KÜNYE
T.C. Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 27 Nisan 2023
- Dosya no
- 2022/1761
- Karar no
- 2023/783
- Başkan
- —
- Üye
- —
- Üye
- —
- Katip
- —
- İncelenen kararın mahkemesi
- TRABZON ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 16/06/2022
- Numarası
- 2021/439 - 2022/522 E.K.
- Davacı
- —
- Vekili
- Av.
- Davalı
- 1
- Davalı
- 2 -
- Vekili
- Av
- Davanın konusu
- İtirazın İptali
- Karar yazım tarihi
- 08/05/2023
Karar Metni
1.680 kelime·8 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonucunda verilen karara karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalılar ....... Ltd. Şti ve ...............
Şti tarafından gerçekleştirilen kazı çalışmaları sırasında davalıların özensiz, habersiz, düzensiz ve dikkatsiz çalışmaları sebebiyle yeraltı ve kablo güzergahlarına hasar verdiklerini, Trabzon İlinde birçok lokasyonda çalışma yapan dadvalı şirketlerin çalışmalarını yaparken kendilerinden beklenen özen ve dikkati göstermediklerini ve müvekkili şirketin yeraltı şebekesine ve kablo güzergahlarına bir çok yerde hasar verdiklerini, meydana gelen hasarlar nedeniyle Çarşı Mahallesi, Kahramanmaraş Cad.
Tabakhane Sokakta 26/12/2020 tarihinde yaptıkları çalışmalarda 1.607,39.-TL, 29/12/2020 tarihinde yaptıkları çalışmalarda 2.554,70.-TL, 08/01/2021 tarihinde yaptıkları çalışmalarda 5.264,48.-TL tutarında, yine Kanuni Mahallesi, Horon Caddesinde 16/01/2021 tarihinde yaptıkları çalışmalarda 4.222,66.-TL tutarında olmak üzere davalı şirketlerin toplam 13.649,23.-TL hasar zararının oluştuğunu, hasarların akabinde şirket yetkilileri ile yapılan şifahi görüşmelere ve müvekkili şirketin tüm iyi niyetli yaklaşımlarına rağmen zararı tazmin hususunda taraflarına olumsuz yaklaştıklarını,
bu nedenle hasarı tazmin etmek için davalı şirketler aleyhinde Trabzon İcra Dairesinin 2021/2039 esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı şirketlerin alacaklarını sürüncemede bırakmak için icra takip dosyasında, borca, faize, faiz oranına ve ferilerine yetki itirazında bulunduklarını, hasarların meydana geldiği yerin Trabzon İlinde olması sebebiyle yetki itirazlarının yasal dayanaktan yoksun olduğunu, tüm bu sebeplerle fazlaya ilişkin hak,
talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla davdalı-borçluların haksız ve kötü niyetli olarak icra takibine yaptıkları itiraz nedeniyle takibin durdurulduğundan öncelikle itirazın iptali ile takibin devamına, davalıların haksız ve kötüniyetli olarak alacağa itiraz ettiklerinden %40 icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı şirketlere yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep ettikleri görülmüştür.
CEVAP
Davalı ........... Şti vekili cevap dilekçesinde özetle. Müvekkili şirketin, 05/02/2020 tarihli Ortaklık Sözleşmesi ile .............. Şirketi ile ..............Ortaklığını kurduğunu, ortaklığın, T.C.
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Avrupa Birliği ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü ile 26/02/2020 tarihinde "Trabzon İçmesuyu Temin Sistemi İnşaatı"na ilişkin sözleşme imzaladığını, bölgede faaliyetlerine başladığını, ortaklığın, bölgede çalışma ve faaliyetlerini sürdürürken ..........müvekkili şirkete 27/11/2020 tarihli TT.50171540 575.11 138522 sayılı ihbarname göndererek,
yeraltı ve kablo güzergahlarında oluşan 39.633,00 TL hasar bedelinin ödenmesini talep ettiğini, müvekkili şirket tarafından yazıya cevap verildiğini, bölgede yapılan çalışmaların kontrol teşkilatının nezaretinde teknik şartlara uygun şekilde yürütüldüğünü, kontrol teşkilatı tarafından da bölgede hasar olduğuna dair herhangi bir tespit yapılmadığını, hatlarda zaman içerisinde kullanımdan veya başka sebeplerden meydana gelen hasarların müvekkili şirkete yüklenmeye çalışıldığını, talep edilen hasar bedeline itiraz ettiklerini, müvekkili şirketin sebebiyet verdiği hiçbir hasarın olmadığını, buna rağmen .........A.Ş.'nin,
müvekkili şirket aleyhine, Trabzon Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/153 Esas sayılı dosyayla 60.969,00 TL talepli. 2021/258 Esas sayılı dosyasıyla ise 26.681,17 TL talepli alacak davalarını açtığını, söz konusu dava dosyaları devam ederken........
A.Ş.'nin, bu kez, müvekkili şirket aleyhine Trabzon İcra Müdürlüğünün 2021/2039 Esas sayılı dosyasıyla icra takibi başlattığını, ortaklığın, 04/02/2021 tarihinde, icra takibine itiraz ettiğini, icra takibinin durduğunu, müvekkili şirketin, ..................
A.Ş.'ye herhangi bir borcu bulunmadığını, davanın görevsiz Mahkemede açıldığını, davanın Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmesi gerektiğini, müvekkili şirketin ihale veren idarenin refakatçisi eşliğinde gerçekleştirmekte olduğunu, müvekkili şirket tarafından usulü aykırılıkların, sürekli olarak ..............
A.Ş.'ye bildirildiğini, herhangi bir zararın oluşmaması için önlem alınmasının istendiğini, davacı şirketin gerekli önlemleri alması için yardımda bulunduğunu, süreci hızlandırmaya çalıştığını, davacı şirketin, devamlı uyarılmış olmasına rağmen, gerekli özeni göstermediğini, davacı şirketin tek taraflı olarak düzenlediği tutanaklara itibar edilmesinin mümkün olmadığını, müvekkili şirketin çalışma yaptığı bölgenin, sadece müvekkili şirkete tahsis edilmediğini söz konusu bölgeyi müvekkili şirket dışında başka firmalarında kullandığını, davacı şirketin işçiliğe ilişkin masraflarının müvekkili şirketten talep etmesinin hukuka aykırı olduğunu,
zarar görenin çalıştırdığı işçilerine ve araç yakıt giderlerine ilişkin masrafları genel idare giderlerinden olduğundan, bu kalemlerin zarar kapsamına dahil edilmelerinin mümkün olmadığının, zarara uğradığını iddia eden davacının, haksız fiil gerçekleşmeseydi dahi bu giderlerden sorumlu olacağını, faiz oranını kabul etmediklerini, davacı tarafın, icra inkâr tazminatı istemine de itiraz ettiklerini, davanın reddini talep ettiği görülmüştür.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; " Davalı şirketler arasında yapılan, 05/02/2020 tarihli Ortaklık Sözleşmesi ile (adi ortaklık) İş Ortaklığının kurulduğu, bu adi iş ortaklığının, dava dışı T.C.
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Avrupa Birliği ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü ile 26/02/2020 tarihinde "Trabzon İçmesuyu Temin Sistemi İnşaatı"na ilişkin eser sözleşmesi imzaladığı, belirtilen sözleşmenin ifası için çalışma yürüten davalı şirketlerin oluşturduğu adi ortaklığın yaptığı kazılar sırasında davacıya ait yer altı kablolarına ve alt yapılarına zarar verdiği,
davacı şirket tarafından zararın tazmini için davalı şirketle aleyhinde Trabzon İcra Müdürlüğünün 2021/2039 esas sayılı takip dosyası kapsamında takip başlattığı ve davalıların dava konusu bu takibe itirazları üzerine takibin durması karşısında görülmekte olan davayı açtıkları, dosyaya sunulan bilirkişi raporundan da anlaşıldığı gibi dava konusu zararın meydana gelmesine davalı şirketlerin kusurlu davranışlarının neden olduğu ve zarar miktarının takip dosyasında talep edilen miktar ile uyumlu olduğu,
bu nedenlerle Trabzon İcra Müdürlüğünün 2021/2039 esas sayılı takip dosyası kapsamında davalılar tarafından yapılan itirazların iptali gerektiği dinlenen tanık beyanları, tarafların iddia ve savunmaları, alınan bilirkişi heyeti raporu, davalı şirketlerin oluşturduğu adi ortaklık ile dava dışı T.C.
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Avrupa Birliği ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü arasında 26/02/2020 tarihinde yapılan "Trabzon İçmesuyu Temin Sistemi İnşaatı"na ilişkin eser sözleşmesi ve tüm dosya kapsamından anlaşılmıştır.
Değinilmesi gereken bir diğer husus ise davacının icra inkar tazminatı talebidir. Yerleşik Yargıtay kararlarında da belirtildiği üzere icra inkar tazminatının şartlarından birisi takip konusu alacağın likit olması yani belirli veya borçlu tarafından net bir şekilde belirlenebilir olmasıdır. Somut olayımız ise davalı şirketle tarafından yapılan haksız fiilden kaynaklı zarar miktarına yönelik olup, zarar miktarının tespiti yargılamayı gerektirdiğinden alacağın likit olmadığı ortadadır. Bu nedenle davacının icra inkar tazminatı talebinin reddi gerekmiştir" gerekçesiyle,
Davanın KABULÜ ile; Trabzon İcra Müdürlüğünün 2021/2039 esas sayılı takip dosyası kapsamında davalılar tarafından yapılan itirazın ayrı ayrı İPTALİ ile takibin DEVAMINA,
Dava konusu alacağın likit olmayıp miktarının tespiti yargılamayı gerektirdiğinden davacı vekilinin icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporlarına ve dilekçelerinde yer alan beyanlarına itibar edilmediğini, eksik inceleme neticesinde hüküm kurulduğunu, müvekkili şirketin tüm çalışmalarının mevzuata uygun olarak yerine getirdiğini, ........'un gerekli önlemleri almayarak hasarlara kendi kusuruyla sebep olduğunu, taraflarınca bir çok kez uyarılmalarına rağmen ....... tarafından bu uyarılara itibar edilmediğini, ...... tarafından tek taraflı olarak tutulan tutanağın kabulünün mümkün olmadığını, işçilik adı altında alacak talep edilemeyeceğini,
kabul edilen faiz miktarının fahiş olduğunu, bu nedenlerle istinaf başvurularının kabulü ile mahkemece verilmiş olan kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :
Dava, haksız fiilden kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
Zararın meydana gelmesinde veya artmasında mağdurun da kusurunun bulunması halinde sözkonusu olan müterafik kusur, Borçlar Kanunu'nun 52. maddesinde düzenlenmiştir. Mağdurun kusurunun, zararın meydana gelmesinde başlıca etken olması halinde zarar verenin sorumluluğunun kalkması sözkonusu olabileceği gibi belirlenen kusura göre zarar ve ziyandan indirim yapılması da gerekebilecektir.
Somut uyuşmazlıkta davaya konu zararın davacıların dikkatsiz ve özensiz yapılan kazı çalışması sonucu oluştuğu tartışmasızdır. Zira hükme esas alınan bilirkişi raporundan da anlaşıldığı üzere davacı şirketin yapmış olduğu alt yapı güzergahının menhol kapaklarının yer üstünde gözle görünür şekilde bulunduğu buna rağmen davacı tarafın dikkatsiz olarak yaptığı kazı çalışması sonucu zararın gerçekleştiği anlaşılmaktadır. Diğer yandan davacı yana ait alt yapı tesisatının ise yeterli derinlikte bulunmadığı tespit edilmiştir. Bu durum davacı yan açısından zararın oluşması bakımından müterafik kusur oluşturduğu, davacı tarafından yapılan alt yapının mühendislik kurallarına riayet edilmeksizin yapılmış olması zararın artmasına sebebiyet vereceği kanaatine varılmıştır.
Dairemizce TBK'nun 51 ve 52. maddeleri uyarınca yapılan değerlendirme neticesinde davacının kusur oranının % 20 olarak belirlenmesinin somut olaya ve hakkaniyete uygun olduğu değerlendirilmiştir.
O halde mahkemece davacının müterafik kusuru da gözetilerek buna uygun şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesi yerine yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden davalı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun kabulü ile mahkemece verilen kararın HMK'nun 353/(1)-b-2. maddesi uyarınca kaldırılmasına, yerine esasa ilişkin yeniden hüküm tesisine dair aşağıda belirtilen şekilde karar verilmiştir.
Başkan Üye- Üye- Katip- · E-imzalı E-imzalı E-imzalı E-imzalı
Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/1761, K. 2023/783, 27 Nisan 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama