Liman devleti denetimi, yabancı bayraklı bir geminin uğradığı limanda güvenlik, çevre ve çalışma koşulları yönünden denetlenmesidir. Liman Devleti Denetimi Uygulama Yönetmeliği, bu denetimin usulünü ve tespit edilen eksikliklerin sonuçlarını düzenler. Donatan ve işletmeci açısından mesele son derece somuttur: geminin tutulması, saatlik maliyetle ölçülen doğrudan bir kayıp anlamına gelir.
Denetim Nasıl Başlar
Denetim, gemi tipi, yaşı, bayrağı ve geçmiş denetim sicili gibi ölçütlere dayanan risk profiline göre planlanır. Ayrıca ihbar, kaza ya da gözle görülür bir eksiklik de genişletilmiş denetim sebebi olabilir. Uygulamada dikkat edilmesi gereken nokta, ilk denetimin kapsamının belgelerin geçerliliği ile sınırlı kalabileceği, ancak belgede tutarsızlık görülmesi hâlinde denetimin derinleşerek fiilî duruma yönelmesidir.
Eksiklik ile Tutulma Arasındaki Fark
Her eksiklik geminin tutulmasını gerektirmez. Ayrım genellikle şu şekilde kurulur:
- Bir sonraki limana kadar giderilebilecek eksiklikler için süre verilir.
- Belirli bir süre içinde giderilmesi istenen eksiklikler kayda geçirilir ve takip edilir.
- Can, mal veya deniz çevresi güvenliği bakımından geminin sefere elverişli olmadığını gösteren eksikliklerde tutma kararı verilir.
Tutma kararının dayandığı somut ölçütün denetim raporunda açıkça gösterilmiş olması, sonraki itiraz sürecinin temelini oluşturur.
İtiraz ve Yeniden Denetim
Tutma kararına karşı öngörülen itiraz mekanizması işletilirken iki husus önemlidir. Birincisi, itirazın geminin serbest bırakılmasını kendiliğinden sağlamamasıdır; genellikle eksikliğin giderildiğinin doğrulanması aranır. İkincisi, itirazın sonuçlanmasının zaman almasıdır. Bu nedenle pratikte izlenen yol, eksikliği hızla gidererek yeniden denetim talep etmek ve tutmanın haksızlığına ilişkin itirazı sicil kaydını düzeltmek üzere ayrıca sürdürmektir. Sicildeki tutma kaydı, geminin gelecekteki risk profilini ve denetim sıklığını etkiler.
İdari Yaptırım ve Yargı Yolu
Denetim sonucunda idari para cezası uygulanması hâlinde, karar 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun genel hükümleri çerçevesinde değerlendirilir; idari işlemin niteliğine göre başvurulacak merci değişebilir. Tutma kararı ise idari işlem olarak idari yargı denetimine açıktır. Her iki yolda da süreler tebliğ tarihinden itibaren işlediğinden, kararın acenteye mi kaptana mı işletmeciye mi tebliğ edildiği ve hangi tarihte ulaştığı ilk belirlenmesi gereken veridir.
Zarar ve Sözleşme Boyutu
Tutulma süresince doğan zararın kim tarafından üstlenileceği, çoğu zaman kira sözleşmesinde düzenlenir. Geminin sefere elverişliliği yükümlülüğü, kiracının bu süre için ödeme yapıp yapmayacağını belirler. Eksikliğin kaynağı teknik yönetimden mi yoksa yükleme operasyonundan mı doğduğu bu ayrımda belirleyici olur.
Gemi Tarafında Hazır Tutulacak Kayıtlar
- Sertifika ve belgelerin geçerlilik tarihleri listesi.
- Denetim raporu ile eksiklik kodlarının nüshası.
- Eksikliğin giderildiğini gösteren tersane veya servis raporu.
- Yeniden denetim talebinin yapıldığı tarih ve yazışmalar.
- Bekleme süresi ve maliyetini gösteren acente kayıtları.
Buradaki anlatım liman devleti denetiminin genel işleyişini özetler. Tutulmuş bir gemi veya kesilmiş bir idari para cezası söz konusu olduğunda, denetim raporundaki her eksiklik ayrı ayrı değerlendirilmelidir; bu süreçte deniz hukuku alanında çalışan bir avukatla en kısa sürede iletişime geçilmesi önerilir.