ÖNEMLİ GÜNCELLEME: 5651 sayılı Kanun m.9 yürürlükte değildir
Bu sayfa “5651/m.9 uyarınca sulh ceza hâkimliğinden kişilik hakkı nedeniyle içerik kaldırma” usulünü anlatıyordu. Bu usul artık mevcut değildir.
Anayasa Mahkemesi, 11/10/2023 tarihli ve E.2020/76, K.2023/172 sayılı kararıyla 5651 sayılı Kanun'un 9. maddesini iptal etmiştir. Mevzuat Bilgi Sistemi'ndeki güncel kanun metninde madde, “(İptal: Anayasa Mahkemesinin 11/10/2023 tarihli ve E.: 2020/76; K.: 2023/172 sayılı Kararı ile)” şerhiyle yer almakta; madde metni bulunmamaktadır. İptalin gerekçesi, maddenin kapsam ve sınırlarının belirsiz olması ve yargı mercilerine geniş bir takdir alanı bırakarak ifade ve basın özgürlüğünü ölçüsüzce sınırlamasıdır.
Sonuç: “Kişilik hakkı ihlali” gerekçesiyle 5651 m.9 uyarınca sulh ceza hâkimliğinden içerik kaldırma/erişim engelleme istenmesi artık mümkün değildir. Kanunun güncel metninde “kişilik hakkı” ifadesi hiçbir maddede geçmemektedir; iptal edilen hükmün yerine yeni bir düzenleme de getirilmemiştir.
Yürürlükteki iki yol şudur:
- Özel hayatın gizliliği ihlali varsa — 5651 m.9/A (yürürlükte). Bu madde iptal edilmemiştir ve hızlı yoldur. Ancak yalnızca özel hayatın gizliliğinin ihlali hâlinde işler; her kişilik hakkı ihlalini kapsamaz.
- Diğer tüm kişilik hakkı ihlallerinde — genel hükümler. Türk Medeni Kanunu m.24 ve m.25 uyarınca hukuk mahkemesinde saldırıya son verilmesi davası (ve HMK m.389 vd. uyarınca ihtiyati tedbir) açılır. TMK m.25/son uyarınca davacı kendi yerleşim yeri mahkemesinde de dava açabilir; maddi-manevi tazminat da bu dava içinde istenebilir.
Kaynak: 5651 sayılı Kanun güncel metni (mevzuat.gov.tr) · 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.24-25
Aşağıdaki bölüm, 5651 m.9'un iptalinden önceki uygulamayı yansıtan ARŞİV metnidir. Tarihsel karşılaştırma için bırakılmıştır; m.9'a ilişkin kısımları uygulamayın. Yürürlükteki usul için yukarıdaki bölüme bakınız.
5651 m.9/A: Özel Hayatın Gizliliği Nedeniyle Erişimin Engellenmesi (Yürürlükteki Yol)
İptal edilmeyen ve bugün uygulanan hızlı yol budur. Kanun metnindeki süreler çok kısadır ve bir tanesinin kaçırılması tedbirin kendiliğinden kalkması sonucunu doğurur:
| Adım | Kanuni süre | Dayanak |
|---|---|---|
| Başkanlığa (BTK) doğrudan başvuru | Süre koşulu yok | m.9/A f.1 |
| Erişim sağlayıcıların tedbiri uygulaması | Derhâl, en geç 4 saat | m.9/A f.3 |
| Talebi sulh ceza hâkimine sunma (mağdurun yükümlülüğü) | Talep saatinden itibaren 24 saat | m.9/A f.5 |
| Hâkimin kararını açıklaması | En geç 48 saat | m.9/A f.5 |
| Gecikmesinde sakınca bulunan hâlde Başkan emriyle engelleme → hâkim onayına sunma | 24 saat (hâkim 48 saat içinde açıklar) | m.9/A f.8-9 |
En sık yapılan hata: BTK'ya başvurup tedbirin uygulanmasıyla işin bittiğinin sanılmasıdır. Kanun, talepte bulunan kişiye 24 saat içinde sulh ceza hâkimine gitme yükümlülüğü yükler; bu yapılmazsa veya hâkim 48 saat içinde karar vermezse erişimin engellenmesi tedbiri kendiliğinden kalkar (m.9/A f.5). İçerik yeniden erişilebilir hâle gelir.
Başvuruda yayının tam adresi (URL), hangi açılardan hakkın ihlal edildiğine ilişkin açıklama ve kimlik bilgilerini ispatlayacak bilgiler yer almalıdır; bu bilgilerde eksiklik varsa talep işleme konulmaz (m.9/A f.2). Engelleme, ihlal eden yayın/kısım/bölüm/resim/video bakımından URL şeklinde uygulanır (m.9/A f.4) — sitenin tümü değil. İçerik yayından çıkarılırsa hâkim kararı kendiliğinden hükümsüz kalır (m.9/A f.7).
5651/m.9: İnternet ortamındaki içerik kişilik hakkını ihlâl ediyorsa sulh ceza hakimliği tarafından kaldırma kararı.
Süreç
- Önce içerik sağlayıcısına başvuru (24 saat yanıt süresi)
- Yanıt yok / red varsa sulh ceza hakimliğine
- Hakimlik 24 saat içinde karar
- Karar BTK'ya iletilir
- BTK 4 saat içinde uygular
Şartlar
- Kişilik hakkı ihlâli
- Belirli URL/içerik
- Kanıt (ekran görüntüsü, link)
- Mağdur veya ailesi başvuru
Karar Türleri
- Erişim engelleme (Türkiye'den erişilemez)
- İçeriğin çıkarılması
- URL bazlı engelleme
- Site genelinde engelleme (son çare)
İtiraz
- Karara karşı 7 gün içinde itiraz (CMK m.268)
- Üst mahkemeye
- İçerik sağlayıcı veya 3. kişi itiraz edebilir
Yargıtay/Anayasa Mahkemesi
AYM, 5651/m.9 kapsamında verilen kararların "orantılılık" ve "basın özgürlüğü" dengesinde alınması gerektiğini, abartılı engellemelerden kaçınılmasını istemektedir.
Kapsam notu: Yukarıdaki değerlendirme, belirli bir karara atıf yapmak yerine uygulamada yerleşik hâle gelmiş genel yaklaşımı özetlemektedir; bu nedenle esas ve karar numarası verilmemiştir. Somut bir dosyada emsal karara dayanılacaksa, ilgili kararın esas ve karar numarasıyla Yargıtay Karar Arama üzerinden teyit edilmesi ve tam metninin incelenmesi gerekir. Her dosyanın olgu örgüsü farklı olduğundan kararların somut olaya uygulanışı dosyaya özgüdür.
İnternet hukuku avukatı önerilir.