Kredi garanti kurumlarına sağlanan Hazine desteğine ilişkin kararlarda yapılan değişiklikler, teminat yetersizliği nedeniyle finansmana erişemeyen işletmeler için kefalet imkânının kapsamını belirler. Bu kararlar çoğunlukla ekonomik bir düzenleme olarak okunur; oysa kredi kullanan işletme ve şirket ortakları bakımından doğurduğu hukuki sonuç, kefaletin devreye girmesinden sonra çok daha görünür hâle gelir.
Hazine destekli kefalet nasıl işler
Sistemde üç taraf bulunur: krediyi veren banka, kefalet sağlayan garanti kurumu ve krediyi kullanan işletme. Kredi geri ödenmediğinde banka, kefil sıfatıyla garanti kurumuna başvurarak tazmin talep eder. Tazmin gerçekleştikten sonra borç sona ermez; ödeme yapan kurum, ödediği tutar bakımından borçluya ve varsa müşterek borçlulara rücu eder. Uygulamada işletmelerin en çok yanıldığı nokta buradadır: kefaletin devreye girmesi borcun silinmesi anlamına gelmez, yalnızca alacaklının kimliği değişir.
Karar değişikliklerinin mevcut kredilere etkisi
Kefalet limitleri, kapsam, vade ve yararlanma koşullarına ilişkin değişiklikler kural olarak yürürlüğe girdikten sonraki başvurular bakımından sonuç doğurur. Buna karşılık daha önce kullanılmış bir kredinin yeniden yapılandırılması ya da vadesinin uzatılması gündeme geldiğinde, hangi düzenlemenin uygulanacağı tartışma konusu olabilir. Bu nedenle yapılandırma protokolü imzalanmadan önce, kefaletin kapsamının devam edip etmediği yazılı olarak teyit edilmelidir.
Rücu takibinde borçlunun ileri sürebileceği hususlar
- Tazmin edilen tutarın kredi sözleşmesi ve hesap özetiyle uyumlu olup olmadığı.
- Faiz ve gider kalemlerinin dayanağının bulunup bulunmadığı.
- Kefalet kapsamına girmeyen bir kalemin takibe dahil edilip edilmediği.
- Şirket ortağı ya da yöneticinin hangi sıfatla ve hangi belgeyle sorumlu tutulduğu.
- Ödeme yapılmışsa bunların mahsup edilip edilmediği.
Takip ve icra aşaması
Rücu alacağı için başlatılan icra takibinde, takip dayanağının niteliği izlenecek yolu belirler. Ödeme emrinin tebliğinden sonra itiraz veya şikâyet için öngörülen süreler kısadır ve kaçırıldığında takip kesinleşir. Takip kesinleştikten sonra ileri sürülebilecek savunmalar oldukça sınırlı hâle geldiğinden, tebligatın ulaştığı tarihin kesin biçimde belirlenmesi ilk yapılacak iştir. Tebligatın usulsüz olduğu iddiası da ayrı bir başvuru konusudur.
Kefalet öncesi dikkat edilmesi gerekenler
Kredi kullanımı sırasında imzalanan belgelerin tamamının bir örneğinin saklanması, şirket ortaklarının hangi belgelerle şahsen sorumluluk üstlendiğinin bilinmesi ve teminat yapısının kayıt altına alınması, ileride doğacak uyuşmazlıkta savunmanın temelini oluşturur.
Yukarıdaki bilgiler genel niteliktedir. Hakkınızda başlatılmış bir takip varsa süreler işlemeye başlamış olacağından, dosya belgeleriyle birlikte ivedilikle hukuki değerlendirme yaptırmanız yerinde olur.