KÜNYE
T.C. Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi T.C. Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 23 Mayıs 2023
- Esas-Karar No
- 2022/1552 - 2023/970
- Dosya no
- 2022/1552
- Karar no
- 2023/970
- Başkan
- —
- Üye
- —
- Üye
- —
- Katip
- —
- İncelenen kararın mahkemesi
- TRABZON ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 31/03/2022
- Numarası
- 2021/302 - 2022/396 E.K.
- Davacılar
- 1-
Karar Metni
2.975 kelime·15 dk okuma·9 bölüm
2- 3 4- 5- 6- 7 8- 9- 10- 11- VEKİLİ : Av
DAVALILAR : 1 -
VEKİLİ : Av. : 2 VEKİLİ : Av. : 3 - VEKİLİ : Av.
İHBAR OLUNAN
VEKİLİ : Av. DAVANIN KONUSU : Tazminat
KARAR TARİHİ : 23/05/2023
KARAR YAZIM TARİHİ : 23/05/2023
Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonucunda verilen karara karşı davacı vekili ile davalılar vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle. Müvekkillerinden .........'ın eşi; ......, ............. ve ........'un babası; ......... ve ........'ın oğlu, ..........., .........., ........... ve .........'nın kardeşi olan müteveffa ........'ın 11/12/2020 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucunda tedavi gördüğü hastanede 24/12/2020 tarihinde vefat ettiğini, dava konusu kazanın davalılardan .........sevk ve idaresinde olan .... Tic.
A.Ş.'ne ait ...... plakalı aracın ........plakalı araç ile çarpışması sonucu meydana geldiğini, davalılardan .........
A.Ş.'nin, kazaya karışan ...... plakalı aracın zorunlu trafik sigorta poliçesini düzenleyen sigorta şirketi olduğunu, dava konusu kazanın meydana gelmesinde müteveffa ........'ın hiçbir kusurunun bulunmadığını, müteveffa ......'ın ....... plakalı aracın içerisinde yolcu olarak bulunduğunu, Trabzon Cumhuriyet Başsavcılığı'na ait dosyadan bilirkişi raporunda kusurlu olarak davalı ......'nun gösterildiğini, müteveffanın vefatından dolayı müteveffanın annesi, babası, eşi ve çocuklarının destekten yoksun kaldıklarını, müteveffanın annesi, babası, eşi, çocukları ve kardeşlerinin acı ve ızdırap içinde bulunduklarını,
dava açmadan önce davalı sigorta şirketine müracaat edildiğini, davalı sigorta şirketinin maddi tazminata karşılık olarak 161.220,66 TL ödeme yaptığını, zorunlu dava şartı olan arabuluculuk başvurusunu yaptıklarını, anlaşılamadığını, bu nedenle dava açmak zorunda kaldıklarını, müvekkillleri ...... için 100,00 TL,
........ için 100,00 TL ve ....... için de 100,00 TL olmak üzere toplam 300,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen (davalılardan sigorta şirketi yönünden poliçede belirtilen miktarla sınırlı kalmak kaydıyla) alınarak payları oranında müvekkil davacılara verilmesine, müvekkillerinden ......... için 100.000,00 TL, ..... ve .... için 75.000,00'er TL; ............ ve ....... için 50.000,00'er TL; diğer müvekkilleri ........
25.000,00'er TL olmak üzere toplam 550.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan ..... ve .......t. San. ve Tic. A.Ş.'den alınarak müvekkillerine verilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava ettikleri görülmüştür.
CEVAP
Davalı .....Yat. San. ve Tic. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle.
Davalı ......... idaresindeki müvekkili şirkete ait ....... plakalı araç ile müteveffanın içinde bulunduğu .......plakalı aracın çarpışması sonucunda dava konusu trafik kazasının meydana geldiğini, dava dışı .......ın vefat ettiğini, dava konusu kazanın meydana gelmesinde müvekkili şirketin hiç bir kusurunun olmadığını, müvekkili şirkete kayıtlı aracın trafik kurallarına uygun bir şekilde seyir halinde olduğu bir sırada meydana gelen kazada tüm kusurun ....... plakalı araç sürücüsünde olduğunu,
dava konusu kaza tarihinde müteveffanın herhangi bir işinin ve gelirinin olmadığı ve dolayısıyla davacılara bir destekte bulunmasının sözkonusu olmadığını, Mahkememiz tarafından destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmesine karar verilirse trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı ödeyecek olanın, öncelikle trafik sigortası ve akabinde kasko sigortası şirketi olması gerektiğini, destekten yoksun kalma tazminatının zorunlu trafik sigorta teminatı kapsamında davalı sigorta şirketi tarafından ödendiğini, müvekkilinin bu zarardan sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını,
müvekkili şirket adına kayıtlı aracın ihbar olunan .......sigorta A.Ş. tarafından tanzim edilen 10/01/2020 başlangıç ve 10/01/2021 bitiş tarihli 31861741 poliçe numarası ile genişletilmiş kasko filo sigorta poliçesi ile sigortalandığını, müvekkiline izafe edilen dava ile sonuç zarar/ölüm arasında bir illiyet bağı bulunmadığını, Mahkememiz tarafından illiyet bağının olduğu düşünülürse, talep edilen tazminatın genişletilmiş kasko sigorta poliçesi gereğince sigorta poliçesi teminatı kapsamında olması sebebiyle davanın söz konusu poliçeyi tanzim eden ......
Sigorta A.Ş.'ye ihbar edilmesi gerektiğini, talep edilen manevi tazminat isteminin fahiş bir miktar olduğunu, manevi tazminatın amacının davalıya ceza vermek olmadığını, davacıların iddialarının yasal dayanaktan yoksun, somut bir delile dayanmayan ve tamamen soyut iddialardan ibaret olduğunu, davanın kasko sigorta poliçesini düzenleyen ....... Sigorta A.Ş.’ye ihbarına, davanın reddine, yargılama giderleri ve davacılara yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
Davalı .......... vekili cevap dilekçesinde özetle.
Kazanın dava dilekçesinde belirtilen biçimde gerçekleşmediğini, müvekkil kullanımında olan ....... plakalı araç ile seyir halinde iken dava dışı ...... isimli şahsın kullanımında olan ..... plakalı minibüsün yolcu indirme-bindirmenin yasak olduğu yerde herhangi bir sinyal işareti vermeden yada dörtlülerini yakmadan yolcu indirmek amacıyla ani şekilde durmasına bağlı olarak kaza meydana geldiğini, kusurun bütünüyle ......plakalı aracın sürücüsünde olduğunu, kişilerin kusurları nedeniyle tazmin etmekle yükümlü olduğu zararın, zarar-kusur ilişkisine bağlı olduğunu, zararların kişilerin kusurları nispetinde karşılanmak durumunda olduğunu,
dava konusu kaza tarihinde müteveffanın herhangi bir işinin ve gelirinin olmadığını, davacılara bir destekte bulunmasının sözkonusu olmadığını, Mahkememiz tarafından destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmesine karar verilirse dava konusu kaza nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı ödeyecek olanın, öncelikle trafik sigortası ve akabinde kasko sigortası şirketlerinin olması gerektiğini, destekten yoksun kalma tazminatının zorunlu trafik sigorta teminatı kapsamında davalı sigorta şirketi tarafından ödendiğini, müvekkilinin oluşan bu zarardan sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını,
müvekkilinin kullanımda olan diğer davalı şirket adına kayıtlı 55 ARJ 36 plakalı aracın .......
A.Ş. tarafından tanzim edilen 10/01/2020 başlangıç ve 10/01/2021 bitiş tarihli 31861741 poliçe numarası ile genişletilmiş kasko filo sigorta poliçesi ile sigortalandığını, müvekkiline izafe edilen dava ile sonuç zarar/ölüm arasında bir illiyet bağı bulunmadığını, Mahkememiz tarafından bir an için bu illiyet bağının olduğu düşünülürse, talep edilen tazminatın genişletilmiş kasko sigorta poliçesi gereğince sigorta poliçesi teminatı kapsamında olması sebebiyle davanın söz konusu poliçeyi tanzim eden ......
Sigorta A.Ş.'ye ihbar edilmesini, davacıların manevi tazminat isteminin fahiş bir miktar olduğunu, Manevi tazminatın amacı davalıya ceza vermek olmadığını, davacı tarafın sunmuş olduğu dava dilekçesinde, iddia etmiş olduğu hususların, yasal dayanaktan yoksun, somut bir delile dayanmayan ve tamamen soyut iddialardan ibaret olduğunu, bu davanın kasko sigorta poliçesini düzenleyen ...... A.Ş.’ye ihbarına, davanın reddine karar verilmesini talep ettikleri görülmüştür.
Davalı .......Sigorta A.Ş. Tarafından cevap dilekçesi sunulmadığı, duruşmalara da katılmadığı anlaşılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece iddia, savunma ve dosya kapsamına göre. "11/12/2020 tarihinde, davalılardan ......Sigorta A.Ş. nezdinde ZMMS poliçesi ile sigortalı olup, davalılardan ......ve idaresinde olan ..........ne ait ....... plakalı aracın, davacıların murisi ve desteği olan müteveffa .........'ın içerisinde yolcu olarak bulunduğu, .... plakalı araç (ücretli yolcu taşıyan dolmuş) ile çarpışması sonucu dava konusu trafik kazsının meydana geldiği,
bu kaza sonucunda davacıların muris ve destekleri olan .......IN tedavi gördüğü hastanede 24/12/2020 tarihinde vefat ettiği, dava konusu kazanın oluşumunda asli ve tek kusurlu (%100 oranda kusurlu) tarafın davalılardan ............ olduğunun Trabzon 2. Ağır Ceza Mahkemesine ait 2021/119 Esas sayılı dosya içerisinde yer alan Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin 02/03/2021 tarihli kusur durumu raporundan anlaşıldığı,
destekten yoksun kalma tazminatı talebinde bulunan davacıların dava konusu trafik kazası sebebi ile zarar 3. kişi konumunda bulundukları ve bu nedenle tazminatlarından herhangi bir kusur indirimi yapılmaması gerektiği,
aktüer bilirkişi tarafından raporunda müteveffanın geliri 3 farklı miktarlarda kabul edilerek 3 alternatif tazminat hesabı yapılmış ise de Mahkememizce yapılan 11/11/2021 tarihli celsede lüzumuna binaen davacı vekilinden sorulduğunda davacı vekilince tazminat hesabının asgari ücret üzerinden hesaplanmasının istenilmiş olması sebebi ile desteğin gelirini asgari ücret olarak baz alan 1 numaralı alternatifteki tazminat miktarlarının hükme esas alınması gerektiği, bu doğrultuda davalı sigorta şirketince yapılan kısmi ödeme ve poliçe limitleri de dikkate alındığında davacı ...... için 444.010,60 TL (davalı sigorta şirketi yönünden 223.797,64 TL),
davacı ..... için 40.802,65 TL (Davalı sigorta şirketi yönünden 20.566,03 TL) ve davacı ....... için 8.760,62 TL (davalı sigorta şirketi yönünden 4.415,67 TL) olmak üzere toplam 493.573,86 TL (davalı sigorta şirketi yönünden toplam 248.779,34 TL) destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmesi gerektiği, temerrüt tarihinin davalı sürücü ve işleten yönünden kaza tarihi olmakla birlikte davalı sigorta şirketi yönünden ise 30/12/2020 hasar ihbar tarihinin 8 iş günü sonrası olan 13/01/2021 tarihi olduğu,
manevi tazminat davası yönünden ise dava konusu trafik kazsı sebebi ile davacılardan .......'ın eşini, ......., ...... ve ......n babalarını, ........'ın oğullarını, ......... ve ....'nın ise kardeşlerini kaybetmiş olmaları sebebi ile acı ve ıstırap yaşadıkları, bu nedenle yaşadıkları manevi acının kusurlu araç sürücüsü ve işleteni tarafından tazmin edilmesi gerektiği, dava konusu kazanın yaşandığı tarihteki paranın alım gücü, olayın vahameti, tarafların sosyal ve ekonomik durumları dikkate alındığında davacı eş .. için 40.000,00 TL, davacı çocuklar ........... ve ... için 25.000,00 TL'şer,
davacı .... ile davacı baba ..... için 20.000,00 TL'şer, davacı kardeşler .....için ise 10.000,00 TL'şer olmak üzere toplam 205.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesinin hakkaniyetli olduğuna" karar verildiği anlaşılmıştır.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, maddi tazminata yönelik olarak alınan raporun hatalı olduğunu, hükmedilen manevi tazminat tutarının düşük olduğunu, müteveffanın hiç bir kusurunun bulunmadığını, davacı sayısının fazlalığının manevi tazminat tutarını etkileyemeyeceğini, yaşanan acı karşısında hükmedilen miktarın düşük olduğunu, reddedilen miktar üzerinden hükmedilen vekalet ücretinin hatalı olduğunu, tüm bu nedenlerle istinaf başvurularının kabulü ile mahkemece verilmiş olan kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
Davalı ...... Mad. Tic. A.Ş.
Vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, verilen kararın eksik inceleme ve hatalı değerlendirme sonucunda verildiğin, hükme esas alınan raporun ceza dosyası için düzenlendiğini, bu raporun hukuk yargılamasına esas alınamayacağını, yerel mahkemece kusura yönelik hiç bir rapor aldırılmadığını, müvekkili şirket çalışanının hiç bir kusurunun bulunmadığını, müteveffanın sağ olduğu dönemle destek alındığının hesaplanması gerektiğini, hükmedilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu, tarafların sosyo-ekonomik durumlarının belirlenmesi için yeterli tespitin yapılmadığını,
tüm bu nedenlerle istinaf başvurularının kabulü ile mahkemece verilmiş olan kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
Davalı.......A.Ş. Vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkili şirket tarafından davacı tarafa ödeme yapıldığını, Yargıtay'ın kabul ettiği hesaplama yönteminin yerine getirildiğini, müvekkili şirket aleyhine kurulan hükmün hatalı olduğunu, mahkemece kusur raporu aldırılmadığını, hatalı rapor ile hükme gidildiğini, zararın tespiti için davacı tarafından elde edilen kazanımların belirlenmesi ve müvekkili şirket aleyhe hüküm kurulacak olması halinde bu kazanımların belirlenecek tazminattan indirilmesi gerektiğini, ceza dosyasının bekletici mesele yapılması gerektiğini, tüm bu nedenlerle istinaf başvurularının kabulü ile mahkemece verilmiş olan kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
Davalı ....... vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, beyan ve itirazlarının dikkate alınmayarak eksik inceleme ve hatalı değerlendirme neticesinde karar verildiğini, olayın gerçekleşmesinde kazaya karışan dolmuş sürücüsünün olay ile müvekkili arasındaki nedensellik bağını kesecek nitelikte ağır kusurunun bulunduğunu, bu sebeple müvekkil ile gerçekleşen sonuç arasında uygun illiyet bağından söz edilemeyeceğini, kazanın gerçekleşmesinin nedeninin müvekkilinin eyleminden ziyade dolmuş sürücüsünün trafik kurallarına aykırı olarak gerçekleşen eylemleri neticesinde olduğunu,
kaza tarihinde müteveffanın harhangi bir gelirinin bulunmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, bu rapora göre hüküm kurulmasının eksik inceleme ve hatalı değerlendirme neticesinde oluştuğunu, bilirkişi raporuna itirazlarının değerlendirilmediğini, yerel mahkemece kusur raporu aldırılmadığını, tüm bu nedenlerle istinaf başvurularının kabulü ile mahkemece verilmiş olan kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
I)Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlara, yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle; hükme esas alınan kusur raporunun olaya ve oluşa uygun olmasına, bilirkişice tazminat hesabının TRH 2010 tablosuna ve prograsif rant yöntemine göre yapılmasının Yargıtay içtihatlarına uygun görülmesine, davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin %50 kusur esasına göre yapıldığı anlaşıldığından ödeme tarihi itibariyle yapılan ödemenin yeterli olmadığının anlaşılmasına, SGK tarafından rücuya tabi bir ödeme yapılmadığının anlaşılmasına göre davacı ve davalı vekillerinin aşağıdaki bendin dışında kalan istinaf talepleri yerinde görülmemiştir.
II)Ayrıca, 6098 Sayılı TBK'nın 53. ve 54. maddelerinde ölüm ve bedensel zararlar halinde istenebilecek maddi tazminatlar, aynı kanunun 56/2. fıkrası gereğince ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenebileceği hüküm altına alınmıştır.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 56. maddesi hükmüne göre " Hakim bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda olayın özelliklerini göz önünde tutarak zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. " Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir." hükmü yer almaktadır.
Hakimin özel halleri göz önünde tutarak, manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği tutar adalete uygun olmalıdır. Bu para tutarı, aslında ne tazminat ne de cezadır. Çünkü mamelek hukukuna dair zararın karşılanmasını amaç edinmediği gibi, kusurlu olana yalnız hukukun ihlalinden dolayı yapılan bir kötülük de değildir. Aksine, zarara uğrayanda bir huzur duygusu uyandırmayı, aynı zamanda ruhi ızdırabın dindirilmesini amaç edindiğinden, tazminata benzer bir fonksiyonuda vardır. O halde bu tazminatın sınırı, onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.
Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. (HGK 23/06/2004, 13/291-370)
Bu ilkeler çerçevesinde mahkemesince hükmedilen manevi tazminatın, tarafların ekonomik durumu, paranın satın alma gücü, davacıların desteğinin yolcu konumunda olması, olay tarihi vs. hususlar nazara alındığında davacı eş ve çocuklar için hükmedilen manevi tazminatın bir miktar düşük kaldığı anlaşılmıştır. Dairemizce bu ilkeler dikkate alınarak yapılan değerlendirmede davacı eş için 70.000,00 TL, davalı çocuklar ...... için ayrı ayrı 40.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesinin hakkaniyete uygun olacağı sonucuna varılmıştır.
Tüm bu nedenlerle taraf vekillerinin istinaf başvurularının; davalılar yönünden istinaf başvurusunun HMK'nun 353/(1)-b-1 maddesi gereğince esastan reddine, davacı taraf yönünden istinaf başvurusunun kabulü ile yapılan yanlışlığın yeniden yargılamayı gerektirmediği anlaşıldığından mahkemesince verilen kararın HMK'nun 353/(1)-b-2 maddesi uyarınca kaldırılmasına, kaldırılan karar yerine geçmek üzere yeniden esasa ilişkin hüküm tesisine karar verilmiştir.
Başkan- Üye- Üye- Katip- · E-imzalı E-imzalı E-imzalı E-imzalı
Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/1552, K. 2023/970, 23 Mayıs 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama