2872 sayılı Çevre Kanunu'nun 20. maddesinin birinci fıkrasının (k) bendi, gemilerden kaynaklanan kirletme fiillerine uygulanacak idari para cezalarını düzenler. Cezanın tutarı geminin gros tonajına göre kademeli olarak belirlendiğinden, uygulamada tartışma çoğu kez fiilin varlığından çok tonaj hesabı, kirleticinin cinsi ve tespit usulü üzerinde yoğunlaşır. Bu rehber, ceza kararıyla karşılaşan donatan, işleten ve kaptan bakımından savunma hattının nasıl kurulacağını ele alır.
Cezanın Muhatabı Kimdir
Uygulamada ceza kararı çoğu zaman gemi kaptanı, donatan veya işletene birlikte ya da ayrı ayrı yöneltilir. Kirletme fiilinin kim tarafından ve hangi sıfatla gerçekleştirildiği, cezanın muhatabının doğru belirlenip belirlenmediği bakımından ilk incelenecek konudur. Yanlış kişiye yöneltilen ceza, esasa girilmeden iptal sebebi olabilir.
Tespit Tutanağının İncelenmesi
- Numune alma işleminin usulüne uygun yapılıp yapılmadığı ve numunelerin kim tarafından alındığı
- Şahit numunenin bulunup bulunmadığı ve ilgiliye verilip verilmediği
- Analizin yetkili laboratuvarda yapılıp yapılmadığı ve raporun tarihi
- Tutanakta kirletme yerinin, saatinin ve deniz koşullarının açıkça yazılıp yazılmadığı
- Gemi personeline tutanağın imzalatılıp imzalatılmadığı, imzadan kaçınma şerhinin düşülüp düşülmediği
Tutarın Doğru Hesaplanıp Hesaplanmadığı
Ceza miktarı her yıl yeniden değerleme oranına göre güncellenir ve ilgili tebliğle ilan edilir. Burada iki ayrı hata kaynağı vardır: fiilin işlendiği yıl yerine karar tarihindeki tutarın uygulanması ve tonaj diliminin yanlış seçilmesi. Ayrıca kirletmenin tekrarı hâlinde öngörülen artırım oranının koşulları oluşmadan uygulanması da sıkça karşılaşılan bir sakatlıktır. Gemi tonaj belgesi ile ceza kararındaki dilimin karşılaştırılması ilk kontrol adımıdır.
İtiraz Yolu ve Görev Sorunu
Çevre Kanunu kapsamındaki idari para cezalarına karşı başvurulacak merci, cezayı veren idarenin niteliğine ve ilgili kanunun yollamasına göre değişebilmektedir. Kabahatler Kanunu'ndaki genel kural sulh ceza hâkimliğine başvuruyu öngörürken, idari yaptırımın idari yargıda dava edilmesi gereken hâller de mevcuttur. Yanlış merciye yapılan başvuru zaman kaybettirdiği gibi hak düşürücü sürenin kaçırılmasına da yol açar; bu nedenle görevli merci, ceza kararının üzerindeki bilgilendirme ile yetinilmeden ayrıca teyit edilmelidir.
Teminat ve Geminin Seferden Alıkonulması
- Ceza kesildiğinde gemi genellikle teminat gösterilene kadar bağlanır; bekleme her gün maliyet üretir.
- Teminatın yatırılması cezayı kabul anlamına gelmez; itiraz hakkı saklı tutularak ödeme yapıldığı yazıya geçirilmelidir.
- Peşin ödeme indiriminden yararlanmanın itiraz hakkına etkisi önceden değerlendirilmelidir.
- Sigorta poliçesi (P&I dâhil) kapsamı, ihbar süreleri kaçırılmadan bildirilmelidir.
Bu açıklamalar genel çerçeve sunar; deniz kirliliği dosyalarında analiz raporu ve seyir kayıtları belirleyici olduğundan, ceza kararının tebliğinden hemen sonra teknik ve hukuki değerlendirmenin birlikte yapılması önerilir.