İçeriğe geç
AC

3836 Sayılı Kanun: Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Birbirine Olan Borçlarının Tahkimi Ne Anlama Gelir?

15 Nisan 2026 İdare ve Vergi Hukuku 2 dk okuma 73 görüntülenme Son güncelleme: 17 Ağustos 2026

3836 sayılı Kanun, kamu kurum ve kuruluşlarının birbirlerine olan borçlarının tahkimini düzenlemektedir. Buradaki tahkim, uyuşmazlığın hakeme götürülmesi anlamındaki tahkim değildir; kamu maliyesi terminolojisinde borcun yeniden yapılandırılması, mahsuplaşma yoluyla sadeleştirilmesi ya da hazine tarafından üstlenilmesi anlamına gelir. Terim benzerliği, uygulamada en sık yapılan kavram hatasıdır.

Kamu İçi Borç Yığılması Neden Yasal Düzenleme Gerektirir?

Kamu kurumları birbirine mal ve hizmet sunar; bu ilişki zamanla karşılıklı ve iç içe geçmiş alacak-borç yığınları doğurur. Bu yığın, her kurumun bilançosunu bozar, nakit yönetimini zorlaştırır ve gerçekte kimin ne kadar borçlu olduğunun görünmesini engeller. Bu nedenle dönem dönem çıkarılan tahkim kanunlarıyla borçlar mahsup edilir, taksitlendirilir veya merkezî bütçeye devredilir.

Uygulamanın Muhasebe Yansıması

  • Tahkime konu tutarların, kurum kayıtlarında hangi hesapta izleneceğinin netleştirilmesi.
  • Mahsup edilen alacaklara ilişkin dayanak belgelerinin arşivde ayrı bir dosyada tutulması.
  • Tahkim kapsamına girmeyen alacakların, kapsam dışı kaldığının yazılı olarak belirlenmesi.
  • Faiz ve gecikme zammı gibi fer'i alacakların akıbetinin ayrıca değerlendirilmesi.

Kapsam Tartışması: En Kritik Başlık

Bu tür düzenlemelerde asıl uyuşmazlık, bir alacağın kapsama girip girmediği noktasında çıkar. Kapsam belirlenirken alacağın doğum tarihi, tarafların hukuki statüsü ve alacağın niteliği birlikte değerlendirilir. Örneğin sermayesinin tamamı kamuya ait olmayan bir kuruluşun alacağı ile idarenin kendi birimleri arasındaki alacak aynı rejime tabi olmayabilir. Bu nedenle kapsam değerlendirmesi, kurum unvanına bakılarak değil hukuki statü incelenerek yapılmalıdır.

Üçüncü Kişilerin Durumu

Kamu kurumları arasındaki bir yapılandırma, kural olarak o kurumların özel hukuk kişilerine olan borçlarını etkilemez. Yüklenici, çalışan veya tedarikçi konumundaki kişiler bakımından alacağın takibi kendi hukuki rejimine göre sürer. Uygulamada zaman zaman kurumlar, gecikmeyi kamu içi tahkim sürecine bağlayarak ödemeyi ertelemek isteyebilir; bu savunmanın hukuki dayanağı ayrıca incelenmelidir.

Alacaklı Tarafın Kontrol Listesi

  1. Alacağın doğum tarihi ve dayanak sözleşmesini net biçimde belirleyin.
  2. Kurumdan, alacağın kapsama alınıp alınmadığına dair yazılı bilgi isteyin.
  3. Zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin, yapılandırma beklentisi nedeniyle durmadığını göz önünde tutun.
  4. Kısmi ödeme ve mahsup işlemlerini, hangi alacağa mahsup edildiğini belirterek kayıt altına alın.

Bu açıklamalar genel bilgi vermeye yöneliktir. Kamu alacaklarında kapsam ve süre değerlendirmesi dosyaya göre değiştiğinden, somut olayda belgelerinizin hukukçu tarafından incelenmesi uygun olur.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla