İçeriğe geç
AC

Üniversite Psikoloji Uygulama ve Araştırma Merkezi Yönetmeliği: Danışan Verisi, Rıza ve Sır Saklama

8 Mayıs 2026 İdare ve Vergi Hukuku 2 dk okuma 84 görüntülenme Son güncelleme: 20 Ağustos 2026

Üniversiteler bünyesindeki psikoloji uygulama ve araştırma merkezleri; hem eğitim, hem araştırma, hem de danışanlara yönelik hizmet üreten karma yapılardır. Bu üçlü işlev, kişisel verilerin korunması ve mesleki sır yükümlülüğü bakımından özel bir hassasiyet gerektirir. Bu rehber, merkez yönetimi ve uygulayıcılar açısından bu boyutu ele alır.

Merkezin Faaliyet Alanı

Bu merkezler tipik olarak psikolojik değerlendirme, danışmanlık, grup çalışmaları, bilimsel araştırma ve öğrenci uygulaması gibi faaliyetleri yürütür. Her bir faaliyetin hukuki rejimi farklıdır: bir danışanla kurulan hizmet ilişkisi ile bir araştırma katılımcısıyla kurulan ilişki aynı değildir. Merkez yönetmeliğinde bu ayrımın net biçimde tanımlanmış olması, sonradan doğacak sorumluluk tartışmalarını azaltır.

Sağlık Verisi ve Özel Nitelikli Veri Rejimi

Psikolojik değerlendirmeye ilişkin kayıtlar, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu bakımından özel nitelikli kişisel veri kapsamında değerlendirilir ve daha sıkı bir korumaya tabidir. Bu nedenle merkezin şu unsurları hazır bulundurması gerekir:

  • Faaliyet türlerine göre ayrı hazırlanmış aydınlatma metinleri
  • İşleme şartına dayanak oluşturan açık rıza ya da diğer hukuki sebebin belgelenmesi
  • Saklama ve imha politikası ile veri envanteri
  • Kayıtlara erişim yetkisinin sınırlanması ve erişim loglarının tutulması
  • Veri ihlali halinde izlenecek bildirim prosedürü

Rıza: Tek Bir Metinle Halledilemez

Danışanın hizmet almaya rıza göstermesi, verisinin araştırmada kullanılmasına da rıza gösterdiği anlamına gelmez. Araştırma amaçlı kullanım için ayrı, anlaşılır ve geri alınabilir bir rıza alınmalıdır. Reşit olmayan danışanlarda veli veya vasi onayı ile çocuğun yaşına uygun bilgilendirme birlikte yürütülmelidir. Rızanın hangi kapsamda ve ne kadar süreyle verildiği yazılı olarak belirtilmelidir.

Sır Saklama ve İstisnaları

Uygulayıcının sır saklama yükümlülüğü, mesleki etik kadar hukuki bir yükümlülüktür ve ihlali Türk Ceza Kanunu'nun ilgili hükümleri kapsamında değerlendirilebilir. Ancak bu yükümlülük mutlak değildir. Kendine veya başkasına yönelik ciddi ve yakın bir tehlike bulunması ya da çocuğun korunmasını gerektiren bir durumun ortaya çıkması gibi hallerde bildirim yükümlülüğü devreye girer. Bu tür kararların gerekçesiyle birlikte kayda geçirilmesi, uygulayıcıyı korur.

Öğrenci Uygulamalarında Ek Katman

  1. Danışan, seansın eğitim amacıyla bir öğrenci tarafından yürütüldüğü konusunda önceden bilgilendirilmelidir.
  2. Süpervizyon zinciri ve sorumlu öğretim üyesi yazılı olarak belirlenmelidir.
  3. Kayıt alınacaksa (ses/görüntü), ayrı ve açık rıza gerekir; kaydın saklama süresi sınırlandırılmalıdır.
  4. Vaka sunumlarında kimliksizleştirme yeterli düzeyde yapılmalıdır.

Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; merkezinizin faaliyet yapısı ve somut olayın koşulları çerçevesinde ayrıca hukuki değerlendirme alınması önerilir.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla