6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu yürürlüğe girdiğinde, mevcut anonim ve limited şirketlerin esas sözleşmelerini ve şirket sözleşmelerini yeni düzenlemeye uyarlamaları öngörülmüş; bu uyum için tanınan süre daha sonra çıkarılan tebliğlerle uzatılmıştı. Bugün bu düzenlemelerin pratik önemi, uyum yapmamış şirketlerin karşılaştığı somut sorunlarda ortaya çıkmaktadır. Aşağıda konu, halen uyumsuz bir sözleşmeye sahip şirketlerin ne yapması gerektiği açısından ele alınmıştır.
Uyum yükümlülüğü neyi kapsıyordu
Yükümlülük, esas sözleşmenin tamamının yeniden yazılmasını değil; yeni kanuna aykırı düşen ya da eski kanuna atıf yapan hükümlerin düzeltilmesini gerektiriyordu. Tipik konular; şirketin amaç ve konusunun ifade biçimi, yönetim organının oluşumu ve temsil yetkisinin kullanımı, genel kurulun toplantı ve karar yeter sayıları, denetime ilişkin hükümler ve tek ortaklı yapıya ilişkin düzenlemelerdi.
Süre uzatımının hukuki etkisi
Uyum süresinin uzatılması, yükümlülüğü ortadan kaldırmaz; yalnızca yerine getirilmesi için tanınan zamanı genişletir. Bu ayrım önemlidir, çünkü uzatmayı "artık gerek kalmadı" biçiminde yorumlayan şirketler, yıllar sonra tescil veya kredi süreçlerinde tıkanmaktadır. Ayrıca, Türk Ticaret Kanunu'nun yürürlüğü ve uygulama şekli hakkındaki kanun uyarınca, sözleşmede değiştirilmemiş olsa dahi kanuna aykırı hükümler yerine kanunun ilgili düzenlemesi uygulanır.
Uyum yapılmamışsa bugün ne olur
Uyumsuzluk kendiliğinden şirketin geçersizliğine yol açmaz; ancak günlük işleyişte sorun üretir. En sık karşılaşılanlar şunlardır: temsil yetkisinin sözleşmedeki eski düzenlemeye dayandırılması nedeniyle imza sirkülerinin tartışmaya açılması, genel kurul kararlarının yeter sayı yönünden iptal riskiyle karşılaşması ve tescil taleplerinin ticaret sicil müdürlüğünce eksiklik gerekçesiyle geri çevrilmesi. Pay devri ya da ortak değişikliği gibi kritik anlarda ortaya çıkan bu engeller, işlemi haftalarca geciktirebilir.
Tadil süreci nasıl işler
Esas sözleşme değişikliği; yönetim organının hazırladığı tadil metniyle, gerekli hâllerde ilgili makamın izniyle ve genel kurul kararıyla yapılır. Karar tescil ve ilan edilmedikçe üçüncü kişilere karşı sonuç doğurmaz. Bu nedenle sürecin genel kurulda bitmediği, tescil aşamasının tamamlanması gerektiği unutulmamalıdır.
Şirketler için tarama başlıkları
- Esas sözleşmenin son tescilli hâlinin sicilden temin edilmesi
- Mülga kanuna atıf yapan maddelerin işaretlenmesi
- Temsil ve ilzam ile yeter sayı hükümlerinin güncel kanunla karşılaştırılması
- Tadil kararının tescil ve ilan edildiğinin sicil kaydından doğrulanması
Bu yazı genel bilgi vermek için hazırlanmıştır. Esas sözleşme tadili, şirketin türüne ve mevcut ortaklık yapısına göre farklı adımlar gerektirdiğinden, işlemden önce metnin bir hukukçu tarafından incelenmesi faydalı olur.