İçeriğe geç
AC

Üsküdar Üniversitesi Türk Dünyası Felsefe Araştırmaları Merkezi Yönetmeliği: Kuruluş Yetkisi ve Yargı Denetimi

1 Mayıs 2026 İdare ve Vergi Hukuku 2 dk okuma 81 görüntülenme Son güncelleme: 20 Ağustos 2026

Üsküdar Üniversitesi Türk Dünyası Felsefe Araştırmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi Yönetmeliği, vakıf üniversitesi bünyesinde disipliner bir araştırma birimi kuran düzenleyici işlemdir. Vakıf yükseköğretim kurumlarında merkez kurulması, mütevelli heyeti kararı ile başlayıp Yükseköğretim Kurulu sürecinden geçen bir zincir izler; bu zincirdeki her halka, sonradan hukuka uygunluk denetimine konu olabilir.

Vakıf Üniversitesinde Yetki Zinciri

Devlet üniversitelerinden farklı olarak vakıf üniversitelerinde mali ve idari kararların önemli bölümü mütevelli heyetindedir. Bir merkez yönetmeliğinin uygulanmasında sorun çıktığında ilk sorulacak soru şudur: işlemi tesis eden organ, yönetmeliğin kendisine tanıdığı yetki alanında mı kalmıştır? Yetki, düzenleyici işlemlerde en katı denetlenen unsurdur ve devredilmesi ancak açık bir hükümle mümkündür.

Akademik Özerklik ile Kurumsal Kararın Kesişimi

Felsefe ve kültür araştırmaları yürüten bir merkezde, faaliyetin içeriğine ilişkin kararlar akademik alanı ilgilendirir. Buna karşılık müdür atanması, bütçe tahsisi ve proje onayı idari karardır. Uygulamada bu ikisi iç içe geçtiğinden, açılacak davada işlemin niteliğinin doğru tespiti önem taşır:

  • Yayın veya sempozyum içeriğine yönelik müdahaleler, ifade ve bilim özgürlüğü boyutuyla tartışılır.
  • Görev süresinin dolmasından önce sonlandırılan müdürlük, gerekçe ve usul yönünden denetlenir.
  • Merkezde görevlendirilen öğretim elemanının ders yükü ve ücret uyuşmazlıkları iş ilişkisinin niteliğine göre çözülür.

Yönetmeliğe Karşı Dava Açarken

  1. Yönetmelik Resmî Gazete'de yayımlandığından, ilan tarihi süre başlangıcı bakımından esas alınır.
  2. Düzenleyici işlemin tamamı yerine yalnızca sakat görülen maddesinin iptali de istenebilir; bu, davanın kabul şansını artıran bir tercihtir.
  3. Yönetmeliğe dayalı bireysel işlem tesis edildiğinde, dava süresi bu işlem üzerinden yeniden işlemeye başlar.
  4. Dilekçede üst norma aykırılık, somut madde karşılaştırmasıyla gösterilmelidir; soyut iddia yeterli olmaz.

Kaçırılan Sürenin Telafisi Var mı?

İdari yargıda dava süresi hak düşürücü niteliktedir ve mahkemece resen dikkate alınır. Ancak düzenleyici işlemler bakımından önemli bir imkân vardır: yönetmeliğin iptali için süre geçmiş olsa bile, ona dayanılarak yeni bir bireysel işlem yapıldığında, o işlemin iptali istenirken dayanak hükmün hukuka aykırılığı yeniden ileri sürülebilir. Bu yol, kapanmış görünen bir tartışmayı fiilen yeniden açar.

Metin, konuyu genel hatlarıyla tanıtmayı amaçlar. Merkezle ilgili somut bir kararla karşılaşıldığında, kararın tarihi ve dayanağı görülmeden değerlendirme yapılamayacağından, dosya bazında hukuki görüş alınması önerilir.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla