İçeriğe geç
AC

Mecburi Standard Tebliği (ÖSG-2010/25): Zorunlu Standarda Aykırılıkta Denetim ve İdari Yaptırım

26 Nisan 2026 İdare ve Vergi Hukuku 2 dk okuma 72 görüntülenme Son güncelleme: 18 Ağustos 2026

Mecburi standard tebliğleri, belirli ürünlerin yalnızca ilgili standarda uygun olması hâlinde piyasaya arz edilebileceğini düzenler. Gönüllü standarttan farkı burada başlar: uygunluk artık bir tercih değil, satışın ve dağıtımın ön şartıdır. Üretici, ithalatçı ve dağıtıcı için bu, ürün tasarımından etiketine kadar uzanan somut bir yükümlülük zinciri anlamına gelir.

Zorunlu Standardın Kapsamına Girip Girmediğinizi Belirleme

İlk tartışma çoğu zaman ürünün kapsam içinde olup olmadığıdır. Tebliğ metnindeki tanım ile ürünün fiili kullanım amacı örtüşmüyorsa, kapsam dışı olduğu iddiası ciddi biçimde savunulabilir. Bu değerlendirmede ürünün ticari adı değil, teknik özellikleri ve hitap ettiği kullanım alanı esas alınır.

Piyasa Gözetimi ve Denetiminde Süreç Nasıl İşler?

Denetim genellikle numune alınması ve test sonucunun beklenmesiyle ilerler. Bu aşamada atılan adımlar, ileride açılacak davanın kaderini belirler:

  • Numune alma tutanağına şerh düşme hakkınızı kullanın; itirazınızı tutanağa yazdırın.
  • Şahit numunenin usulüne uygun ayrılıp mühürlendiğini kontrol edin.
  • Test raporu tebliğ edildiğinde, ikinci test veya şahit numune analizi talebinizi süresi içinde iletin.
  • Aynı partiye ait üretim ve giriş kayıtlarını, denetime konu ürünle eşleşecek şekilde saklayın.

Aykırılık Tespitinin Sonuçları

Uygunsuzluk tespiti tek bir sonuç doğurmaz. Ürünün piyasadan geri çekilmesi veya toplatılması, satışın durdurulması ve idari para cezası birlikte gündeme gelebilir. Ürün güvenliği ve teknik mevzuat alanındaki yükümlülüklerin çerçevesi, 4703 sayılı Ürünlere İlişkin Teknik Mevzuatın Hazırlanması ve Uygulanmasına Dair Kanun ile onun yerini alan güncel düzenlemeler üzerinden kurulur; bu nedenle işlem tarihinde yürürlükte olan metin esas alınmalıdır.

İdari Para Cezasına İtirazda Merci Karışıklığı

Uygulamadaki en maliyetli hata, cezaya yanlış mercie başvurulmasıdır. Ceza tutanağının dayanağına göre başvuru yolu idari yargı veya sulh ceza hakimliği olabilir. Bu nedenle:

  1. Ceza yazısının alt kısmındaki başvuru yolu ve süre açıklamasını esas alın.
  2. Tebliğ tarihini zarf veya tebligat mazbatası üzerinden kesin olarak belirleyin.
  3. Süre dolmadan başvurun; yanlış mercie yapılan başvuru her zaman süreyi korumaz.
  4. Ürünün toplatılması gibi ayrı bir işlem varsa, onun için ayrı bir başvuru gerektiğini unutmayın.

Tedarik Zincirinde Sorumluluğun Paylaşımı

Uygunsuzluğun kaynağı tedarikçiden geliyorsa, idari yaptırıma muhatap olan taraf ile nihai sorumluluğu taşıyan taraf farklı olabilir. Tedarik sözleşmelerine uygunluk taahhüdü, belge sunma yükümlülüğü ve rücu kaydı konulması, bu ayrımı sonradan tartışılabilir hâle getirir.

Buradaki açıklamalar genel çerçeve sunar; ürün grubunuza ve denetim tutanağınıza özgü değerlendirme için hukuki görüş alınmasında yarar vardır.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla