KÜNYE
T.C. Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 17 Ocak 2023
- Dosya no
- 2022/391
- Karar no
- 2023/91
- Başkan
- —
- Üye
- —
- Üye
- —
- Katip
- —
- İncelenen kararın mahkemesi
- TRABZON ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 09/12/2021
- Numarası
- 2020/589-2021/671 E.K.
- Davacı
- —
- Vekili
- Av.
- Davalı
- —
- Vekili
- Av.
- Davanın konusu
- İtirazın İptali
- Karar yazım tarihi
- 17/01/2023
Karar Metni
1.426 kelime·7 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonucunda verilen karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile borçlu davalı arasında imzalanan genel kredi sözleşmesi uyarınca borçluya krediler kullandırıldığını, davalı borçlu tarafından kredi borcunun ödenmemesi nedeniyle hesabın kat edilerek hesap kat ihtarının gönderildiğini, hesap kat ihtarı tebliğine rağmen borcun ödenmemesi nedeniyle davalı aleyhine icra takibine başlandığını, söz konusu takibin itiraz üzerine durduğunu, arabuluculuk görüşmelerinden sonuç alınamadığını, takip sonrası yapılan ödemeler de düşülmek suretiyle bu davanın açılmak durumunda kaldığını ileri sürerek 850.000,00 TL (782.907,32 TL ana para, 67.092,68 TL işlemiş temerrüt faizi ve BSMV) yönünden takibin devamına, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; yetkiye ilişkin itirazların yanı sıra davacının muaccel bir alacağının bulunmadığını, müvekkilinin herhangi bir borcunun bulunmadığı gibi talep edilen faizin de usul ve yasaya aykırı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece iddia, savunma ve dosya kapsamına göre.
"Tüm dosya kapsamı ve dosyaya ibraz olunan bankacı bilirkişi kök ve ek raporlarından da anlaşılacağı üzere, dava konusu icra takibi başlatıldıktan sonra fakat; henüz görülmekte olan dava açılmadan evvel takip dosyası kapsamında davalının borcuna mahsuben 398.223,78 TL tahsilat yapılmıştır, bu nedenle davacı vekili tarafından; dava, tüm takip miktarı üzerinden değil 850.000,00 TL tutarlı kısım (24,360,00 TL Gayrinakdi Çek Kredisi Anaparası.
609,436,46 TL 7030 - 199038 no.lu Tak.Tic.Krd. Anaparası. 12.678,97 TL 7030 - 199017 no.lu Tak.Tic.Krd. Anaparası. 136.431,89 TL 7030 - 199001 no.lu Tak.Tic.Krd. Anaparası olmak üzere 782.907,32 TL Anapara. 67.092,68 TL İşlemiş Temerrüt Faizi ve Ferileri olmak üzere toplam 850.000,00 TL) üzerinden açılmıştır.
Dava konusu takip dosyası kapsamında yapılan 398.223,78 TL tahsilatın dava tarihinden önce yapılmış olması sebebi ile bankacı bilirkişi tarafından yapılan hesaplamada dikkate alınması gerekmiş ve yine bilirkişi ek raporundan anlaşıldığı üzere (yapılan kısmi ödemelerin öncelikle işlemiş faiz ve ferilerden mahsup edilip kalan miktar olması durumunda asıl alacaktan mahsubu gerekmesi sebebi ile) 398.223,78 TL tahsilatın yapıldığı tarih olan, 24.02.2020 tahsilat tarihi itibariyle;
yapılan bu kısmi ödeme dosya kapsamındaki, kısmi ödeme tarihine kadar işlemiş tüm faiz ve ferilerini kapatmaya yetmiş ve artan kısım ise asıl alacaktan mahsup edilmiştir. Böylece davacı bankanın dava tarihi itibariyle (icra müdürlüğünce resen dikkate alınması gereken ve kısmi ödeme sonrası kalan asıl alacağa, fiili ödeme gününe kadar işleyecek takip sonrası faiz haricinde başkaca) işlemiş faiz ve ferilerine yönelik alacağı kalmamıştır.
Bu nedenle dava dilekçesinde belirtilen 67.092,68 TL İşlemiş Temerrüt Faizi ve Ferilerine yönelik davanın reddi gerekmiştir. Her ne kadar bankacı bilirkişi kök raporunda davacı bankanın, davalıdan 992.995.83 TL Asıl Alacağı bulunduğu hesap edilmiş ise de; taleple bağlılık kuralı da dikkate alınarak, davacının yalnızca 782.907,32 TL asıl alacak kısmını dava etmiş olması sebebi ile davanın bu tutarda asıl alacak yönünden kabulü gerekmiştir.
Son olarak icra inkar tazminatı yönünden yapılan değerlendirmede ise; davalının asıl alacak yönünden yapmış olduğu itirazın haksız olduğu, yapılan bu haksız itiraz nedeni ile asıl alacak yönünden de takibin durdurulduğu ve alacaklı bankanın alacağına kavuşmasının geciktirildiği, davalının borca itiraz ederken davacı bankaya ne kadar borcu kaldığını bilecek imkanlara sahip olması sebebi ile takip konusu asıl alacağın likit olduğu, böylelikle icra inkar tazminatı için gerekli tüm yasal şartların somut olayımızda mevcut olduğu ve davalı aleyhinde, dava konusu asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği kanaatine varılarak, yapılan tüm anlatım, kabul ve açıklamalar ışığında aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." şeklindeki gerekçelerle;
1-Davanın KISMEN KABÜL-KISMEN REDDİ ile; Trabzon İcra Müdürlüğünün 2019/34277 esas sayılı takip dosyası kapsamında davalı tarafından yapılan itirazın 782.907,32 TL asıl alacak yönünden İPTALİ ile takibin bu tutarlar üzerinden devamına, fazlaya dair davanın REDDİNE,
Dava konusu asıl alacağın (782.907,32 TL) %20'si oranında İcra İnkar Tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde dava öncesinde 24.02.2020 tarihinde 7030-0163356 nolu taksitli kredi nedeniyle ödenen miktarların mahsup edildiği belirtilerek dava dilekçesinin netice ve talep kısmında talep edilen 850.000,00 TL alacağın 24.360,00 TL (gayri nakdi çek kredisi ana parası), 609.436,46 TL (7030-0199038 taksitli ticari kredi ana parası), 12.678,97 TL (7030-0199017 taksitli ticari kredi ana parası), 136.431,89 TL (7030-0199001 taksitli ticari kredi ana parası) olmak üzere toplam 782.907,32 TL ana para, 67.092,68 TL işlemiş temerrüt faizi ve BSMV'den oluştuğunun belirtildiğini,
mahkemece alınan raporda takip sonrası fakat dava öncesi yapılan tahsilatların TBK'nun 100. maddesi gereğince faizlere mahsup edildiğini, bu sebeple sadece ana para alacağının kaldığından bahisle faiz talebinin reddine karar verildiğini, ne var ki müvekkilince borçlunun yararına olmak üzere tahsilatın bir kısmının ana paraya, bir kısmının faize ve masrafa mahsup edildiğini, zira taraflar arasındaki sözleşme uyarınca müvekkilinin bu yönde bir hakkının bulunduğunu, mahkemece bu hususun gözetilmediğini, buna bağlı olarak aleyhe karşı vekalet ücretine sebebiyet verdiğini belirterek kararın kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :
Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklı alacak nedeniyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
TBK'nun 100. maddesinde "Borçlu, faiz veya giderleri ödemede gecikmemiş ise, kısmen yaptığı ödemeyi ana borçtan düşme hakkına sahiptir. Aksine anlaşma yapılamaz. Alacaklı, alacağın bir kısmı için kefalet, rehin veya başka bir güvence almış ise, borçlu kısmen yaptığı ödemeyi, güvence altına alınan veya güvencesi daha iyi olan kısma mahsup etme hakkına sahip değildir." düzenlemesine yer verilmiştir.
Aynı kanunun 101. maddesinde "Birden çok borcu bulunan borçlu, ödeme gününde bu borçlardan hangisini ödemek istediğini alacaklıya bildirebilir. Borçlu bildirimde bulunmazsa, yapılan ödeme, kendisi tarafından derhâl itiraz edilmiş olmadıkça, alacaklının makbuzda gösterdiği borç için yapılmış sayılır.", 102. maddesinde ise "Kanunen geçerli bir açıklama yapılmadığı veya makbuzda bir açıklık bulunmadığı durumda ödeme, muaccel borç için yapılmış sayılır.
Birden çok borç muaccel ise ödemenin, borçluya karşı ilk olarak takip edilen borç için yapılmış olduğu kabul edilir. Takip yapılmamış ise ödeme, vadesi ilk önce gelmiş olan borç için yapılmış olur. Birden çok borcun vadesi aynı zamanda gelmişse, mahsup orantılı olarak; borçlardan hiçbirinin vadesi gelmemişse ödeme, güvencesi en az olan borç için yapılmış sayılır." denilmiştir.
Somut olayda davacı vekilince dava dilekçesinde takip sonrasında yapılan kısmi ifanın yukarıdaki kanun hükümleri doğrultusunda ve borçlunun yararına olacak şekilde mahsup edildiği belirtilerek davaya konu 850.000,00 TL alacağın 24.360,00 TL (gayrinakdi çek kredisi ana parası), 609.436,46 TL (7030-0199038 taksitli ticari kredi ana parası), 12.678,97 TL (7030-0199017 taksitli ticari kredi ana parası), 136.431,89 TL (7030-0199001 taksitli ticari kredi ana parası) olmak üzere toplam 782.907,32 TL ana para, 67.092,68 TL işlemiş temerrüt faizi ve BSMV'den oluştuğuna işaret edilmiştir.
Mahkemece alınan bilirkişi raporunda "24.02.2020 tarihli 398.223,78 TL tahsilattan bankanın hem ana paradan hem de faiz ve ferilerinden mahsuplaşma yaptığı anlaşılmıştır. Tarafımızca yapılan hesaplamada ise hesap katı ile birlikte tüm kredilerin tek bir alacak haline gelmesinden dolayı öncelikle tüm kredilerin faiz ve ferileri ile masrafları düşüldükten sonra kalan tutar ana paradan mahsup edildiği için hesaplamamıza da sadece ana para alacağı kalmıştır." denilmiş, sonuç olarak 24.02.2020 tarihi itibariyle davacının 992.995,83 TL asıl alacağı kaldığı belirtilmiş, mahkemece bu rapora istinaden borçlunun faiz alacağı kalmadığı, asıl alacak yönünden taleple sınırlı karar verildiği belirtilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
Bu durum karşısında davacı vekilinin dava dilekçesinde belirttiği mahsup işleminin anılan kanun ve sözleşme hükümlerine uygun olup olmadığının değerlendirilmesi, davacının kısmi tahsilatı dava dilekçesinde belirtilen şekilde mahsup hakkının bulunması halinde buna göre talep edebileceği asıl alacak ve ferilerinin ne olacağı hususunda ek rapor ya da yeni bir bilirkişi raporu alınmaksızın eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Açıklanan bu durum karşısında davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun kabulü ile mahkemece verilen kararın HMK'nun 353/(1)-a-6. maddesi uyarınca kaldırılmasına dair aşağıda belirtilen şekilde karar verilmiştir.
Başkan · e-imzalıdır. Üye · e-imzalıdır. Üye · e-imzalıdır. Katip · e-imzalıdır.
Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/391, K. 2023/91, 17 Ocak 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama