İçeriğe geç
AC

Amortisör ve Süspansiyon Sistemleri Tebliği (TS 3034): Uygunsuz Ürün ve Sorumluluk Zinciri

28 Nisan 2026 İdare ve Vergi Hukuku 2 dk okuma 66 görüntülenme Son güncelleme: 18 Ağustos 2026

Araç güvenliğini doğrudan etkileyen parçalar, serbest piyasada satılsa da teknik düzenlemelere tabidir. Karayolu Taşıtları-Süspansiyon Sistemleri-Amortisörler ile İlgili Tebliğ (TS 3034), bu ürünlerin taşıması gereken standartları zorunlu uygulamaya bağlayan bir teknik düzenlemedir. Bu rehber, standarda uymayan bir amortisör veya süspansiyon parçası nedeniyle ortaya çıkan hukuki sorumluluğun nasıl dağıldığını ele almaktadır.

Teknik Düzenlemenin Hukuki Sonucu

Bir standardın tebliğ ile zorunlu kılınması, o standardın artık teknik bir tavsiye olmaktan çıkıp uyulması gereken bir kural hâline gelmesi anlamına gelir. Bunun üç pratik sonucu vardır: ürünün piyasaya arzı denetime tabidir, uygunsuzluk idari yaptırım doğurabilir ve uygunsuz ürün nedeniyle meydana gelen zararda kusur değerlendirmesi ağırlaşır.

Sorumluluk Kimde Toplanır?

  • Üretici veya ithalatçı: ürünün teknik düzenlemeye uygun olarak piyasaya arz edilmesinden sorumludur.
  • Satıcı: ayıplı mal hükümleri uyarınca tüketiciye karşı sorumluluğu doğar.
  • Montajı yapan servis: uygun olmayan parçanın takılması veya hatalı montaj, ayrı bir kusur kaynağıdır.

Bir kazada bu halkalardan hangisinin sorumlu olduğu çoğu zaman tek başına belirlenemez; sorumluluk paylaştırılabilir.

Uygunsuzluk Şüphesinde İlk Adımlar

  1. Parçanın ambalajı, etiketi, uygunluk beyanı ve seri numarası muhafaza edilir.
  2. Satış faturası, montaj fişi ve servis kaydı bir arada saklanır.
  3. Sökülen parça atılmaz; bilirkişi incelemesi için muhafaza altına alınır.
  4. Piyasa gözetimi ve denetimiyle yetkili idareye ihbarda bulunulabilir.

Delilin Kaybolması En Büyük Risktir

Bu tür dosyalarda davanın kaderini belirleyen unsur, sorunlu parçanın fiziken elde bulunup bulunmadığıdır. Servis tarafından değiştirilen parçanın hurdaya ayrılması, araçtaki iz ve hasarın onarımla ortadan kalkması, ürünün standarda aykırılığının teknik olarak ortaya konmasını imkânsız hâle getirebilir. Ciddi bir olayda, onarıma başlanmadan önce delil tespiti yoluna başvurulması, sonradan telafisi mümkün olmayan kayıpların önüne geçer.

Talep Yollarının Ayrımı

Aynı olaydan farklı nitelikte talepler doğabilir: satıcıya karşı ayıplı mal nedeniyle değişim, iade veya bedel indirimi; zarar doğmuşsa üretici ve diğer sorumlulara karşı tazminat; kamu düzenine aykırılık yönüyle de idari denetim ve yaptırım süreci. Bu yolların birbirini dışlamadığı, ancak her birinin kendi başvuru merci ve süresi bulunduğu gözden kaçırılmamalıdır.

Yukarıdaki bilgiler genel niteliktedir. Somut olayda hangi talebin öne çıkacağı ürünün türüne, zararın kapsamına ve mevcut belgelere göre değişeceğinden, ayrıntılı bir hukuki değerlendirme yapılması önerilir.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla