İçeriğe geç
AC

Kişisel Koruyucu Donanım Yönetmeliği: Piyasaya Arz Sorumluluğu ve İş Kazasında Delil Değeri

7 Mayıs 2026 İdare ve Vergi Hukuku 2 dk okuma 87 görüntülenme Son güncelleme: 20 Ağustos 2026

Kişisel koruyucu donanımlar, hem ürün güvenliği mevzuatının hem de iş sağlığı ve güvenliği düzenlemelerinin kesiştiği noktada yer alır. Bir donanımın uygunluğu, üretici ve ithalatçı bakımından piyasaya arz sorumluluğu doğururken, iş kazası dosyalarında işverenin yükümlülüğünün ölçülmesinde de belirleyici olur. Bu rehber iki cepheyi ayrı ayrı ele alır.

Üretici ve İthalatçı Cephesi

Bir kişisel koruyucu donanımın piyasaya arz edilebilmesi, uygunluk değerlendirmesinin tamamlanmasına, teknik dosyanın hazırlanmasına ve gerekli işaretleme ile kullanım bilgilerinin ürüne eşlik etmesine bağlıdır. Uygulamada en çok sorun çıkaran noktalar şunlardır:

  • Teknik dosyanın eksik tutulması veya güncellenmemesi
  • Kullanım kılavuzunun Türkçe olarak sunulmaması
  • Ürünün tasarımında yapılan değişikliğin uygunluk değerlendirmesine yansıtılmaması
  • Tedarikçi zincirinin izlenebilir biçimde kayıt altına alınmaması

İşveren Cephesi: Temin Yeterli Değildir

İş sağlığı ve güvenliği bakımından işverenin yükümlülüğü donanımı temin etmekle sınırlı değildir. Risk değerlendirmesine uygun donanımın seçilmesi, çalışana kullanımının öğretilmesi, kullanımın denetlenmesi ve donanımın bakımı ile değişim periyodunun izlenmesi de gerekir. Bu nedenle iş kazası dosyalarında zimmet tutanağı tek başına savunma oluşturmaz; eğitim kayıtları ve denetim tutanakları da aranır.

İş Kazasında İspat Zinciri

  1. Kazadan hemen sonra kullanılan donanımın muhafaza altına alınması ve tutanakla tespiti.
  2. Donanımın seri numarası, temin tarihi ve kullanım ömrüne ilişkin kayıtların çıkarılması.
  3. Çalışana yapılan eğitimin tarih ve içeriğini gösteren belgelerin toplanması.
  4. Risk değerlendirmesinin, kazanın gerçekleştiği işi kapsayıp kapsamadığının incelenmesi.
  5. Ürün kusuru iddiası varsa üreticiye yönelik talebin, işverene yönelik talepten ayrı olarak kurgulanması.

Ceza ve Tazminat Boyutunun Ayrılması

Ağır yaralanma veya ölümle sonuçlanan olaylarda soruşturma TCK hükümleri çerçevesinde yürür; taksirle işlenen suçlar bakımından kusurun paylaşımı bilirkişi incelemesiyle belirlenir. Tazminat talepleri ise ayrı bir yargılamanın konusudur ve ispat kuralları HMK çerçevesinde işler. İki sürecin delil ihtiyacı örtüşse de talepler ve süreler birbirinden bağımsızdır.

Uygulamada Belirleyici Ayrıntı

Kusur değerlendirmesinde çoğu zaman tek bir soru öne çıkar: donanım gerçekten o riske uygun muydu ve kullanımı fiilen denetleniyor muydu? Bu iki sorunun cevabını belgeyle veremeyen taraf, dosyada zorlanır.

Bu metin genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; yürürlükteki yönetmelik ve iş sağlığı güvenliği mevzuatı ile olayın kendi koşulları esas alınmalıdır. Kaza veya denetim sonrası ilk günlerde alınacak hukuki destek, delil kaybını önlemek bakımından önemlidir.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla