Risk hesabı, kamu kaynağıyla desteklenen bazı finansman ve kredi işlemlerinde doğan zararların karşılanması amacıyla işletilen özel bir hesap yapısıdır. Bu yönetmelik, hesabın hangi işlemler için kullanılacağını, kimin talep edebileceğini ve talebin hangi usulle karara bağlanacağını düzenler. Uygulamada sorunların büyük bölümü hesabın kapsamına giren ve girmeyen işlemin ayrımından doğar.
Risk Hesabı Hangi İşlemleri Kapsar?
Yönetmelik, hesabın devreye girebilmesi için işlemin belirli bir program veya destek mekanizması kapsamında yapılmış olmasını arar. Kapsam dışı bir işlem için yapılan talep, esasa girilmeden reddedilir. Bu nedenle ilk yapılması gereken, sözleşme ve destek belgelerinden işlemin hangi programa bağlandığını belgeyle ortaya koymaktır.
Talep Dosyasının Kurulması
Hesaptan karşılama talebi, kural olarak zararın doğduğunu ve miktarını gösteren belgelerle birlikte sunulur. Uygulamada dosyanın omurgasını şunlar oluşturur:
- İşlemin dayanağı olan sözleşme ve ekleri
- Ödeme, tahsilat ve temerrüde ilişkin kayıtlar
- Alacağın takibi için yapılan girişimlerin belgeleri
- Zarar tutarının hesabını gösteren döküm
Eksik belgeyle yapılan başvurularda idare tamamlama süresi verir; verilen sürede tamamlanmayan dosya işlemden kaldırılabilir.
Karara İtiraz ve Yargı Yolu
Talebin reddi ya da kısmen kabulü idari bir işlemdir. Bu işleme karşı önce idareye başvurarak kararın yeniden değerlendirilmesini istemek mümkündür; ancak bu başvurunun dava açma süresini nasıl etkilediği 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu hükümlerine göre belirlenir. Süreyi durduran ve durdurmayan başvuru türünü karıştırmak, en sık karşılaşılan hak kaybı sebebidir.
Sık Yapılan Hatalar
- Tebliğ tarihinin dosyada belgelenmemesi, dolayısıyla sürenin başlangıcının tartışmalı hale gelmesi.
- Zarar tutarının dayanaksız biçimde yuvarlanarak bildirilmesi.
- Alacağın tahsili için gerekli adımlar atılmadan doğrudan hesaba başvurulması.
- Yetkili birim yerine ilgisiz bir kuruma dilekçe verilmesi.
Uygulama İçin Kısa Kontrol
Dosyayı hazırlarken şu soruların yazılı cevabı bulunmalıdır: işlem kapsamda mı, zarar kesinleşti mi, tutar nasıl hesaplandı, talep hangi tarihte ve hangi mercie verildi. Bu dört soruya belgeyle cevap veremeyen bir dosya, esasa girilmeden sonuçlanma riski taşır.
Buradaki açıklamalar genel nitelikte olup, her dosyanın kendi sözleşme metni ve yürürlükteki düzenlemeler ışığında ayrıca incelenmesi gerekir. Somut bir talep öncesinde hukuki değerlendirme almanız yerinde olur.