İçeriğe geç
AC

Sermaye Piyasasında Finansal Raporlama Tebliği (II-14.1): Bildirim Yükümlülüğü ve Sorumluluk

29 Nisan 2026 İdare ve Vergi Hukuku 2 dk okuma 70 görüntülenme Son güncelleme: 18 Ağustos 2026

18477 sayılı SERMAYE PİYASASINDA FİNANSAL RAPORLAMAYA İLİŞKİN ESASLAR TEBLİĞİ (II-14.1), sermaye piyasası mevzuatına tabi işletmelerin finansal tablolarını hangi esaslara göre hazırlayıp kamuya duyuracağını düzenleyen ikincil bir metindir. Tebliğ, 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun çizdiği çerçeve içinde uygulanır ve şirketin yatırımcıya karşı şeffaflık yükümlülüğünün teknik altyapısını oluşturur.

Yükümlülüğün Muhatabı Kim?

İlk belirlenmesi gereken husus, işletmenin tebliğ kapsamında olup olmadığıdır. Kapsam değerlendirmesi yapılırken şirketin sermaye piyasası aracının işlem gördüğü pazar, faaliyet alanı ve tabi olduğu özel düzenlemeler birlikte incelenir. Kapsamın yanlış değerlendirilmesi, bildirim yapılmaması sonucunu doğurduğu için pratikte en maliyetli hatalardan biridir.

Raporlamanın Üç Ayağı

Uygulamada süreç birbirine bağlı üç aşamada ilerler:

  1. Finansal tabloların, ilgili raporlama standartlarına uygun biçimde hazırlanması.
  2. Bağımsız denetim veya sınırlı denetimden geçirilmesi gereken dönemlerde denetim sürecinin tamamlanması.
  3. Tabloların ve eklerinin kamuya açıklama platformu üzerinden ilan edilmesi.

Bu aşamalardan birinde yaşanan gecikme, zincirin tamamını etkiler. Bu nedenle iç takvimin, dış denetim takvimiyle uyumlu kurulması gerekir.

Sorumluluk Beyanı ve Yönetim Sorumluluğu

Finansal tabloların doğruluğu yalnızca muhasebe biriminin işi değildir. Tabloların gerçeği yansıttığına ilişkin beyanı imzalayan yöneticiler, içeriğin doğruluğuna dair sorumluluk üstlenir. Bu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu kapsamındaki yönetim kurulu sorumluluğu ile sermaye piyasası mevzuatındaki idari yaptırım rejiminin kesiştiği alandır. Bilgilendirmenin eksik veya yanıltıcı olması hâlinde, zarara uğradığını ileri süren yatırımcıların talepleri de gündeme gelebilir.

İdari Yaptırıma Karşı Ne Yapılabilir?

Düzenleyici otoritenin uyguladığı idari para cezası ve benzeri yaptırımlar idari işlem niteliğindedir. Bu işlemlere karşı 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu çerçevesinde dava açılabilir; sürenin başlangıcı kararın tebliğ edildiği tarihtir. Savunma hazırlanırken yalnızca sonuç değil, sürecin nasıl yürüdüğünü gösteren yönetim kurulu kararları, denetçi yazışmaları ve iç kontrol kayıtları da dosyaya konulmalıdır.

Bu açıklamalar genel bilgilendirme amacı taşır. Şirketinizin kapsam durumu, raporlama takvimi veya karşılaştığı bir yaptırım için, yürürlükteki metnin tamamı ile şirkete özgü koşullar birlikte incelenerek profesyonel değerlendirme alınması yerinde olur.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla