilmiştir.
. · Başkan . · e-imzalı Üye · e-imzalı Üye · e-imzalı Katip · e-imzalı
Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, E. 2020/997, K. 2020/981, 6 Kasım 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama