İçeriğe geç
AC

1062 Sayılı Kanun ve Mütekabiliyet: Yabancıların Taşınmazlarına Karşı Alınan Tedbirlerde Usul

12 Nisan 2026 İdare ve Vergi Hukuku 2 dk okuma 64 görüntülenme Son güncelleme: 17 Ağustos 2026

1062 sayılı Kanun, Türk vatandaşlarının mallarına kendi ülkesinde el koyan devletlerin vatandaşlarının Türkiye'deki mallarına karşı karşılıklı tedbir alınmasına imkân tanır. Kısaca mütekabiliyet (karşılıklılık) esasının mülkiyet alanındaki karşılığıdır. Uygulamada bu düzenleme, yabancı uyruklu kişilerin tapu kayıtlarında ortaya çıkan şerhler, tasarruf kısıtları ve miras yoluyla intikal talepleri üzerinden gündeme gelir.

Mütekabiliyet Nasıl Bir Ölçüt?

Karşılıklılık, soyut bir siyasi değerlendirme değil, ispatı gereken bir olgudur. Bir yabancının Türkiye'deki taşınmazı bakımından tedbir uygulanabilmesi için, ilgili devletin fiilen Türk vatandaşlarının malvarlığına yönelik bir el koyma uygulaması bulunduğunun ortaya konması gerekir. Fiilî mütekabiliyetin varlığı ya da yokluğu, çoğu zaman dış temsilcilik yazıları ve ilgili bakanlık görüşleriyle belirlenir.

Tedbirin Hukukî Niteliği ve Sonuçları

Bu kapsamda alınan kararlar idari nitelikte olduğundan, taşınmaza yönelik sonuçları da idari işlem zinciriyle doğar: tapuya şerh düşülmesi, devir ve temlikin durdurulması, kimi hâllerde malın idarece yönetilmesi. Malik açısından kritik nokta, mülkiyetin sona ermesiyle tasarruf yetkisinin kısıtlanmasının farklı şeyler olmasıdır. Kısıtlama, koşulların ortadan kalkması hâlinde kaldırılabilir; bu nedenle dosyanın kapanmış sayılmaması gerekir.

Mirasçılar Bakımından Özellikli Durum

En sık yaşanan sorun, tedbir uygulanmış bir taşınmazın mirasçılara intikalinde ortaya çıkar. Mirasçıların vatandaşlığı, murisin durumundan bağımsız olarak değerlendirilmeyi gerektirebilir; Türk vatandaşı mirasçı ile yabancı mirasçının konumu aynı olmayabilir. Veraset belgesi, nüfus kayıtları ve varsa vatandaşlık değişikliğine ilişkin belgelerin baştan eksiksiz sunulması, sürecin yıllara yayılmasını önler.

Başvuru ve Dava Yönetiminde Kontrol Noktaları

  1. Tapu kaydındaki şerhin dayanağı işlemi ve tarihini yazılı olarak talep edin; şerhin hangi karara dayandığı bilinmeden itiraz gerekçesi kurulamaz.
  2. Önce ilgili idareye kaldırma başvurusu yapıp cevabı bekleyin; doğrudan dava, işlem henüz kesinleşmemişse reddedilebilir.
  3. Mütekabiliyetin bulunmadığına dair delilleri (ilgili ülkedeki mevzuat metni, resmî yazışma, tapu belgesi) tercümeli ve tasdikli biçimde hazırlayın.
  4. Süreleri idarenin cevap tarihine göre değil, tebliğ tarihine göre takvimleyin.

Yabancılık unsuru taşıyan mülkiyet dosyalarında usul hataları çoğu zaman esasa girilmeden sonucu belirler. Buradaki bilgiler yol gösterici olup somut olayınızdaki tapu kaydı, vatandaşlık durumu ve idari yazışmaların birlikte incelenmesi için hukukî destek almanız önerilir.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla