İçeriğe geç
AC

3265 Sayılı Acele Kamulaştırma Kararı (Rize/Güneysu): Karara Karşı Dava Yolu ve Süre Yönetimi

14 Nisan 2026 İdare ve Vergi Hukuku 2 dk okuma 69 görüntülenme Son güncelleme: 17 Ağustos 2026

3265 sayılı Cumhurbaşkanı kararı, Rize'nin Güneysu ilçesinde Birlik ve Ulucami mahalleleri sınırları içindeki bazı taşınmazların Çevre ve Şehircilik Bakanlığı eliyle acele kamulaştırılmasına imkân tanımaktadır. Bu tür kararlarda malik süreci çoğu zaman Resmî Gazete ilanından değil, mahkemeden gelen bir tebligattan öğrenir. Bu nedenle en kritik soru şudur: hangi işleme karşı, hangi mercide, hangi süre içinde hareket edilecek?

Acele kamulaştırma olağan usulden nerede ayrılır?

Olağan kamulaştırmada idare önce kamu yararı kararı alır, kıymet takdiri yaptırır, maliki uzlaşma görüşmesine çağırır ve ancak bundan sonra mahkemeye gider. Acele kamulaştırmada sıralama değişir: idare mahkemeden yalnızca acele değer tespiti isteyip belirlenen bedeli bankaya bloke ederek taşınmaza el koyabilir. Bedelin nihai olarak belirlenmesi ve tapunun devri sonraki aşamaya bırakılır. Malik açısından sonuç, itiraz hakkının ortadan kalkması değil, itirazın çok daha dar bir zaman aralığında kullanılması zorunluluğudur.

Kararın kendisi dava edilebilir mi?

Acele kamulaştırma yetkisi veren Cumhurbaşkanı kararı bir idari işlemdir ve iptal davasına konu edilebilir. Cumhurbaşkanı kararlarına karşı açılan iptal davalarında ilk derece mahkemesi Danıştay'dır; dilekçenin yerel idare mahkemesine verilmesi, dosyanın görevli yargı yerine gönderilmesi nedeniyle ciddi zaman kaybına yol açar. Davada tartışılabilecek başlıklar şunlardır:

  • Kamu yararının somut ve denetlenebilir biçimde ortaya konulup konulmadığı
  • Gecikmesinde sakınca bulunan bir acelelik hâlinin gerçekten mevcut olup olmadığı
  • Kamulaştırılan alanın, projenin gerektirdiği ölçüyü aşıp aşmadığı
  • Aynı amaca daha az mülkiyet müdahalesiyle ulaşılmasının mümkün olup olmadığı

El koymadan sonra bedel tartışması biter mi?

Hayır. Acele aşamada mahkemece belirlenen tutar bir ön ödemedir; nihai bedel, ayrıca görülecek bedel tespiti ve tescil davasında ortaya çıkar. Bu aşamada taşınmazın arsa mı arazi mi sayıldığı, emsal satışlar, üzerindeki yapı ve ağaçların değeri ve kısmi kamulaştırma varsa geriye kalan kısımdaki değer kaybı ayrı ayrı savunulmalıdır. Keşif gününde taşınmazda hazır bulunmak ve bilirkişi raporuna süresi içinde itiraz etmek, sonradan telafisi güç sonuçları önler.

Tebligat gecikmesi riskini yönetmek

  1. Tapu kayıtlarındaki adres bilgisini güncel tutun; eski adrese usulüne uygun yapılan tebligat çoğu zaman geçerli sayılır.
  2. Tebliğ zarfını ve üzerindeki tarihi saklayın; bütün süreler bu tarihe göre işler.
  3. Taşınmaz miras yoluyla intikal etmişse her paydaşın ayrı ayrı bilgilendirildiğini teyit edin.
  4. Dava süresi kaçırılmış olsa bile bedele ilişkin haklarınızın devam ettiğini unutmayın; iki süreci ayrı takvimde izleyin.

Bu metin genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Acele kamulaştırmada tebliğ tarihleri ve evrakın içeriği sonucu doğrudan etkilediğinden, dosyanızdaki belgelerle birlikte hukuki değerlendirme yaptırmanız yerinde olur.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla