İçeriğe geç
AC

TÜRKAK Akreditasyon Kullanım Ücreti/Payı Tebliği (2024/1): Mali Yükümlülük, Tahakkuk ve İtiraz

15 Mayıs 2026 İdare ve Vergi Hukuku 2 dk okuma 74 görüntülenme Son güncelleme: 25 Ağustos 2026

Türk Akreditasyon Kurumunca Uygulanacak Akreditasyon Kullanım Ücreti/Payına Dair Tebliğ (TÜRKAK: 2024/1), akredite edilmiş uygunluk değerlendirme kuruluşlarının ödemekle yükümlü olduğu mali yükümlülüğün esaslarını belirler. Konu ilk bakışta bir ücret tarifesinden ibaret görünse de, akreditasyon statüsüyle doğrudan bağlantılı olması nedeniyle kuruluşun faaliyet iznini etkileyecek sonuçlar doğurabilir.

Yükümlülüğün Kaynağı ve Niteliği

TÜRKAK, 4457 sayılı Kanun ile kurulmuş bir kamu kurumudur ve akreditasyon hizmetiyle bağlantılı olarak ücret ve pay alma yetkisine sahiptir. Bu mali yükümlülük, kuruluşun akreditasyon kapsamında verdiği belgelendirme, muayene veya deney hizmetleriyle ilişkilendirilir. Dolayısıyla ödenecek tutarın hesabı, kuruluşun beyan ettiği faaliyet hacmine bağlıdır ve beyanın doğruluğu denetime açıktır.

Uygulamada Sık Karşılaşılan Tartışmalar

  • Hangi hizmetlerin akreditasyon kapsamında sayılacağı; kapsam dışı işlerin matraha dahil edilmesi
  • Beyan dönemi ile fiilî hizmet tarihinin farklı dönemlere düşmesi
  • Kapsam daraltma veya askıya alma hallerinde yükümlülüğün nasıl hesaplanacağı
  • Yabancı para birimiyle düzenlenen hizmet bedellerinin dönüştürülme esası
  • Grup şirketleri arasında yürütülen hizmetlerin beyana yansıtılması

Beyan Eksikliğinin Sonuçları

Beyanın eksik verilmesi ya da hiç verilmemesi halinde kurum, kendi kayıtları ve denetim bulguları üzerinden hesaplama yapabilir. Bunun ötesinde, mali yükümlülüğün yerine getirilmemesi akreditasyon sözleşmesi bakımından da ihlal oluşturabilir ve akreditasyonun askıya alınması gündeme gelebilir. Akreditasyonu askıya alınan bir kuruluş, düzenlediği belgelerin geçerliliği yönünden müşterileriyle ayrı bir uyuşmazlık sarmalına girer; bu yüzden mali yükümlülük konusu salt muhasebe meselesi olarak görülmemelidir.

Tahakkuka Karşı İzlenecek Sıra

  1. Tahakkuk yazısının dayanağı ve hesaplama tablosu yazılı olarak istenir.
  2. Kuruluşun kendi hizmet kayıtlarıyla karşılaştırmalı bir hesap tablosu hazırlanır.
  3. Kuruma yazılı itiraz sunulur; itiraz dilekçesine hesap farkını gösteren belgeler eklenir.
  4. Sonuç alınamazsa, işlemin idari işlem niteliği gözetilerek idari yargıda iptal davası açılır.
  5. Askıya alma kararı ayrıca ve bağımsız olarak dava konusu edilebilir; yürütmenin durdurulması talebi ayrıca değerlendirilir.

Kurumsal Kayıt Düzeninin Rolü

Bu uyuşmazlıklarda belirleyici olan, kuruluşun akredite kapsamdaki ve kapsam dışındaki hizmetlerini muhasebe kayıtlarında ayrıştırıp ayrıştırmadığıdır. Ayrım baştan yapılmamışsa, sonradan yapılan hesap düzeltmesinin kabul ettirilmesi güçleşir. Sözleşme metinlerinde hizmetin akreditasyon kapsamında sunulup sunulmadığının açıkça yazılması, hem müşteriyle hem kurumla ilişkide koruyucu bir rol oynar.

Bu değerlendirme genel niteliktedir. Tahakkuk, denetim bulgusu veya askıya alma kararıyla karşılaşan kuruluşların, kendi kayıtlarını ve sözleşmelerini bir hukukçuyla birlikte incelemesi savunma açısından daha sağlam sonuç verir.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla