2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, hukuk düzeninin en üst basamağındaki metindir ve yalnızca devletin örgütlenmesini değil, bireyin devlet karşısındaki konumunu da belirler. Pratikte Anayasa, çoğu zaman soyut bir referans gibi anılır; oysa doğru kurulduğunda somut dosyalarda sonuç değiştiren canlı bir dayanaktır. Bu rehber, Anayasa'ya nasıl dayanılacağını yöntem düzeyinde ele alır.
Normlar Hiyerarşisi ve Anayasa'nın Bağlayıcılığı
Kanun, yönetmelik ve idari işlemler Anayasa'ya aykırı olamaz. Anayasa'nın 90. maddesi uyarınca usulüne göre yürürlüğe konulmuş milletlerarası andlaşmalar kanun hükmündedir; temel hak ve özgürlüklere ilişkin andlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hüküm içermesi hâlinde andlaşma hükümleri esas alınır. Bu kural, iç hukuk tartışmalarında sıklıkla gözden kaçan güçlü bir dayanaktır.
Somut Norm Denetimi: Görülmekte Olan Davada İtiraz
Bir davada uygulanacak kanun hükmünün Anayasa'ya aykırı olduğu kanısına varılırsa, taraf bu iddiayı mahkemeye ileri sürebilir. Mahkeme ciddi bulursa konuyu Anayasa Mahkemesi'ne taşır. Bu yolun etkili kullanılabilmesi için itirazın:
- hangi hükmün, hangi Anayasa maddesine aykırı olduğunu açıkça göstermesi,
- söz konusu hükmün gerçekten o davada uygulanacak nitelikte olduğunu ortaya koyması,
- aykırılığın gerekçesini soyut ifadelerle değil, hakkın özüne müdahale ve ölçülülük ekseninde açıklaması gerekir.
Bireysel Başvuru: Sıra ve Süre
- Bireysel başvurudan önce olağan kanun yollarının tüketilmiş olması aranır; erken yapılan başvuru kabul edilemez bulunur.
- Başvuru süresi, nihai kararın tebliğinden itibaren otuz gündür ve bu süre titizlikle takip edilmelidir.
- Başvuruda hangi anayasal hakkın ihlal edildiği tek tek belirtilmeli; adil yargılanma hakkı, mülkiyet hakkı, ifade özgürlüğü gibi haklar somut olayla eşleştirilmelidir.
- İhlalin sonucunu gösteren belgeler başvuruya eklenmelidir; iddia soyut kaldığında başvuru sonuç vermez.
En Sık Yapılan Üç Hata
Birincisi, dilekçede yalnızca haksızlık anlatılıp anayasal hakkın adının konulmamasıdır. İkincisi, kanun yolu tüketilmeden başvuru yapılmasıdır. Üçüncüsü ise sürenin, kararın öğrenildiği tarih yerine yazıldığı tarihten hesaplanmaya çalışılmasıdır. Bu üç hata, esasen haklı başvuruların incelenmeden kapanmasına yol açar.
Burada anlatılanlar genel bir çerçeve sunar. Anayasal bir hak ihlali yaşadığınızı düşünüyorsanız, dosyanızdaki karar örnekleri ve tebliğ belgeleriyle birlikte profesyonel bir değerlendirme almanız isabetli olacaktır.