Güney-1 Rüzgâr Enerji Santralinin yapımı amacıyla Bursa ilindeki taşınmazların, tapuda Hazine adına tescil edilmek üzere acele kamulaştırılmasına dair 2451 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı, enerji yatırımlarında sıkça başvurulan bir yöntemi gündeme getirir. Bu yazının odağı, kararın esasına yönelik itirazın hukuki dayanağı ve yürütmenin durdurulması talebinin nasıl kurulacağıdır.
Acele Kamulaştırma İstisnadır
2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 27. maddesindeki usul, olağan kamulaştırma prosedürünün istisnasıdır. İstisna niteliği, uygulamanın her yatırım için otomatik biçimde kullanılamayacağı anlamına gelir. İdari yargı denetiminde tartışılan temel soru şudur: taşınmaza olağan usulle değil, bedel tespiti tamamlanmadan el konulmasını gerektiren somut ve ivedi bir durum gerçekten var mıdır? Bu soruya verilen cevap, dosyanın kaderini belirler.
Aciliyet İddiasını Zayıflatan Göstergeler
- Proje için gerekli izin süreçlerinin uzun süredir devam ediyor olması.
- Aynı bölgede daha önce alınan kararların uygulanmamış olması.
- Kararın gerekçesinde, ivediliği açıklayan somut bir olgu yerine genel ifadelere yer verilmesi.
- Güzergâh veya saha yerleşiminde alternatiflerin değerlendirilmediğinin anlaşılması.
Yürütmenin Durdurulması Talebini Kurmak
İdari Yargılama Usulü Kanunu, işlemin açıkça hukuka aykırı olması ve uygulanması halinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğması koşullarının birlikte gerçekleşmesi halinde yürütmenin durdurulmasına karar verilebileceğini düzenler. Talebin kabul edilmesi, bu iki koşulun da somut biçimde ortaya konulmasına bağlıdır. Kamulaştırma dosyalarında telafisi güç zarar, çoğunlukla taşınmazın fiziki yapısının geri döndürülemez biçimde değişecek olmasıyla açıklanır: zeytinlik veya bağın sökülmesi, tarım arazisinin platform haline getirilmesi, su kaynağının kesilmesi gibi.
Hazine Adına Tescilin Sonucu
Kararda taşınmazların Hazine adına tescil edileceğinin belirtilmesi, mülkiyetin kamuya geçeceği ve yatırımcıya tahsis yoluyla kullandırılacağı anlamına gelir. Malik bakımından bu, taşınmazın geri dönüşünü daha da güçleştiren bir yapıdır. Kamulaştırmanın amacına uygun kullanılmaması halinde gündeme gelebilecek geri alma tartışması ise ayrı koşullara tabidir ve peşinen varsayılmamalıdır.
Paralel Yürüyen İki Süreç
- İdari yargı: kararın iptali ve yürütmenin durdurulması talebi.
- Adli yargı: bedel tespiti ve tescil sürecinde değerin denetlenmesi.
Bu iki süreç birbirinden bağımsız yürür. İdari yargıda dava açılmış olması, bedel sürecindeki duruşma ve keşiflere katılmayı gereksiz kılmaz; aksine, keşifte yapılacak tespitler her iki dosyada da kullanılabilir.
Buradaki değerlendirmeler genel çerçeve niteliğindedir. Taşınmazın niteliği, üzerindeki dikili varlıklar ve kararın gerekçesi sonucu değiştirebileceğinden, süre işlemeye başladığı anda hukuki destek alınması önerilir.