Üniversitelerin kadın ve aile çalışmaları merkezleri, akademik araştırmanın yanında toplumsal destek faaliyetleri de yürütür. Bilgilendirme toplantıları, farkındalık projeleri ve zaman zaman başvuru sahiplerine yönlendirme yapılması bu faaliyetler arasındadır. Merkezin yönetmeliği 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu çerçevesinde kuruluş ve organları düzenlerken, sahadaki faaliyet meslek sınırları ve gizlilik yükümlülükleriyle iç içe geçer.
Bilgilendirme ile Hukuki Danışmanlık Arasındaki Çizgi
Merkez çalışanlarının başvuranlara genel bilgi vermesi ile somut bir uyuşmazlıkta hukuki yol gösterilmesi farklı şeylerdir. Hukuki danışmanlık verilmesi ve dava takibi, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu uyarınca avukatlara özgülenmiş bir faaliyettir. Merkezin doğru konumu, başvuranı yetkili mercilere ve baro adli yardım birimlerine yönlendirmektir. Bu sınırın kurumsal olarak yazılı hale getirilmesi, hem başvuranı hem çalışanı korur.
Başvuran Bilgilerinin Korunması
Merkeze ulaşan kişilerin anlattıkları çoğu zaman aile içi ilişkilere, sağlık durumuna ve şiddet olaylarına ilişkindir. Bu bilgiler 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu bakımından son derece hassas bir kümedir. Alınması gereken önlemler:
- Başvuru kayıtlarının kilitli veya şifreli ortamda tutulması,
- Kayıtlara erişimin isimle sınırlandırılması ve erişim kaydının tutulması,
- Araştırma yayınlarında vakaların kimliği belirlenemeyecek biçimde anonimleştirilmesi,
- Üçüncü kurumlarla bilgi paylaşımının yalnızca yazılı bir hukuki dayanağa istinaden yapılması,
- Saklama süresi dolan kayıtların imha tutanağıyla yok edilmesi.
Bildirim Yükümlülüğü Doğuran Haller
Merkez çalışanları, öğrenilen bir olayın suç teşkil ettiği kanaatine varırsa, ceza mevzuatındaki bildirim yükümlülükleri gündeme gelebilir. Özellikle çocuğun korunmasını gerektiren durumlarda ve devam eden bir tehlike halinde harekete geçilmesi beklenir. Buna karşılık, başvuranın iradesine rağmen yapılan bildirimlerin güven ilişkisini zedeleyebileceği de göz önünde tutulmalıdır. Bu ikilemin önceden bir iç prosedürle çözülmesi, olay anında verilecek kararı kolaylaştırır.
Şiddet ve Koruma Tedbirleri Konusunda Doğru Yönlendirme
6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun, koruyucu ve önleyici tedbirler öngörür. Merkezin yapacağı en değerli katkı, başvuranın hangi mercie (kolluk, mülki amir veya aile mahkemesi) başvurabileceğini ve gecikmenin risk yaratabileceğini anlaşılır biçimde aktarmasıdır. Tedbir kararlarının içeriği ve süresi somut olaya göre belirlendiğinden, merkez tarafından sonuç vaadinde bulunulmamalıdır.
Proje ve Eğitim Faaliyetlerinde Kurumsal Düzen
Dış kaynaklı projelerde eğitim materyallerinin telif durumu, katılımcı verilerinin akıbeti ve proje sonrası devam edecek destek beklentisinin nasıl yönetileceği baştan belirlenmelidir. Proje bitiminde kesilen desteğin başvuranlar üzerinde yarattığı boşluk, çoğu zaman öngörülmeyen bir sorun olarak ortaya çıkar.
Bu metin genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve bireysel bir başvuruya cevap niteliği taşımaz. Şiddet, koruma tedbiri veya aile hukukuna ilişkin somut bir durumda, gecikmeden yetkili mercilere başvurulması ve bir avukattan destek alınması önerilir.