İçeriğe geç
AC

Deprem Yönetmeliği Kapsamında Tasarım Gözetimi ve Kontrolü (TGK) Tebliği: Görevin Kapsamı ve Sorumluluk Zinciri

6 Mayıs 2026 İdare ve Vergi Hukuku 2 dk okuma 83 görüntülenme Son güncelleme: 20 Ağustos 2026

Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği kapsamında yapılacak tasarım gözetimi ve kontrolü hizmetlerine dair Tebliğ, belirli nitelikteki yapıların tasarım aşamasında bağımsız bir teknik denetim katmanı öngörür. Bu düzenlemenin hukuki önemi, yapı üretim sürecine yeni bir sorumlu figür eklemesi ve mevcut sorumluluk zincirinin buna göre yeniden okunmasını gerektirmesidir.

Tasarım Gözetimi ve Kontrolü Neyi Kapsar

TGK hizmeti, yapının projelendirilmesi aşamasında hesap, modelleme ve tasarım kabullerinin yönetmeliğe uygunluğunun bağımsız biçimde incelenmesini ifade eder. Bu hizmet, inşaat aşamasındaki yapı denetimi faaliyetinden farklıdır ve onun yerine geçmez. İki faaliyetin karıştırılması, uyuşmazlık çıktığında kimin neyi denetlemekle yükümlü olduğu tartışmasının kilitlenmesine yol açar.

Sorumluluk Zincirindeki Halkalar

  • Yapı sahibi/işveren: Hizmetin alınmasını sağlamak ve gerekli bilgi-belgeyi eksiksiz sunmakla yükümlüdür.
  • Proje müellifi: Tasarımın kendisinden sorumludur; TGK'nın incelemesi bu sorumluluğu ortadan kaldırmaz.
  • TGK görevlisi: Yaptığı inceleme ve verdiği görüşün kapsamı ile sınırlı olarak sorumludur.
  • İdare: Ruhsat aşamasındaki denetim yetkisini kullanır.

Bir kusur iddiasında bu halkaların hangisinin hangi aşamada devrede olduğu, önce belge üzerinden ayrıştırılmalıdır. Sözleşmelerde kapsam maddesinin muğlak bırakılması, sonradan tüm halkaların birbirini işaret ettiği bir tablo yaratır.

Sözleşme Hazırlarken Netleştirilmesi Gerekenler

  1. İncelemenin hangi projeleri ve hangi revizyonları kapsadığı
  2. Kendisine sunulmayan bilgiden doğan sonuçların kimde kalacağı
  3. Görüş yazısının biçimi, süresi ve itiraz mekanizması
  4. Revizyon hâlinde yeniden inceleme yükümlülüğünün doğup doğmadığı
  5. Mesleki sorumluluk sigortasının varlığı ve teminat kapsamı

Uyuşmazlık Doğduğunda İzlenen Yollar

Yapıdaki bir eksiklik iddiası, birden çok hukuki kanala aynı anda dökülebilir. Sözleşmeye dayanan tazminat talepleri adli yargıda; ruhsat, onay veya idari yaptırım işlemlerine ilişkin uyuşmazlıklar ise 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu çerçevesinde idari yargıda görülür. Yapıda can veya mal kaybına yol açan bir olay varsa, ayrıca ceza soruşturması yürütülebilir; bu üç sürecin delil ihtiyaçları birbirinden farklıdır.

Belge Yönetimi: Davanın Kazanıldığı Yer

Bu alandaki uyuşmazlıklarda sonucu belirleyen genellikle teknik tartışma değil, kimin neyi ne zaman bildiği sorusudur. Bu nedenle proje revizyon geçmişinin sürüm numarasıyla saklanması, yazılı görüş ve uyarıların tarihli olarak arşivlenmesi, şifahi mutabakatların e-posta ile teyit edilmesi belirleyici olur. Sonradan üretilmiş izlenimi veren belge, aksi yönde delil hâline gelebilir.

Buradaki açıklamalar genel bilgilendirme niteliğindedir. Yapı sorumluluğu uyuşmazlıkları çok taraflı ve teknik dosyalar olduğundan, bir talep veya iddiayla karşılaştığınızda süre işlemeye başlamadan hukuki değerlendirme almanız önemlidir.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla