Halka açık bir şirkette yöneticilik sıfatı ile pay sahipliğinin aynı kişide birleşmesi, kısa vadeli işlemlerde bilgi eşitsizliği tartışmasını doğurur. VI-103.1 sayılı Tebliğ, ihraççı yöneticilerinin kendi şirketlerinin payları üzerinde tebliğde belirlenen kısa dönem içinde yaptıkları alım satımdan doğan net kazancı ihraççıya ödemesini öngörerek bu tartışmayı somut ve ölçülebilir bir kurala bağlar.
Yükümlülüğün Objektif Niteliği
Bu ödeme yükümlülüğü, klasik anlamda bir tazminat borcu gibi kurgulanmamıştır. Yöneticinin içeriden öğrenilen bir bilgiyi fiilen kullanıp kullanmadığı, kötü niyetli olup olmadığı ayrıca tartışılmaz; belirlenen süre aralığında alım ve satımın birlikte gerçekleşmiş olması yeterlidir. Uygulamada en sık yapılan hata, kazanç elde edilmediği ya da işlemin masum bir portföy hareketi olduğu savunmasının tek başına sonuç doğuracağının varsayılmasıdır.
Kimler Kapsama Girer
- Yönetim kurulu üyeleri ve idari sorumluluğu bulunan kişiler
- Bu kişilerle yakın ilişkili sayılan gerçek ve tüzel kişiler
- Sıfatın işlem tarihinde mi yoksa sonradan mı kazanıldığı sorusu, kapsam değerlendirmesinde ayrıca ele alınmalıdır
Net Kazancın Hesabında Tartışılan Kalemler
Uyuşmazlıkların çoğu miktarın kendisinde değil, hesaplama yönteminde çıkar. Farklı fiyatlardan gerçekleşen kısmi işlemlerin hangi sırayla eşleştirileceği, işlem maliyetlerinin ve vergilerin düşülüp düşülmeyeceği, bedelsiz pay ve sermaye artırımı gibi olayların eşleştirmeyi nasıl etkileyeceği ayrı ayrı gerekçelendirilmelidir. Hesaplamayı destekleyen aracı kurum işlem dökümleri, tarih ve saat bilgisiyle birlikte saklanmalıdır.
İhtilaf Çıktığında İzlenecek Hat
- İhraççı yönetiminin talep yazısı ve dayanağı olan hesaplama tablosu incelenir.
- İşlem tarihleri ile yöneticilik sıfatının başlangıç ve bitiş tarihleri karşılaştırılır.
- Kapsam dışı kaldığı düşünülen işlemler için gerekçeli itiraz hazırlanır.
- Sermaye Piyasası Kanunu kapsamındaki idari yaptırım süreci ile şirkete ödeme yükümlülüğü birbirinden ayrı değerlendirilir.
Şirket Tarafındaki Ödev
İhraççı açısından yükümlülük pasif değildir. Kapsamdaki kişilerin listelenmesi, işlemlerin izlenmesi ve tespit hâlinde talebin zamanında yöneltilmesi kurumsal bir iç kontrol meselesidir. Bu izleme yapılmadığında, yıllar sonra ortaya çıkan bir işlem için delil toplamak çok daha zordur.
Buradaki açıklamalar genel nitelikte olup somut işlem dizisi, sıfat tarihleri ve fiyat verileri değerlendirilmeden sonuç çıkarılmamalıdır; dosyanızın özelliklerine göre hukuki destek almanız yerinde olur.