Enerji nakil hatlarının güzergâhına isabet eden taşınmazlar için alınan 3293 sayılı acele kamulaştırma kararı, malik açısından hızlı işleyen ve iki ayrı yargı koluna dokunan bir süreç başlatır. Olağan kamulaştırmadan farkı, idarenin taşınmaza fiilen girişinin bedel uyuşmazlığı sonuçlanmadan mümkün hâle gelmesidir. Bu nedenle malikin zaman yönetimi, olağan kamulaştırmaya göre çok daha kritiktir.
Acele Kamulaştırma Olağan Usulden Nerede Ayrılır?
Olağan kamulaştırmada önce satın alma usulü denenir, uzlaşma sağlanamazsa bedel tespiti ve tescil davası açılır. Acele usulde ise, taşınmaza el atma ihtiyacının aciliyeti gerekçesiyle mahkemece belirlenen bedelin bloke edilmesi üzerine idareye erken el koyma imkânı tanınır. Malikin mülkiyet hakkı sona ermez; bedel tespiti ve tescil süreci ayrıca yürür. Kamulaştırma Kanunu bu iki aşamayı birbirinden ayırdığı için, malikin de itirazlarını doğru aşamada ileri sürmesi gerekir.
İki Ayrı Hattı Karıştırmayın
- İdari yargı hattı: Kamulaştırma kararının hukuka uygunluğu, kamu yararı ve aciliyet unsurunun bulunup bulunmadığı bu hatta tartışılır.
- Adli yargı hattı: Taşınmazın değeri, bedel tespiti, tescil ve varsa kısmi kamulaştırma nedeniyle kalan kısımda oluşan değer kaybı bu hatta ele alınır. Görevli mahkeme, taşınmazın bulunduğu yerdeki asliye hukuk mahkemesidir.
Bu ayrımın atlanması, malikin itirazını yanlış mercie yöneltmesine ve sürelerin boşa geçmesine yol açan en yaygın hatadır.
Bedelin Belirlenmesinde Malikin Elini Güçlendiren Unsurlar
- Taşınmazın imar durumu, yüzölçümü ve niteliğine ilişkin güncel tapu ve belediye kayıtları.
- Arazi ise verim, dikili ağaç ve ürün durumunu gösteren ziraat kayıtları; arsa ise emsal satış bilgileri.
- Enerji nakil hattının taşınmazın kalan kısmındaki kullanımı nasıl kısıtladığını gösteren teknik veriler.
- Keşif ve bilirkişi incelemesine bizzat veya vekil aracılığıyla katılım; rapora süresinde ve gerekçeli itiraz.
Tebligat ve Süre Riski
Sürecin en kırılgan noktası tebligattır. Adres kayıtlarının güncel olmaması, hisseli taşınmazlarda paydaşlardan bazılarına ulaşılamaması ya da tebligatın ilanen yapılması, malikin haberdar olmadan aşama kaçırmasına neden olabilir. Tapu kaydına kamulaştırma şerhi düşülüp düşülmediğinin takibi ve tebliğ tarihlerinin ayrı bir takvimde tutulması, bu riski önemli ölçüde azaltır.
El Atma Fiilen Gerçekleştiyse
İdare, usulüne uygun bir karar bulunmaksızın taşınmaza fiilen girmişse, tazminat talepli davalar gündeme gelir. Bu durumda el atmanın başlangıç tarihinin fotoğraf, tespit tutanağı veya teknik ölçümle belgelenmesi, sonraki aşamada belirleyici olur.
Bu içerik yalnızca genel bilgi vermek amacıyla hazırlanmıştır. Acele kamulaştırma dosyalarında aşamalar iç içe geçtiğinden, kendi taşınmazınıza ilişkin adımları atmadan önce hukuki destek almanız önerilir.