KÜNYE
T.C. Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi T.C. Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 14 Eylül 2023
- Esas-Karar No
- 2023/1449 - 2023/1414
- Dosya no
- 2023/1449
- Karar no
- 2023/1414
- Başkan
- OKTAY KAHYAOĞLU (38062
- Üye
- ALİ RIZA BAYIR (42581
- Üye
- YUSUF EREN (125999
- Katip
- CANAN HIZAL (95419
- İncelenen kararın mahkemesi
- TRABZON ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 09/05/2023
- Numarası
- 2023/71 - 2023/245 E.K.
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Vekili
- —
- Karar yazım tarihi
- 15/09/2023
Karar Metni
950 kelime·5 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonucunda verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin maliki olduğu, davalı şirket tarafından kasko sigortalı ... plaka sayılı aracın 04/02/2021 tarihinde müvekkil şirket yetkilisi...'nun oğlu Samet Keleşoğlu zilyedinde iken araç anahtarının ... tarafından izinsiz alındığını ve aracın karışmış olduğu trafik kazası sonucu kullanılamaz hale geldiğini, müvekkil tarafından ... hakkında savcılığa şikayette bulunulduğunu ve şahıs hakkında ceza davası açıldığını, kaza sonrası Trabzon 6. ASHM'nin 2021/1 D.İş sayılı dosyasında hasar tespitine ilişkin tespit talebinde bulunulduğunu,
dosyaya sunulan bilirkişi raporu ile aracın pertotal işlemine tabi tutulması gerektiğinin tespit edildiğini, aracın hurda bedeli ile gerçek zararı arasındaki sovtaj bedeli davalı şirketten talep edilmişse de yanıt alınamadığını, arabuluculuk başvurusunun da olumsuz sonuçlandığını beyan ederek şimdilik 1.000 TL belirsiz alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile beraber davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımına uğradığını, davaya bakmakla görevli mahkemenin tüketici mahkemesi olduğunu, davadan önce müvekkil şirkete usulüne uygun başvuru yapılmadığını, davacının kusurunun bulunup bulunmadığının tespit edilmesi gerektiğini, ticari faiz talebinin haksız olduğunu belirterek davanın reddini dilemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece iddia, savunma ve dosya kapsamına göre.
"Kasko Sigorta Poliçesine göre davacıya ait aracın hususi araç olduğu, ticari araç olmadığı, her ne kadar davacı ve davalı tacir, tacirlerin işlerinin ticari olması da (kural olarak) asıl ise de; aracın taraflar arasındaki sözleşmeye ve tescil kaydına göre hususi olması, aracın tacir olan davacının ticaretinde kullanıldığı ve ticari işletmesine ilişkin olduğu yönünde bir iddia ve ispat da olmaması, bu nedenle de davanın nispi ya da mutlak ticari dava olmaması göz önüne alındığında, taraflar arasındaki ilişkinin davacı yönünden tüketici ilişkisi olduğu, bu nedenle Asliye Ticaret Mahkemesi'nin davaya bakma hususunda görevli olmadığı,
taraflar arasında ki Kasko Sigorta Sözleşmesi ilişkisinde davacının 6502 sayılı yasa kapsamında tüketici olması ve taraflar arasındaki hukuki ilişkinin tüketici işlemi olduğunun kabulü gerekir. Bütün bu hükümler birlikte değerlendirildiğinde, taraflar arasındaki ilişkinin, tüketici işlemi kapsamında kaldığı ve bu ilişkiden kaynaklanan uyuşmazlıklarda Tüketici Mahkemelerinin görevli olduğu sonucuna varılmaktadır (Emsal: İSTANBUL BAM 8. HD 2020/813 - 2022/1763 kararı).
Açıklanan nedenlerle, görevli mahkeme ticaret mahkemesi olmayıp, tüketici mahkemesi olduğundan, görevsizlik kararı vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesiyle mahkemenin görevsizliğine dosyanın görevli ve yetkili Trabzon Tüketici Mahkemesine gönderilmesine karar verildiği anlaşılmıştır.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ruhsattan anlaşılacağı üzere davaya konu aracın müvekkil şirkete ait bir araç olduğunu, ruhsatta hususi ibaresinin bulunmasının aracın kullanımına ilişkin bilgi vermediğini, şirket adına kayıtlı aracın hususi kullanımda olmasının hayatın olağan akışına uygun olmadığını, davacının tüketici olarak tanımlanamayacağını, aracın ticari araç olduğunu belirterek ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :
Dava, kasko sigorta poliçesi gereği tazminat istemine ilişkindir.
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
Davacı vekili müvekkili şirkete ait aracın davalı şirkete kasko sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, aracın hasarlanmasına rağmen hasar bedelinin davalı yanca ödenmediğini belirterek tazminat istemiyle bu davayı açmış, mahkemece yapılan yargılama sonucunda davayı görmeye tüketici mahkemelerinin görevli olduğu gerekçesiyle usulden red kararı verilmiş, kararı davacı istinaf kanun yoluna getirmiştir.
6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4/1. maddesinde her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı hüküm altına alınmış; maddenin (a) bendinde de bu kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ile çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve çekişmesiz yargı işi sayılacağı belirtilmiştir. Buna göre bir uyuşmazlığın ticari dava niteliğinde olabilmesi için, her iki tarafın da ticari işletmesini ilgilendirmesi ya da aynı maddenin alt bentlerinde düzenlenen istisnalardan birine dahil olması gerekmektedir.
Somut olayda; davacı sigortalı, davalı sigortacının kasko sigorta poliçesi ile teminat aldığı zararın gerçekleştiği gerekçesine dayalı olarak tazminat isteminde bulunmaktadır. Davalı sigorta şirketi olup uyuşmazlık, dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK'da düzenlenen mal sigortaları türünden olan kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanmaktadır.
Davacı ve davalının tacir, dava konusu aracın da şirket aracı olduğu ve davalı ile aralarında tüketici ilişkisi bulunmadığı, bu durumda, davanın ticari dava niteliğinde olduğu ve Asliye Ticaret Mahkemesi'nin görevli olduğu (Yargıtay 17. HD'nin 2016/18301 Esas, 12036 Karar sayılı ilamı. İstanbul BAM 40. HD'nin 2019/1276 Esas, 2020/3940 Karar sayılı ilamı.
Diyarbakır BAM 4. HD'nin 2020/2044 Esas, 2022/2487 Karar sayılı ilamı da aynı yöndedir) gözetilerek yargılamaya devam edilmesi gerekirken görevsizlik kararı verilmesinin hatalı olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile kararın HMK'nun 353/1-a-3 maddesi uyarınca kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Oktay KAHYAOĞLU · Başkan 38062 · e-imzalıdır · Ali Rıza BAYIR · Üye 42581 · e-imzalıdır · Yusuf EREN · Üye 125999 · e-imzalıdır · Canan HIZAL · Katip 95419 · e-imzalıdır
Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/1449, K. 2023/1414, 14 Eylül 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama