2010 Yılı Tanıklık Ücret Tarifesi, mahkemede tanık olarak dinlenen kişiye ödenecek ücret ve giderlerin o yıl için belirlenmiş tutarlarını gösteren bir düzenlemedir. Tanıklık bir vatandaşlık yükümlülüğüdür; ancak bu yükümlülüğün kişiye getirdiği zaman ve masraf kaybının belirli ölçüde karşılanması öngörülmüştür.
Tanığa ödenen tutar bir hizmet bedeli değildir
Tanığa yapılan ödeme, verdiği beyanın karşılığı değildir. Ödemenin dayanağı, kişinin duruşmaya gelmek için kaybettiği zaman ile yaptığı yol ve gerekiyorsa konaklama masrafıdır. Bu ayrım önemlidir: beyanın içeriği ya da davanın sonucu, ödenecek tutarı etkilemez. Tanığa beyanı karşılığında ayrıca menfaat sağlanması ise ciddi bir ceza hukuku sorunu doğurur.
Ödemenin kapsamına giren kalemler
- Duruşmaya katılım nedeniyle kaybedilen zamanın karşılığı
- Yerleşim yeri dışından geliniyorsa yol gideri
- Aynı gün dönüş mümkün değilse konaklama ve beslenme gideri
Bu kalemler mahkemece takdir edilir ve ilgili yılın tarifesi ölçü alınır. Tarifeler yıllık olarak yenilendiğinden, 2010 tarihli bir metindeki rakamların bugünkü bir dosyaya uygulanması söz konusu olmaz; her dosyada duruşma tarihinde yürürlükte olan tarifeye bakılır.
Talebin nasıl ileri sürüleceği
- Talebi duruşmada, henüz dinlenme işlemi tamamlanmadan sözlü olarak belirtin; beyanınız tutanağa geçsin.
- Yol ve konaklama gideri isteniyorsa bilet, fiş veya fatura duruşma sırasında dosyaya sunulmalıdır.
- Ödemenin hangi hesaba yapılacağını bildirin; banka bilgisi eksikse ödeme gecikir.
- Talep tutanağa geçmediyse, duruşma sonrası dilekçeyle mahkemeye başvurulabilir.
Ödemeyi kim karşılar
Tanık gideri, kural olarak yargılama giderleri içinde yer alır ve dava sonunda yargılama giderlerinin yüklenmesine ilişkin hükme göre taraflar arasında paylaştırılır. Ceza yargılamasında ise ödeme öncelikle devlet bütçesinden yapılır ve yargılama sonunda giderlerin akıbeti karara bağlanır. Tanık açısından pratik sonuç şudur: ödemeyi almak için davanın sonucunu beklemek gerekmez.
Davete uymamanın sonucu
Usulüne uygun çağrıya rağmen mazeretsiz gelinmemesi, zorla getirme ve gidere hükmedilmesi gibi sonuçlar doğurabilir. Katılamayacak durumda olan tanığın, duruşma gününden önce mazeretini belgeleyerek mahkemeye bildirmesi bu sonuçları önler. Sağlık veya iş nedeniyle gelinemiyorsa, belgenin duruşma tarihini kapsaması gerekir.
Bu metin genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; tanık olarak çağrıldığınız dosyanın niteliğine göre usul farklılıkları bulunabileceğinden, tereddüt duyulan durumlarda duruşma öncesinde bir hukukçuya danışmak faydalı olur.