Tarihi doku taşıyan yerleşimlerde uygulanan yenileme alanı ilanı, kentsel dönüşümden farklı bir hukuki rejime tabidir. 2743 sayılı Karar, Konya ili Selçuklu ilçesi Sille Mahallesi sınırları içerisinde yer alan alanın yenileme alanı olarak belirlenmesine ilişkindir. Tarihi ve kültürel değeri bulunan bir bölgede uygulanacak bu rejimin temel amacı, yapıyı yıkarak yenilemek değil, koruyarak yaşatmaktır.
Yenileme Alanı Hangi Mevzuata Dayanır?
Yenileme alanı uygulaması, 5366 sayılı Yıpranan Tarihi ve Kültürel Taşınmaz Varlıkların Yenilenerek Korunması ve Yaşatılarak Kullanılması Hakkında Kanun çerçevesinde yürütülür. Alan içindeki tescilli yapılar bakımından 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu hükümleri ayrıca uygulanır. Bu iki rejim üst üste bindiği için, malikin karşılaştığı izin ve onay süreçleri sıradan bir imar uygulamasından daha katmanlıdır.
Malik Bakımından Doğan Temel Sınırlamalar
- Tescilli yapıda her türlü onarım, cephe müdahalesi ve kullanım değişikliği izne bağlıdır.
- İzinsiz müdahaleler yalnızca idari yaptırım değil, koruma mevzuatından doğan sorumluluk da doğurabilir.
- Yenileme projesi kapsamında kullanım amacı ve dış görünüşe ilişkin kısıtlamalar getirilebilir.
- Alanda uzlaşma sağlanamayan taşınmazlar bakımından kamulaştırma gündeme gelebilir.
Uzlaşma Görüşmelerinde Dikkat Edilecekler
- Size sunulan teklifin hangi değerleme raporuna dayandığını yazılı olarak isteyin; sözlü rakamlar üzerinden karar vermeyin.
- Taşınmazın tescilli olup olmadığını ve koruma grubunu resmî kayıttan doğrulayın; bu, hem değeri hem yükümlülükleri belirler.
- Uzlaşma süresi içinde cevap vermemenin sonuçlarını önceden öğrenin; sessiz kalmak lehinize bir durum yaratmaz.
- Geçici tahliye söz konusuysa, kira yardımı ve geri dönüş koşullarını yazılı hâle getirin.
- İşyeri bulunan taşınmazlarda faaliyetin durmasından doğan kayıpları ayrı bir talep başlığı olarak değerlendirin.
İdari İşleme Karşı Başvuru
Yenileme alanı belirlenmesine ilişkin karar bir idari işlemdir ve menfaati ihlal edilenler tarafından dava konusu edilebilir. Cumhurbaşkanı kararlarına karşı açılacak iptal davalarında ilk derece görevli yargı yeri Danıştay'dır. Davada sınırların belirlenme ölçütü, kültürel değerin korunması amacıyla getirilen kısıtlamaların ölçülülüğü ve mülkiyet hakkına müdahalenin dayanağı tartışma konusu yapılabilir.
Uygulamada en sık görülen sorun, maliklerin alan ilanından ancak proje uygulama aşamasında haberdar olmasıdır. Bu nedenle bölgedeki ilanların ve belediye duyurularının düzenli takibi, hak kaybını önlemenin en pratik yoludur.
Buradaki bilgiler genel çerçeveyi göstermektedir. Taşınmazınız yenileme alanı sınırları içinde kaldıysa, tapu ve tescil kayıtlarınızla birlikte koruma ve imar mevzuatına hâkim bir hukukçudan görüş almanız faydalı olacaktır.