KÜNYE
T.C. Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 21 Mart 2023
- Dosya no
- 2022/881
- Karar no
- 2023/559
- Başkan
- —
- Üye
- —
- Üye
- —
- Katip
- —
- İncelenen kararın mahkemesi
- TRABZON ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 18/01/2022
- Numarası
- 2021/43-2022/48 E.K.
- Davacı
- —
- Vekili
- Av.
- Davalı
- —
- Vekili
- Av.
- Davanın konusu
- İtirazın İptali
- Karar yazım tarihi
- 21/03/2023
Karar Metni
1.335 kelime·7 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonucunda verilen karara karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı borçlu hakkında Trabzon İcra Müdürlüğünün 2020/2894 Esas sayılı dosyası üzerinden başlatılan ilamsız icra takibinin davalının haksız ve kötü niyetli itirazı uyarınca durduğunu ileri sürerek icra takibine vaki itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı davaya cevap vermemiş, davalı 18.01.2022 tarihli duruşmadaki beyanında özetle davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece iddia, savunma ve dosya kapsamına göre. "Dosya içerisinde bulunan tüm kanıt ve belgeler bir arada değerlendirildiğinde. Davacı bankanın Giresun şubesi ile dava dışı asıl borçlu ........ Tic. Ltd.
Şti. arasında çeşitli tarihlerde toplam 2.000.000,00 TL tutarlı ticari nitelikli Genel Nakdi ve Gayrinakdi Kredi sözleşmeleri imzalandığı, davalı........'ın ve dava dışı ......ın bu sözleşmelere müteselsil kefil oldukları, banka ile imzalanan sözleşme kapsamında 1.067.778,09 TL üzerinden kredi borcunu kat ederek ihtarname çekmiş olduğu, ihtarnameye rağmen borcun ödenmemesi üzerine davacı banka tarafından 03/01/2020 tarihli 100.557,83 TL tutarlı icra takibi başlatılmış olduğu, davalıların icra takibine itiraz etmesi üzerine davacı banka tarafından davalı ....... aleyhinde 67.500,00 TL üzerinden işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Mahkememizce, söz konusu bankacılık sözleşmeleri incelemek ve davacının davalıdan herhangi bir alacağının bulunup bulunmadığını tespit etmek ve davalı .....'ın dava konusu kredilerin hepsinde kefil imzasının bulunup bulunmadığı, imzasının bulunmadığı krediler yönünden sorumluluğunun bulunup bulunmadığı ve sorumluluk miktarının ne olduğu hususlarında rapor tanzim edilmesi için dosyamız, alanında uzman bilirkişilere tevdi edilerek rapor aldırılmış bankacı ve ticaret hukuku alanında akademisyen bilirkişi tarafından düzenlenen raporda.
Davacı bankanın davalı .......Davacı banka tarafından yukarıda çekilen iş bu ihtarname sonrası davacı bankanın vekili tarafından yapılan 30.01.2020 kayıt tarihli Takip Talebi ile davalı müteselsil kefil ....... hakkında, borçlu ....... Tic.Ltd.Şti.'ne kullandırılan KMH ve BCH kredi borcu için müteselsil kefilliğine istinaden toplam 100.557,83 TL, üzerinden Trabzon İcra Dairesi’ne takip talebinde bulunduğu görülmüştür.
Sayın Mahkemenizin, davalı ......... kefaletinin bulunmadığı 30.10.2014 tarihli sözleşme sonrası kullandırılan kredilerden sorumlu olmayacağı yönünde karar vermesi halinde 31.01.2020 icra takip tarihi itibariyle sadece KMH limiti için kefaletine istinaden yapmış olduğumuz hesaplamada davacı banka toplam alacağın, 27.384,21 TL Alacaklı olacağı hesaplanmıştır.
Dava dilekçesinde 03.02.2020 tarihinde yapılan 30.000,00-tl ödemenin 7000- 100411 no.lu BCH’na yapıldığı anlaşıldığından bu borç üzerinden düşüm yapılmamıştır. Sayın Mahkemenizin, davalı .........ın kefaletinin bulunmadığı 30.10.2014 tarihli sözleşme sonrası kullandırılan kredilerden de sorumlu olacağı yönünde karar vermesi halinde 31.01.2020 icra takip tarihi itibariyle sadece davacı banka toplam alacağın.
99.168,03 TL Alacaklı olacağı, Ancak, taleple sınırlılık ilkesi gereği bu tutarın 31.01.2020 icra takip tarihi itibariyle. 99.154,40 TL hesaplanmış olmasıyla birlikte 03.02.2020 tarihinde yapılan 30.000.-tl tahsilat sonrası kalan alacak tutarının 69.154.40 tl olmasına rağmen bankaca 67.500,00 -tl talep edilmesi dolay ısı ile taleple sınırlılık ilkesi gereği davacı bankanın davalı müteselsil kefil ...... yönünden 67.500,00 -tl alacaklı olacağı bildirilmiştir.
Mahkemece aldırılan bilirkişi raporunun denetime açık, usule ve kanuna uygun olması sebebiyle verilecek hükme esas alınarak davacının davasının taleple bağlı kalınarak kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Son olarak davacının icra inkar tazminatı talebi yönünden yapılan incelemede ise. İcra inkar tazminatı talebinin kabul edilebilmesi için likit bir alacağa, borçlu tarafça yapılan haksız itiraz sebebi ile icra takibinin durdurulmuş olması ve alacaklının alacağına kavuşmasının geciktirilmiş olması gerekmektedir. Davacı tarafça yapılan itirazın haksız olduğu dosya kapsamında aldırılan bankacı bilirkişi raporu ile sabittir.
