İçeriğe geç
AC

2692 Sayılı Sahil Güvenlik Komutanlığı Kanunu: Denizde Durdurma, Arama ve İdari Yaptırım

13 Nisan 2026 İdare ve Vergi Hukuku 2 dk okuma 70 görüntülenme Son güncelleme: 17 Ağustos 2026

2692 sayılı Sahil Güvenlik Komutanlığı Kanunu, Türkiye'nin deniz yetki alanlarında güvenliğin sağlanması, kaçakçılığın önlenmesi, arama kurtarma ve deniz kirliliğiyle mücadele görevlerinin çerçevesini çizer. Denizcilik faaliyeti yürütenler bakımından bu kanun, günlük operasyonda karşılaşılabilecek denetim yetkilerinin kaynağıdır.

Görev Alanı ve Yetkinin Sınırı

Komutanlık, hem idari kolluk hem de adli kolluk görevi yürütür. Bu ikili yapı uygulamada önemli bir sonuç doğurur: bir gemide yapılan işlemin idari denetim mi yoksa adli soruşturma işlemi mi olduğu, hangi usul kurallarının uygulanacağını belirler. Adli işlemlerde 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun arama ve el koyma hükümleri devreye girerken, idari denetimde ilgili özel mevzuat ve idari usul kuralları uygulanır.

Durdurma ve Kontrol Sırasında Kayıt

  • İşlemin başladığı ve bittiği saatlerin tutanağa yazılması
  • Geminin mevkiinin koordinat olarak belirtilmesi
  • İşlemi yapan görevlilerin kimlik ve sicil bilgilerinin tutanakta yer alması
  • El konulan eşyanın nitelik ve miktarının ayrıntılı dökümü
  • Kaptanın ve mürettebatın beyanlarının tutanağa geçirilmesi

İdari Para Cezasına İtiraz

Denizde yapılan denetimler sonucunda çoğunlukla idari para cezası uygulanır. Kabahat niteliğindeki fiiller bakımından 5326 sayılı Kabahatler Kanunu genel çerçeveyi belirler ve bu Kanuna göre idari para cezasına karşı sulh ceza hâkimliğine başvuru süresi tebliğ veya tefhimden itibaren on beş gündür. Ceza belirli bir kanunda özel bir başvuru yolu öngörüyorsa o yol izlenir. Uygulamada en sık yaşanan hak kaybı, cezanın ödenip sonradan itiraz edilebileceğinin sanılması ya da yanlış mercie başvurulup sürenin geçirilmesidir.

Adli Sürece Dönüşen Dosyalar

Kaçakçılık, çevre kirliliği veya belge sahteciliği iddiası ortaya çıktığında dosya adli sürece dönüşür. Bu aşamada gemi kayıtları, seyir jurnali, konteyner mühür kayıtları ve yükleme belgeleri belirleyici delil hâline gelir. Savunmanın erken kurulması, yükün fiili sahibi ile taşıyıcının sorumluluğunun ayrıştırılması bakımından önem taşır; taşıyıcının yükün içeriğini bilip bilmediği tartışması bu belgeler üzerinden yürür.

Denetim Sonrası Yapılacaklar

  1. Tutanağın bir örneğini mutlaka teslim alın ve okumadan imzalamayın.
  2. Katılmadığınız hususları imza kısmına çekince olarak yazın.
  3. Denetim anındaki mevki ve saat bilgisini kendi kayıtlarınızla karşılaştırın.
  4. Tebliğ tarihini esas alarak başvuru süresini hemen takvime işleyin.

Yukarıdaki açıklamalar genel niteliktedir. Denizde yapılan işlemlere karşı başvuru yolları ve süreler işlemin türüne göre değiştiğinden, tutanağınızı bir hukukçuya inceleterek adım atmanız yerinde olacaktır.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla