Avukatlık ücreti, hem müvekkil ile avukat arasındaki sözleşmenin hem de dava sonunda verilecek kararın konusudur. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi, bu iki alanın da alt sınırını çizer: taraflar arasında serbestçe belirlenebilen ücretin altına inilemeyecek seviyeyi ve mahkemece karşı tarafa yükletilecek vekâlet ücretinin hesap esasını gösterir. Tarife her yıl Türkiye Barolar Birliği tarafından hazırlanıp Resmî Gazete'de yayımlandığından, güncel metnin esas alınması zorunludur.
Sözleşme serbestisinin sınırı
1136 sayılı Avukatlık Kanunu, ücretin serbestçe kararlaştırılmasına izin verir; ancak tarifedeki tutarın altında ücret belirlenmesi geçerli sayılmaz ve disiplin sorumluluğu doğurabilir. Buna karşılık üst sınır bakımından da bir kural vardır: dava konusu değer üzerinden orantılı ücret kararlaştırılırken kanunun öngördüğü azami orana dikkat edilmelidir. Ücret sözleşmesinin yazılı yapılması, kapsamın hangi işleri içerdiğinin ve kanun yolu aşamalarının ayrı ücrete tabi olup olmadığının açıkça yazılması sonraki tartışmaları büyük ölçüde önler.
Karşı taraf vekâlet ücreti kime aittir?
Dava sonunda kararla tarifeye dayanılarak karşı tarafa yükletilen vekâlet ücreti, Avukatlık Kanunu uyarınca avukata aittir. Bu tutar müvekkilin avukata ödeyeceği sözleşmesel ücretten bağımsızdır ve ikisi birbirinden mahsup edilmez; aksi yönde bir anlaşma varsa bunun sözleşmede açıkça yazılması gerekir. Kısmen kabul kararlarında ücret her iki taraf lehine ayrı ayrı hükmedilebileceğinden, hüküm fıkrasının bu yönden dikkatle okunması gerekir.
Uygulamada en çok tartışılan başlıklar
- Maktu mu nispi mi ücrete hükmedileceği, dava konusunun para ile ölçülebilirliğine göre değişir
- Davanın açılmamış sayılması, feragat veya kabul hallerinde ücretin hangi aşamada olunduğuna göre belirlenmesi
- Birden fazla davacı veya davalı bulunması halinde ücretin bölünüp bölünmeyeceği
- İcra takiplerinde takip aşaması ile itirazın iptali aşamasının ayrı ücretlere tabi olması
- Hükmedilen ücret ile tarife arasında uyumsuzluk varsa bunun kanun yolunda ayrıca ileri sürülmesi gereği
Azledilme ve istifa halinde ücret
Vekâlet ilişkisinin sona erme biçimi, ücretin akıbetini doğrudan etkiler. Haksız azil halinde ücretin tamamının talep edilebilmesi mümkünken, haklı sebeple azil ya da avukatın haksız istifası farklı sonuçlar doğurur. Bu nedenle azil veya istifa bildiriminin tarihi, gerekçesi ve o tarihe kadar yapılan işlemlerin dökümü kayıt altına alınmalıdır.
Yukarıdaki açıklamalar genel çerçeveyi tanıtmayı amaçlar. Ücret tutarları her yıl değiştiğinden, somut hesaplama yapılırken işin görüldüğü döneme ait yürürlükteki tarifeye bakılması ve gerektiğinde meslektaş veya baro görüşüne başvurulması yerinde olur.