Yapılan itiraz üzerine takibin durmuş olduğu da izahtan vareste olup tartışılması gereken husus alacağın likit yani belirli veya belirlenebilir olup olmadığıdır.
Somut olayda dava konusu uyuşmazlık kredi borcundan kaynaklı olup kredi sözleşmesi tanzim edilirken düzenlenen ödeme planı ile krediye ilişkin hesap dökümleri birlikte incelendiğinde bakiye kredi borcunun tespiti basit bir inceleme ve hesaplama ilen mümkün olup bu nedenle dava konusu alacağın likit olduğunun kabulü ve davacı bankanın icra inkar tazminatı talebinin de kabulü gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." şeklindeki gerekçelerle
1-Davacının davasının KABULÜ ile, Trabzon İcra Müdürlüğü'nün 2020/2894 Esas sayılı icra takip dosyasına yapılan itirazın 67.500,00 TL yönünden İPTALİNE. Takibin bu miktar üzerinden DEVAMINA. 2-Asıl alacak likit olduğundan asıl alacağın %20'si tutarında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak DAVACIYA ÖDENMESİNE karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin yetkiye yönelik itirazlarının gözetilmediğini, bilirkişi raporunda belirtilen faiz oranının hatalı ve fahiş olduğunu, hesap kat ihtarının usulünce tebliğ edilmediğini, müvekkilinin imzası bulunmayan sözleşmeler nedeniyle sorumluluğuna gidilemeyeceğini belirterek kararın kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :
Dava, bankacılık işlemlerinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkindir.
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
Somut olayda Trabzon İcra Müdürlüğünün 2020/2894 Esas sayılı dosyası üzerinden asıl alacak ve fer'ileriyle birlikte toplam 100.557,83 TL'nin tahsili için davalı aleyhine ilamsız icra takibi yapıldığı, takibin dayanağı olarak dava dışı ....... Ltd. Şti. ile davacı banka arasında imzalanan genel kredi sözleşmelerinin gösterildiği, davalının söz konusu kredi sözleşmelerinde de müteselsil kefil sıfatıyla yer alması nedeniyle bahsi geçen alacaktan sorumlu olduğunun ileri sürüldüğü sabittir.
Ödeme emrinin tebliğ sonrasında davalı tarafından borca ve icra müdürlüğünün yetkisine itiraz edilmiş, takip uyarınca yetkili icra müdürlüğünün Giresun İcra Müdürlüğü olduğu belirtilmiştir.
İtirazın iptali davasında yetkili icra müdürlüğü nezdinde usulüne uygun olarak başlatılmış ve itirazla durmuş bir takibin varlığı dava şartı olup, HMK'nun 115. maddesi uyarınca dava şartının varlığı yargılamanın her aşamasında mahkemece re'sen gözetilmelidir.
İtirazın iptali davasını gören mahkemenin, icra takibinin yapıldığı icra dairesinin yetkisine yönelik itirazı öncelikle incelemesi gerekir. Mahkemenin yetkisine yönelik bir itirazın var olup olmaması, bu sonuca etkili değildir. Eş söyleyişle, itirazın iptali davasında, mahkemenin yetkisine itiraz edilmiş olsun veya olmasın, mahkeme öncelikle, icra dairesinin yetkisine yönelik itirazı inceleyerek kesin olarak sonuçlandırmalıdır. İcra dairesinin yetkisiz olduğunun anlaşılması durumunda esas hakkındaki itirazlara girişilmeksizin, yetkili icra dairesinde yapılan bir takip bulunmaması nedeniyle dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerekir. (Yargıtay HGK 2017/(19)11-889 E, 2021/622 K; Yargıtay 3.HD 2020/10280 E, 2021/9516 K).
Takip Trabzon İcra Müdürlüğü nezdinde yapılmış olup davacı vekilince kredi sözleşmelerinde yer alan yetki şartları uyarınca takibin yetkili icra müdürlüğü nezdinde yapıldığı savunulmuştur. Her ne kadar Yargıtay ilgili dairelerince daha öncesinde verilen kararlarda TTK'nun 7. maddesinde yer alan teselsül karnesi uyarınca kredi sözleşmelerinde HMK'nun 17. maddesine istinaden konulan yetki şartının tacir olmayan kefil yönünden de bağlayıcı olduğu ve takibin yetki şartında belirtilen yerde de yapılabileceği belirtilmiş ise de daha sonrasında bu görüşten dönülerek genel kredi sözleşmesinde yer alan yetki şartının tacir olmayan kefiller yönünden bağlayıcı olmadığı belirtilmiştir.(Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2021/8821 Esas-2022/8688 Karar sayılı ilamı da bu yöndedir)
Uyuşmazlık konusu olayda davalının tacir olduğu iddia ve ispat edilememiş olup kredi sözleşmesinin ifa yeri ve davalının ikametgahı gözetildiğinde takibin yapıldığı Trabzon İcra Müdürlüğünün yetkili olmadığı sonucuna varılmaktadır.
Açıklanan bu durum karşısında davalının icra müdürlüğüne yönelik itirazı gözetilmeksizin işin esasına girilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmediğinden davalı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun kabulü ile mahkemece verilen kararın HMK'nun 353/(1)-a-4. maddesi uyarınca kaldırılmasına, kaldırma kararının sebep ve şekli gözetilerek davalı vekilinin sair istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına dair aşağıda belirtilen şekilde karar verilmiştir.
Başkan · e-imzalıdır. Üye · e-imzalıdır. Üye · e-imzalıdır. Katip · e-imzalıdır.
Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/881, K. 2023/559, 21 Mart 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama