İflas eden tacirin tasfiye sonrası bütün borçlarından kurtulması ve "itibarının iadesi" İİK m.182 vd.'de düzenlenir.
İtibarın İadesi Şartları
- İflas tasfiyesi tamamlanmış
- Tüm alacaklılara "borç miktarının %50'si" ödenmiş
- İflasta hile/sahtecilik yok
- Asliye ticaret mahkemesine başvuru
İtibar İadesinin Sonuçları
- Yeniden ticari faaliyet hakkı
- Şirket organı olabilme
- İflas sicilinde özel kayıt silinmesi
- Yeniden kredi alabilme
İflas Suçları
- Hileli iflas (TCK m.161): 3-8 yıl hapis
- Taksirli iflas (TCK m.162): 2 ay - 1 yıl hapis
- İflas masasından mal kaçırma: ek ceza
Alacağın Devamı ve Aciz Vesikası
İflas tasfiyesinden karşılanamayan alacaklar sona ermez. Alacaklı alacağının tamamını alamamışsa icra dairesi kalan miktar için borç ödemeden aciz vesikası düzenler; bu belge borcun ikrarını mutazammın senet mahiyetinde olup alacaklıya İİK m.277'de yazılı hakları verir (İİK m.143/1-2). Borçlu bakımından bu belgenin iki önemli sonucu vardır: aciz vesikasında yazılı alacak miktarı için faiz istenemez (m.143/4) ve alacaklı vesikayı aldığı tarihten bir sene içinde takibe teşebbüs ederse yeniden ödeme emri tebliğine gerek yoktur (m.143/3).
İflasın Kapanması
İflas tasfiyesi tamamlandığında iflasın kapanmasına karar verilir. Borçların ödenmesi veya alacaklıların taleplerini geri almaları ya da konkordatonun tasdiki hâlinde ise iflasın kaldırılması gündeme gelir (İİK m.182). Bu karara karşı tebliğden itibaren iki hafta içinde istinaf, bölge adliye mahkemesi kararına karşı yine iki hafta içinde temyiz yolu açıktır.
Geri Dönüş
- Yeniden tacir olabilir
- Eski şirketle bağ kurulabilir (etik tartışma)
- Eski alacaklılarla anlaşma müteselsil iyi karşılanır
İflas/ticaret avukatı önerilir.
Sıkça Sorulan Sorular
İflas etmek borçları kendiliğinden siler mi?
Hayır. Türk hukukunda “iflas ettim, borçlarım silindi” şeklinde bir sonuç doğuran genel bir kurum bulunmamaktadır. İflas, borçlunun malvarlığının tasfiye edilerek alacaklılara paylaştırılması usulüdür; tasfiyeden karşılanamayan alacaklar devam eder. Bu nedenle iflası bir “borç affı” gibi sunan anlatımlar hukuken yanlıştır.
İİK m.182 gerçekte neyi düzenler?
İİK m.182, borçtan kurtulmayı değil iflasın kaldırılmasını düzenler. Maddeye göre borçlu, bütün alacaklılarının taleplerini geri aldıklarına dair bir beyanname veya tekmil alacakların itfa olunduğu hakkında bir vesika gösterirse ya da akdolunan konkordato tasdik edilirse, mahkeme iflasın kalkmasına ve borçlunun serbestçe tasarrufu için mallarının kendisine iadesine karar verir. Yani iflasın kaldırılması, borçların ödenmesi veya alacaklıların vazgeçmesi hâlinde mümkündür.
İflasın kaldırılmasına ne zamana kadar karar verilebilir?
İflâsın kaldırılmasına, alacak hakkındaki taleplerin kaydı için muayyen müddetin bitmesinden iflâsın kapanmasına kadar karar verilir (İİK m.182/2). Karara karşı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde istinaf, bölge adliye mahkemesi kararına karşı yine iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabilir. İflasın kaldırıldığı ilan olunur (m.182/3).
Alacağı tahsil edilemeyen alacaklının elinde ne kalır?
Aciz vesikası kalır. Alacaklı alacağının tamamını alamamış ve şartlar gerçekleşmişse, icra dairesi kalan miktar için borç ödemeden aciz vesikası düzenler; bu belgeler hiçbir harç ve vergiye tâbi değildir (İİK m.143/1). Bu vesika, borcun ikrarını mutazammın senet mahiyetinde olup alacaklıya İİK m.277'de yazılı (iptal davası) haklarını verir.
Aciz vesikasına bağlanan alacak için faiz işler mi?
Hayır. Kanun açıktır: “Aciz vesikasında yazılı alacak miktarı için faiz istenemez.” (İİK m.143/4). Ayrıca kefiller, müşterek borçlular ve borcu tekeffül edenler, bu miktar için vermeye mecbur oldukları faizlerden dolayı borçluya rücu edemezler (m.143/5). Borçlu bakımından bu, borcun sabitlenmesi anlamına gelir.
Alacaklı aciz vesikasıyla yeniden takip yapabilir mi?
Evet ve usul kolaylaştırılmıştır: alacaklı aciz vesikasını aldığı tarihten bir sene içinde takibe teşebbüs ederse yeniden ödeme emri tebliğine lüzum yoktur (İİK m.143/3). Bir yıl geçtikten sonra ise takibin ödeme emri tebliğiyle yeniden başlatılması gerekir.
Borç yükünden kurtulmanın hukuken geçerli yolu nedir?
Borcun tasfiyesi için kanunun öngördüğü yol konkordato (borçlunun alacaklılarıyla mahkeme onaylı anlaşması) ve yapılandırma mekanizmalarıdır. İİK m.182 de konkordatonun tasdiki hâlinde iflasın kalkmasını sonuç olarak bağlamıştır. Somut olayda konkordato şartlarının bulunup bulunmadığı ayrıca değerlendirilmelidir.