İçeriğe geç
AC

İşyeri Hekimi ve Diğer Sağlık Personeli Yönetmeliği: Görevlendirme, Sorumluluk ve Kayıt Düzeni

29 Nisan 2026 İdare ve Vergi Hukuku 2 dk okuma 67 görüntülenme Son güncelleme: 18 Ağustos 2026

İş sağlığı ve güvenliği hizmetlerinin sahadaki yürütücüsü olan işyeri hekimi ile diğer sağlık personelinin konumunu belirleyen bu Yönetmelik, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ile kurulan yapının uygulama katmanını oluşturur. İşverenin yükümlülüğü bir hekimle sözleşme imzalamakla bitmez; görevlendirmenin niteliği, süresi ve kayıt altına alınma biçimi, iş kazası ya da meslek hastalığı sonrası açılan dosyalarda doğrudan kusur tartışmasına dönüşür.

Görevlendirme Yükümlülüğü Kimde Doğar

Yükümlülüğün kapsamı, işyerinin tehlike sınıfı ile çalışan sayısına göre şekillenir. İşveren, hizmeti kendi bünyesinde istihdam ettiği hekimle ya da yetkilendirilmiş ortak sağlık ve güvenlik biriminden alarak karşılayabilir. Asıl işveren–alt işveren ilişkisinin bulunduğu işyerlerinde, hizmetin kimin tarafından sağlandığı sözleşmede açıkça gösterilmediğinde sorumluluk her iki tarafa birden yüklenebilmektedir.

Hekimin Görevi Rehberlik mi, Denetim mi?

Yönetmelik hekime hem rehberlik hem de tespit ve izleme rolü verir. Uygulamada ağırlık taşıyan başlıklar şunlardır:

  • Risk değerlendirmesi çalışmasına fiilen katılım ve sağlık boyutunun rapora işlenmesi
  • İşe giriş ve periyodik sağlık muayeneleri ile işe uygunluk değerlendirmesi
  • Çalışma ortamı gözetimi, ölçüm sonuçlarının sağlık etkileri yönünden yorumlanması
  • Acil durum ve ilk yardım organizasyonuna katkı
  • Tespit ettiği eksiklikleri işverene yazılı olarak bildirme

Diğer sağlık personelinin sınırı

Diğer sağlık personeli, hekimin gözetiminde ve ona destek verecek biçimde çalışır. Kayıt tutma, muayene organizasyonu ve izleme faaliyetleri bu kapsamdadır. Personelin, hekime ait değerlendirme yetkisini tek başına kullandığı durumlar hem belge yaptırımı hem de sorumluluk açısından risklidir.

Sorumluluğun Üç Ayrı Kanalı

Aynı olay, birbirinden bağımsız üç hat üzerinden sonuç doğurabilir: iş sağlığı ve güvenliği mevzuatı uyarınca idari para cezası; iş kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat talepleri; taksirle yaralama veya ölüme neden olma iddiasıyla yürütülen ceza soruşturması. Bunlara, hekim ve personel yönünden belge geçerliliğine ilişkin idari işlemler eklenir. Ceza ve tazminat dosyalarında kusur dağılımı çoğunlukla bilirkişi incelemesiyle belirlenir ve incelemenin dayanağı yazılı kayıtlardır.

Dosyada Ağırlık Taşıyan Kayıtlar

  1. Görevlendirme sözleşmesi ve resmi kayıt sistemine işlenmiş bilgiler
  2. Hekimin işyerinde geçirdiği çalışma süresine ilişkin çizelgeler
  3. Onaylı defterdeki tespit ve öneriler ile bunlara verilen yanıtlar
  4. Sağlık gözetimi ve periyodik muayene raporları
  5. Eğitim katılım tutanakları ve imza sirküleri

Uygulamada en belirleyici unsur, hekimin yazılı olarak ilettiği uyarıların işverence dikkate alınıp alınmadığıdır. Yazılı uyarının varlığı hekim yönünden savunma, işveren yönünden ise ağırlaştırıcı bir unsur haline gelebilir.

Buradaki açıklamalar genel nitelikte olup her işyerinin tehlike sınıfı, organizasyon yapısı ve olay örgüsü farklıdır; somut bir iş kazası veya denetim tutanağı söz konusu olduğunda dosyaya özgü hukuki değerlendirme yapılması yerinde olur.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla